22 Eyl 2015

YENİ BİR İNSAN TÜRÜ

Belgesellere meraklı olduğumu daha önce de yazılarımda belirtmiştim. Özellikle evde olduğum bu dönem, yeni ve ilginç şeyler öğrenmek adına bu programlar biçilmiş kaftan.

En çok izlediğim kanal National Geographic'in dergisine de kayıtlıyım ve geçen gün gelen maillerindeki başlık beni öyle heyecanlandırdı ki; bulunduğum mağazada elime geçirdiğim ilk ürünü alıp deneme kabinine girdim orada maildeki başlığın yazısını açıp okudum. (Kalabalığı beklettim, pişman değilim!)

Yazımın başlığından anlaşılacağı üzere yeni bir insan türü bulunmuş ve bu türe verdikleri isim: Homo Naledi.

Geçtiğimiz Ağustos ayında duyurulan bu keşfin insan türünün daha önce hiç bilinmeyen bir atasına ait olduğu düşünülüyor. Bu fosillerin bu kadar çok heyecan yaratma sebebinden biri kemik adetlerinin fazla olması. Güney Afrika Cumhuriyeti'nde bir mağarada bulunan kemikler 1500'den fazla.Mağaraya 'Yükselen Yıldız' adı verildi. Mağaranın bulunduğu yerin çok ücra olmasından dolayı kemik koleksiyonunun çok iyi korunduğu ve bulunan diğer kemiklere hiç benzemediği söyleniyor..

Bulunan kemiklerden anlaşıldığı kadarıyla modern ile ilkel insanların karışımına benzer bu tