20 Şub 2017

HAKİ YEŞİLİ FAR (YVES ROCHER - MAYBELLİNE - LOREAL - ISADORE)


Ne demiş Müşfik Kenter: 'Sahi nedir gençlerdeki bu lens merakı. Gözler de sahte olduktan sonra insan neye bakıp inanmalı.'

Ben çok severim bu sözü. Lens kullanmaya karşı biri değilim. Sadece gözler benim için önemlidir. Konuşurken karşıdaki kişinin gözbebeklerinden mutlu mu? üzgün mü? anlamak isterim. O, bir şey demeden onu anlamak çok başka bir duygu. Eminim ki karşı taraf için de güzel bir duygudur.

Bu yüzdendir ki hep gözlerime önem vermişimdir. Mesela genelde ruj kullanmam, gözlere vurgu yaparım. Bu yıllardır değişmedi.


Gözlerim bal rengi. Biraz açık bir renk. Genelde 'gözlerin yeşil mi?' sorusuyla karşılaşanlardanım. Hayır değil. Fakat isterdim.

Gözlerime en yakıştırdığım renk ise 'haki yeşili'. Ela gözlere en çok yeşil, gri, mor gibi renkler yakışıyor. Fakat bunların açık tonları. Çünkü açık tonlar gözlerin yeşil kısmını vurguluyor. Koyu tonlar kahverengi kısmı vurgular ve gözler daha koyu renk durur.

Bu renk gerçekten çok güzel duruyor.

Önceden elimde Loreal'e ait 3lü far vardı. O kadar severek kullandım ki. Fakat bir ara kahverengi farlara tutulunca bu farım zamanla kurudu tabii ki. Kullanamadım fakat atmaya da kıyamadım aynı renkten bulmaya çalıştım çünkü artık Loreal üretmiyor bu fardan :(


Bir de Isadore markasının kına yeşili farı var. Tam bir mat renkli far. Fakat gün içinde gözün katlanma bölgesinde çok iz yapıyor. Aşırı pigmentli. O yüzden günlük kullanımda sıkıntı yaratabiliyor.





Yılbaşı indiriminde maybelline tekli farlarında vardı haki yeşili. Sonunda koca palette değil de tekli farlarda bulduğum için çok mutlu oldum. Aldım geldim eve. Fiyatı indirimde 9.99 TLydi.


Far çok soft. Pigmentasyonu iyi değil. Sürerken çok hafif oluyor. Pek renk vermiyor. Gün içinde de iyice soluyor, sürdüğüm farın rengi kalmıyor. O kadar dolaştıktan sonra buldum bu rengi ve böyle olması çok canımı sıktı. Bir kaç kez parmağımla sürmeyi denedim. Rengini biraz daha iyi verdi gibi. Fakat gün içinde solmasıyla zaten pek renk denen bir şey kalmadı.


Geçenler de Ankamall AVM'ye gezmeye gitmişken Yves Rocher'a uğramayı ihmal etmedim ve çok iyi yaptığımı hemen anladım. Tekli farlarda indirim vardı. 30 küsürlerden 23 liraya düşmüş. Veee tam benim istediğim renk. Parmağımla testerdan biraz denedim ve pigmentasyonu da çok güzeldi. Düşünmedim aldım. Artık bunu kullanıyorum. Hem rengini çok güzel veriyor hem de kalıcılığı çok güzel. Sanırım bu renk için far adresim artık Yves Rocher..


İki far yan yana geldiğinde çok birbirlerine benziyorlar fakat gözlerime uygulandığında fark belli oluyor. Yves Rocher farın gün boyunca rengi solmuyor. Katlanma bölgesinde çok az iz yapıyor.


Soldaki Maybelline -  Sağdaki YvesRocher


Soldaki Maybelline - Sağdaki YvesRocher



Maybelline far da boşuna aldığım farlar kervanına katılmış oldu.


Sevgiyle kalın..


Devamını Oku »

18 Şub 2017

İNSTAGRAM BOBBİ BROWN ÇEKİLİŞİ

Merhaba..

İnstagram sayfamdaki BobbiBrown çekilişime katılmak ister misiniz?


Şartlar sadece beni takip etmeniz ve yoruma 2 arkadaşınızı etiketlemeniz.

Sayfasında belirtilen taglarla paylaşım yapanlar +1 hak kazanacaklar. Resmin üzerine beni kesin olarak etiketlemeleri gerekmektedir.

Buraya tıklayarak çekilişime ulaşabilirsiniz :)
Devamını Oku »

8 Şub 2017

MAKYAJHANE


Profesyonel makyaj yapabilmek sanırım çoğu kızın hayalidir. Ne kadar makyaj videoları izlense de iş uygulamaya gelince o izlediklerimiz gibi olmuyor nedense. Herkesin yüz yapısı farklı. İzlediğimiz videoda yapılan rötuşlar bizim yüzümüz için uygun olmayabilir. Bunları dikkate almakta fayda var.


Aralık ayında sevgili @ankaraetkinlik davetiyle makyajhane açılışına davetliydik.




Makyajhane kendi deyimleriyle 'Ankara'da makyajın en önemli 'hane'si olma yolunda emin adımlarla ilerliyor'. Ankara, Çankaya, Farabi sokakta bulunan makyajhane düğün, defile, özel gün makyajlarının yanı sıra makyaj eğitimi de veriyor. İsterseniz de size bir makyaj detoxu yaptırabiliyorlar :) Bir gün makyaj malzemelerimi götürüp bana uygun olmayanları aralarından çıkarmak istiyorum.

Neyse o gün bizim için harika bir ortam hazırlamışlardı. Şömine, dj, şaraplar, çikolatalar ve blogger arkadaşlar çok eğlenceli bir gündü. Bize o gün söz vermişlerdi açılışa gelen bloggerlar için ufak bir makyaj eğitimi verilecektir diye ve sözlerini tuttular.





24 Ocak salı günü yine makyajhane kapılarını bizlere açtı ve Oğuz ile Eyüp ufak püf noktalar gösterdiler.





İçeri girdiğimde yine çok güzel bir ortam vardı. Hiç bir kızın karşı koyamayacağı kadar çok makyaj malzemeleri, fırçalar ve aynalar mevcuttu :) Ahh hele o çıtır çıtır yanan odun sesi eşliğinde güzel şömine de aklım kaldı.

Kontür ve strobing uygulamalarını özellikle benim yüzümde uyguladıklarından kendi kendimi incele şansı bulmuş oldum. :)




Tabiki o kadar fazla malzemeyi bir arada görünce bütün kızları gözü kaldı :)



Benim yüzümde uygulamaları gösterdikten sonra da her arkadaşın yüzü için ufak püf noktalar verdiler ve küçük ayrıntılar gösterdiler. Alışkın ellerden çıkan uygulamalar gerçekten fark yaratıyor.


O gün o güzel fotoğraflarımızı çeken Betül'e ise içten bir teşekkür gönderiyorum. Kendisi de bir o kadar güzel ve tatlı. Tanıştığıma çok memnun oldum. Betül profesyonel fotoğraf çekimleri yapıyor. Eğer sizin de güzel çekimlere ihtiyacınız olursa adres BETÜL :) Fotoğraflara göz gezdirmeyi unutmayın :)



SEVGİYLE KALIN :)



Devamını Oku »

28 Oca 2017

SİTİL / AYAKKABI BAKIMI

Dost başa, düşman ayağa mı bakardı?

Artık devir değişti. Herkes ayağa bakıyor, bu bir gerçek.

Her kız gibi ben de bir sürü ayakkabım olsun istiyorum :) Her kıyafetime zorluk çekmeden bir şeyler uydurmak güzel olur.

Tabii bir de o ayakkabıların bakımı var. Neyseki bizim evde abim o işlere bakıyor :)

Kendisi çok sever ayakkabılarına bakmaya. Hep temiz, hep parlak, hep yepyeni durur ayakkabıları. Arada da bizimkilere bakıyor sağolsun.

Her kaplamanın, kumaşın ayrı bir bakım aşaması, kullanıldığı farklı ürünler oluyor. Ev sitil markasının ayakkabı ürünleriyle dolu. Güvenerek kullanıyoruz.




Deri, süet, spor ayakkabı yani her tür için ayrı ayrı ürünleri mevcut. İster boya, ister bakım süngerleri, ister sıvı boya, isterseniz parlatıcılar her şey mevcut. Özellikle süet ayakkabıların bakımı biraz zor olduğundan onun ürünleri daha özenli kullanılıyor.


Süet ayakkabı bakımı için de bir kaç küçük bilgi vereyim.

*Öncelikle kullanmaya başlamadan önce leke oluşumunu ve su geçirmeyi önleyici spreyler var onlardan alıp kullanabilirsiniz.

*Malum süetler suya dayanıklı değil o yüzden yağmurlu günlerde giymeseniz daha iyi olur.Eğer giydiniz ve ayakkabınız ıslandıysa güneş görmeyen bir yerde kurumaya bırakın. Güneş rengini bozabilir. Dokusunun bozulmaması için de içerisine bir havlu ve ya gazete sıkıştırabilirsiniz. Şekli bozulmadan kurumuş olur.

*Her giyimden sonra süet fırçasıyla tarayabilirsiniz. Bu, ayakkabıyı hem tozlardan arındırır hem de daha ufak tüyleri kaldırarak daha canlı durur. Burada uymanız gereken şey ise fırçayı hep aynı yöne kullanmak olacak.

*Eğer leke olduysa ayakkabılarınız süet silgisi diye bir şey var onu lekeler üzerinde kullanabilirsiniz. Ben hiç kullanmadım onun yerine normal bir silgiyle sildiğim oldu (gülmeyin :) )



Son olarak ise her ayakkabı için geçerli olan giyildiği günün ertesinde ayakkabıyı havalandırmaya bırakmak. Fazla ayakkabısı olmayanlar için bu madde biraz sorun olsa da, gerçekten önemli bir madde.

Sevgiyle kalın...
Devamını Oku »

21 Oca 2017

KUŞLARI SEVER MİSİNİZ?

Kuşları sever misiniz?

Ben çok severim. Çocukluğumdan beri de evde muhabbet kuşu besleriz. Evde bir can oluyorlar. Hele bir de düşkünseniz. Evin çocuğu gibiler.

Bizim eve balık geldi, kuş geldi, güvercin geldi (1 gün kaldı), kedi geldi (2 gün kaldı), yavru köpek geldi(2 gün kaldı). Annem sevmez evde büyük hayvan.

Daha ilkokula gidiyordum. Yan apartmandaki komşumuz papağan alacakları için, yavru muhabbet kuşlarını bana verdi. Kutuya koydum getirdim eve. Annem ne der diye düşünmedim hiç. Diğer kuşlardan farklıydı biraz rengi. Duman gibiydi. Grimsi, biraz da maviye çalardı. Dişiydi.

O zamanlar Ciguli'nin binnaz şarkısı modaydı, zavallı kuşun adını binnaz koyduk :) çok sevmiştik, çok yakışıtırmıştık o ismi ona. Binnaz bir şeyleri kemirmeyi çok severdi. O zamanlar dönem ödevlerini ansiklopedilerden yapardık. Vitrinin sağ üstünde sırayla dizilmiş ansiklopedilerin alt kısımları tamamen kemirilmişti. Birde moda olan taşlı avizemiz vardı. Onun üstüne çıkıp kemirmeyi ve taşları tek tek düşürmeye bayılırdı. Bizi çok severdi, hele ki beni. Oyun oynamaya doyamazdı. Ağzımın içine alırdım kafasını gık demezdi. o kadar benimsemişti. Ama yabancıları ısırıyordu.En sevdiği şeylerden biri de dedemin gözlüklerine tutunup aşağıya bakmaktı :)

Dayıma nedense gıcık oluyordu. O zamanlar bekar olan dayım bize geldiğinde, döşekte salonda yatardı. Oda sabahın köründe kafesinin telini kemirip ses çıkarır onu uyandırırdı. Anlaşamıyordı hiç. 3 sene bizimle kaldı. Bir gün komşunun çocuğu kafese parmağını soktu, oda ısırınca hızlı çekeyim derken kafesi yere düşürdü. Zavallımın canı neyki. Çırpındı. Ondan sonra mahsunlaştı. Akşam çıksın diye açtık kapısını ama gitti televizyona çarptı. Gittikçe kötüledi sonunda da öldü. Ailece ağladık. Evin bireyi gitmişti.

Uzun bir süre almadık yeni bir kuş. Öyle bir acı yaşamak istemedik. Ama yıllar sonra ben tekrar almak istedim. Annem pek taraftar olmadı, eski şeyleri yaşamak istemedi ama ben dinlemedim gittim aldım.

Evveeet yeni bir kuş. Peki onun adı ne diye soracak olursanız. O aralar revaçta olan Aşk-ı Memnu dizisinden esinlendiğimiz Behlül oldu. Yine değişik bir renkli kuştu bu. Yeşilli, sarılı, mavili. Sarışın olduğundan bu ismi verdik. Ve de erkekti. Çapkındı. Gerçekten kızlara karşı aşırı bir ilgisi vardı.Sabah gün ışır ışımaz başlardı ötmeye. Sesi de gürdü. Artık üstünü kapatırdık karanlıkta sussun diye.



Ben Behlül kadar akıllı bir kuş görmedim. Yani illaki vardır fakat ben denk gelmedim. Kuş aklı deriz, önemsemeyiz fakat yeni aldığım eşofmanın bile farkındaydı. Kırmızı renkteki eşofmanımdan başlarda biraz korktu, yaklaşmak istemedi, sonra alıştı. Beni gerçekten çok seviyordu. İnternette okumuştum kuşlar sevdiğine kursağındaki yemleri çıkarır verirmiş. Hani yavurlarına da öyle yaparlar. Aynısını bana da yapardı.Ben onun odama girmesine izin vermezdim. Bilirdi inat ederdi girmek için :) Bir gün kuzenler geldi 3 yaşındaki çocuğu benim odama girdi behlül bunu gördü ve aşırı derecede kızgın bir şekilde ötmeye başladı. Girme diyordu resmen çocuğa. Dedim ya bu kadar akıllı bir kuş görmedim ben. Bizimle kahvaltı ederdi. Çay içerdi, bayılırdı. Ona vermeden bir şey yemeye kalkarsan acı bir çığlık gibi sesi vardı o sesi çıkarırdı. Bu bana da ver demekti anlamıştık artık. Ona da verirdik yediğimizden öyle susardı. Bazen dışarı çıktığında kafese girmek bilmezdi. Ben içeri sokmaya çalışırdım bunu oyun zannederdi iyice şenlenirdi :D ağlatırdı beni içeri girmeyip.



Zavallımın ölümü çok üzücü oldu. Bizimle sadece 2,5 yıl yaşabildi. Çocuk gibi her yere peşimizden gelme huyu yüzünden kapıya sıkıştı. Dışarı çıkmasın diye kapıyı kapatırken birden atak yaptı ve sıkıştı. Çok ağladık arkasından. En sevdiğim kuşumdu :(

Bir daha almayalım dedik fakat bizim evde gözyaşı sel oldu. Duramadık. Evde ses eksikti. Ertesi gün koşa koşa gittim hep bir sarı kuşum olsun isterdim onu aldım geldim. Normalde yeni bir kuş alındığında 2 gün bırakılmaz kafesten alışması için.O da yemek yemez, Su içmez. Bu kuş öyle bir şeydi ki hemen yemini yedi, suyunu içti. Dışarı da çıktı. Uçmak yerine tırmanmayı tercih ediyordu. Bir ara kayboldu ortadan bir baktık ki koltuğun altından içine tırmanmış. Konsolun arkasına gidip kablolardan yukarı tırmanıyordu. Belliydi ki insana alışkın bir kuştu. Fakat kuşu satan dükkan sahibi bana yanlış yaptı. İnsana alışkın büyük bir kuş vermişti. 2. gün baktım hasta kafasını kaldıramıyor. çok üzüldüm. Diğer kuşumuz yeni ölmüştü zaten. Ben onu odama götürdüm. Suyuna ilaç kattım düzelmedi. 3. gün veterinere götürdüm yapacak bir şey yok bu kuş için dedi. Ben de çok üzülürüm öldüğünü görmeyim diye kuşçuya iade ettim. 

Başka bir kuşçudan bembeyaz gelin gibi bir kuş aldım. Albino bir kuş. 3. aylıktı daha aldığımda. 2 gün ne yem yedi ne de su içti. Öyle tetikte bekledi. Alışması çok uzun zaman aldı. Alışmak dedimse bize yanaşmasını kastetmiyorum. Zira öyle bir niyeti yok. Sadece evde kafesine alıştı o kadar. Kafesi hep açık. Çok az dışarı çıkar. Çıktığında da ya kafesinin üzerinde durur ya da perdeye konar başka yer bilmiyor. Aşırı korkak bir kuş. Yaklaştığında direk korkar, tüyleri pısar.1,5 yıl geçti alalı. Bu saatten sonra da düzelmez zaten. Çok uğraştım onun için. İnanmazdım  önceden yabani kuş olacağına. İlgilenmemişler diye düşünürdüm ama yok. Bu kuşla ilgilendiğimiz kadar hiç bir kuşumuzla ilgilenmemişizdir. Yine de tık yok.



Gelelim bu kuşumuzun ismine :D Kuş bembeyaz, gözler simsiyah, dişi ve nazlı olunca ismi de 'Türkan' oldu. Türkan Şoray kanunları var. Elletmez, öptürmez.

Bir ara kocaya gönderdik bunu :D Amcamlarda erkek kuş var. Belki yavrular diye onlara bıraktık fakat yanaşmamışlar. Bize bir torun veremedi. Baba evine döndü 1 hafta sonra. Halbuki benden önce kocaya gitti annemler torun sevecek diye sevinmiştik :))

Şimdi hala bizimle. Her ne kadar yanaşmasa da seviyoruz tabiki onu. İyi de bakıyoruz. Umarım sağlıklı bir şekilde bizimle kalmaya devam eder...






Devamını Oku »

2 Oca 2017

2017



Yeni bir yıl... Yeni umutlar...


Her ne kadar yılın daha ilk saatlerinde kursağımızda bıraksalar da bu umutları, biz yitirmeyelim.

Kendi renginde açmadı diye başkasını soldurmadığı, kimsenin kimseyi kırmadığı, önyargılı davranmadığı, bir yıl dilerim hepimize..
Devamını Oku »

26 Ara 2016

#ANKARALİBLOGGERLARMERHABA2017

18.12.2016 Tarihinde @ebrulimakyajım ve @renklidosyam'ın düzenlediği #ankarabloggerlarlamerhaba2017 etkinliğinde buluştuk. Aslında 11 aralık diye kararlaştırılan tarih ne yazık ki ülke rutinimize kara bir şekilde bürünmüş hain patlamalardan dolayı değişti.

Etkinliğimiz Armada AVM arkasından bulunan Carmelos cafe'de gerçekleşti. Bu mekana bayıldım. Hiç abartmıyorum muheşem ayrıntılar yer alıyor duvarlarında, vitrinlerinde.







Yukarıda bahsettiğim üzücü olay yüzünden daha fazla erteleyemedik etkinliği fakat konsept giysilerimizi blackdress olarak belirledik.

Daha önce tanışmış olduğum kişileri yeniden görmek, tanışmaya fırsatım olmadığı kişileri ise tanımak çok iyi geldi.

Mekanda hepimiz toplanınca Carmelo's yetkilisi bize güzel güzel ikramlarından, dekorlarından, vizyonlarından, yılbaşı hediyelerinden bahsetti. Bir de şanslıymışız ki Burcu Yılmaz da o gün oradaydı ve bize kısa kısa bilgiler geçti. Kendisi Türkiye'de sertifikalı olup; doğum tarihinden pin kodu çıkaran 8 kişiden biri. Kendisinden öğrendiğim kadarıyla Yılmaz Erdoğan'da bu sertifika sahibiymiş ve oyuncularını bu bilgilere göre seçermiş. Enteresan geldi bana. Merak ettim. Burcu hanımın internet sitesininin adresini aldım inceleyeceğim. Sizde incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

   



Sevgili Ebrucuğumun ve Seherciğimin bizim için hazırladığı masa çok güzeldi. Özellikle bir ayrıntı vardı ki eminim gelen herkesin çok hoşuna gitmiştir ve kendini özel hissetmiştir. Seher blog isimlerimizi kendi elleriyle kaligrafi olarak yazmış. Saklıyorum ben de bu özel düşünceyi.


Etkinlik kartlarımızı ve bizi karşılama yazısını hazırlayan @lazermarkalama_mavitasarım ekibine çok teşekkür ederim. Etkinlik konseptine uygun, yeni yılı çağrıştıran çok güzel tema ile süslemişler kartları.






Masamız da her birimiz için lazır bulunan @lali.design tasarımı kaktüslere ne demeli :) 1 aydır ofisteki masam için ufak bir çiçek ararken etkinlikte gelip beni buldu. Hem de böyle harika bir tasarımla. Tabiki şu an masamı süslüyor. Yeşil bitkilere bayılıyorum, çiçek açmasa da olur :)



Masadaki bir diğer ufak ayrıntı da @tuvana_tutycake in bizim için hazırladığı bu ufak hazır atıştırmalıkların tadını o kadar çok beğendik ki. Akşam eve giderken düşüncem çay koyup annemle birlikte yemekti fakat bir tanesini ağzıma atınca çayı bekleyemedim hemen kahvemi yaptım hepsini de kendim yedim ( özür dilerim anneee :( )


@termalife pleoid maskelerini tekrar gördüğüme sevindim :) çünkü daha önce bu maskeleri deneyip çok beğenmiştim. Yüze sürüldüğünde hafif karıncalanma hissettiriyor. Cilt tipinize göre ne kadar bekletmeniz gerektiği paketinde yazılı. Yıkaması biraz işkence doğal olarak :) Sonrasında ise hafif kızarmış bir cilt ile karşılaşabilirsiniz. Fakat korkmayın. Üzerinde de yazdığı gibi normal bir etki, yavaş yavaş normal renginize kavuşuyorsunuz zaten.



@Henkelglobal grup bizimle her evin ihtiyacı ürünleri paylaştı. Zaten serverek kullandığım ürünlerin yanında yeni deneyeceklerimi görünce daha çok sevindim tabiki. Tam ihtiyaca göre düşünülmüş harika bir paket. Severek kullanacağım.Ki vernelden anlayabilirsiniz kullanmaya başladığımı :)


@vissmateturkiye ise yine kendine yakışanı yaptı ve o güzel ürünlerini bizlerle buluşturdu. Hali hazırda evimde çamaşır sularını kullandığım bu markanın silikonlu cam temizleyicisini de deneyeceğim için çok sevindim.

Bu etkinlik sayesinde ilk defa LR ürünleri kullanacağım. @cilt_bakim_saglik in bizlerle buluşturduğu ürünler bu şekilde. Özellikle FaceSbrub ürününü herkes çok övdü aşırı merak içerisindeyim.


@cecilekozmetik ise o güzel mat rujlarından ve göz kalemlerinden siyah olan rengiyle bizimleydi. Cecile'in kalemlerini çok yumuşak bulduğumdan normalde de onları kullanıyorum zaten. Bu da yedek oldu bana :) Ruja gelecek olursak 18 numara. O gün itiraf ediyorum Buket'te gördüm ve çok beğenmiştim aynısı geldi :) Normal de ruj kullanmayan ben gün için de hep tazeler oldum.




@bioblas_turkiye şampuanı ve @restorex_turkiye sıvı saç kremi de bizlerleydi. Bioblas şampuanını şu an evde kullanıyorum. Keçe gibi olan, karışan saçlarıma bir tek bu şampuan iyi geldi. Yenisini görünce çok çok sevindim. Restorex sıvı saç kremini de yine evde kullanıyordum ki onu da yedeklemiş oldum. Harika üstü bir kokusu var. Ben güzel kokulu ürünler kullanmayı da çok severim :)



Bu güzel buluşma için tekrardan @renklidosyam ve @ebrulimakyaj' a teşekkür ederim. Harikasınız ve çok iyisiniz kızlar. Umarım her zaman görüştüğüm kişiler içerisinde yer alırsınız.
                           

























Sevgiyle kalın....
Devamını Oku »

25 Kas 2016

RİMEL KARŞILAŞTIRMALARI


Merhaba;

Denediğim rimeller ile ilgili tek bir yazıda karşılaştırma yapmak istedim. En azından hepsini bir arada okuyup kendiniz için özelliklerini düşünebilirsiniz. Aralarında tekrar almak istediklerim de var, almak istemeyeceklerim de. Rimeli kendi ihtiyacınıza göre değerlendirmeniz daha iyi olur. Ben uzunluk ararken bir başkası siyahlık arayabilir. Ve fırça kullanımı da önemli bence. Ben plastik fırçalarla daha iyi anlaşıyorum fakat arkadaşım kıl fırçadan başkasını kullanmıyor.

Lafı kesiyorum yorumlarla sizi başbaşa bırakıyorum :)


1)LOREAL TELESCOPİK EXTRA BLACK MASKARA

Önceki yazılarımda da sık sık bahsetmiştim loreal ürünlerini sevdiğimi. Ama ilk defa bir ürününü bir daha kullanmakta çekinirim diyorum.


loreal telescopıc extra black mascara


*Loreal'in Telescopic Mascarasını Kadınlar Günü indiriminden yarı fiyatla aldım. Normal fiyatı sanırım 42 civarıydı.
*Fırçası kıl değil, plastik fırça. Fakat dikenleri sadece 4 sıra bu da sürerken arada kalan boşluğun kirpiklere kalıntı ve birleşme yapmasıyla sonlanıyor. Belki de ben fırçasına alışamadım.
*Gerçekten uzun yapıyor kirpikleri ve tam bir volume sağlamasa da siyah belirgin yapıyor.
*Çok zor çıkıyor kirpikten. Zor çıkması gün içinde akmaması adına çok iyi ama günlük makyaj için bu kadar uğraşmak bana biraz zor geldi.
*Formülü diğer rimellere göre biraz daha cıvık. Zamanla kıvamı oturdu ve biraz daha severek kullanmaya başladım.
*Fırçanın dikenlerinin kısa olması alt kirpiklere kolay sürülmesini ve bulaşmamasını sağlıyor.
*Kirpikleri yeterince iyi taradığını düşünmüyorum.

Hem sevdim hem sevmedim :) Kendimce kullanmak için bir yöntem buldum. Bu da genelde yaptığımız gibi başka bir rimelin fırçasını kullanmak.


2)LOREAL VOLUME MİLLİON LASHES EXTRA BLACK

Million Express mascaranın fırçası tam benim istediğim gibi. Plastik, Uzun kıllara sahip. Gerçekten topaklanma yapmadan kirpikleri tek tek ayırıyor. Siyahlaştırması da fena değil. Ben tek katta istediğim belirginliği yakalayamadığımdan 2 kat sürüyorum. Ama bence yeteri kadar kirpikleri uzatmıyor. Orta seviyede bırakıyor diyebilirim.


Yeterince kirpikler birbirinden ayrı durduğundan extra kirpik tarağı kullanmama gerek kalmıyor. Tek eksisi kıvırmıyor. En çok ihtiyacım olan şeylerden biri ne yazıkki bu rimelle ulaşamadığım bir şey. Gün için de dökülme yaşamadım. Kırmızı renkli olan Volume Million da dökülme yaşayanlar olmuş.  Kirpikleri kalıp gibi bırakmıyor. Yani kuruduktan sonra dokunduğumda taşlaşmış kirpiklerle karşılaşmıyorum. Tabii ki rimelden dolayı sertleşiyorlar fakat kalıp gibi değiller.




İndirim zamanı 28 TL gibi bir fiyata almıştım. Eminim daha fazla indirim de oluyordur. Tekrar alır mıyım? Evet, kesinlikle. Fırçasını, yapısını ve tek tek ayrılan kirpiklerimi sevdim.



3)DEBORAH 24 ORE

Üst üste kullandığım nadir rimellerden. Kıl fırçaya sahib bu rimel kirpikleri çok güzel siyahlaştırıyor, belirgin yapıyor. Uzatma konusunda iyi değil. Fakat kirpikler gerçekten yoğun duruyor. Satış Danışmanı kirpikleri besliyor demişti. Gerçekten de kullandığım süre boyunca kirpiklerimde doğru düzgün dökülme olmadı. Sağlamlardı. Kaliteli bir rimel. Deborah'a yakışır nitelikte. Fiyatı biraz pahalı olduğundan indirim zamanına denk getirmenizi öneririm. Bendeki waterprofdu. Gün için de hiç dökülme yapmadı. Özel gün makyajlarımın baş tacıydı. Genelde iki kat sürmeye hiç gerek duymadım. Zaten siyah durduğu için kirpikler, kalıp gibi görünmesini istemedim.


Maalesef bu rimelimi bitirdiğim için resimi Hepsiburada.com dan alıntıladım



4)MAYBELLİNE FALSİES VOLUME EXPRESS MASCARA

Kıl fırçası oldukça iyi ve ilk açtığınızda cıvık, bir iki haftaya katılaşan bir formülü var. Fırçasının yay şeklinde olması kirpikleri kıvırıyor hemde. Tabiki perma yaptırmışcasına bir kıvrıklık beklemek doğru olmaz fakat dümdüz belirgin olmayan kirpikler yerine güzel kavisli kirpikler yapıyor. Özenli uygulamada fırça güzel kirpik aralarına yerleşiyor. Bittiğinde atmamıştım, iyi ki atmamışım. Fırçasını telescopic mascarayı sürmek için kullandım ve çok rahat etmiştim. Fiyat konusunda üzmeyen, günlük kullanım için gayet uygun bir rimel. Akşamları çıkarırken de çok rahat çıkarılıyor.








5)MAYBELLINE ONE BY ONE VOLUME


Bu rimeli çeşitli yerlerde duyduğum övgülerden dolayı aldım. Yine indirime denk getirdim :) indirimsiz bir şey almak paramı sokağa atıyormuşum gibi hissettiriyor.



Neyse çok uygun fiyata denk geldi aldım. Aslında elimde rimel olmasına rağmen dayanamadım ve açtım. 



Kıvamı tam yerinde bir rimel. Plastik fırçası var. Ağız kısmı o kadar dar ki rimeli iyice sıyırıyor o yuzden az geliyor rimel. Topaklanma yapmıyor. Tek tek güzel ayırıyor kirpikleri. Uzatma konusunda başarısız buldum ve de kirpiklerimi çok belirginleştirmedi. Akşamları çok rahat çıkartabiliyorum. Kirpiklerim gün için de kalıp gibi sert bir şekilde durmuyor. Yine bu rimel için günlük kullanıma uygun derim fakat ben bir kaç gün üst üste kullansam ertesi günler diğer rimellerimden kullanıyorum. Yani farkettim ki verdiği belirginlik ve uzunluk benim için yeterli değilmiş. Bir daha alır mıyım? Sanmıyorum.


6)ESSENCE EXTREME CRAZY VOLUME

İşte bu rimel başlarda hiç sevmeyip, bunu neden aldım dedirten; hatta 2-3 hafta kullanmayı bıraktığım, sonra tekrar denediğim ve oturan kıvamıyla bir daha vazgeçemediğim rimeller arasındadır.



İlk açtığımda kıvamı cıvık geldi. Plastik ve incecik fırçasını hiç kullanamadım. Kirpiklerim yapıştı. Ara verdikten sonra gördüm ki kıvamı iyice yerine gelmiş. Kirpikleri muhteşem uzatıyor ve çok güzel kıvrıklaştırıyor. Bu rimeli kullandığımda ilk defa arkadaşlarımdan 'kirpik kıvırıcımı kullandın' sorularıyla karşılaştım. Bana göre tek eksiği yeterince belirginleştirmedi. Bir de bu özellikleriyle siyah kirpiklere kavuşmuş olsaydım asla elimden düşmezdi :) İndirim zamanı 10 tl'ye almıştım. O günden beri de bir türlü bulamıyorum Gratislerde. Sürekli tükenmiş oluyor. Yeter artık kızlar bana da yazık, bir tane de benim için bırakın :)


7)NEWMACY BLACK MASCARA

Bu firmayı daha önce tanımıyordum. Kendilerinin girişimiyle tanıştım ve birden fazla ürünüyle neredeyse hergün makyajımı yapıyorum. Tabiki burada konumuz rimeli.


Fırçası kıl yapılı. Biraz sık kılları olduğundan üstün körü sürmek yerine biraz özenle, fırçayı kirpiklere yerleştirerek sürmek daha iyi bir sonuç elde etmeye yarıyor. Hem de bu şekilde topaklanma yapmıyor. Verdiği siyahlık gayet güzel. Kirpikleri kıvırmıyor ne yazıkki. Uzatma konusunda da orta halli diyebilirim. Çok kısa bırakmıyor.


 Gün içinde hafif dökülmeler yapabiliyor. Bu özellikleriyle, bu rimelin günlük kullanıma uygun fakat özel günler için çok etkili olmayacağını söyleyebilirim. Akşam çıkartırken de gayet rahat silinebiliyor. Çabuk biten bir rimel değil. Kullanım süresi içerisinde bitirmeye çalışıyorum :)


Umarım kendiniz için karar verebilecek kadar önemli bilgileri yazabilmişimdir...


Sevgiyle kalın...




Devamını Oku »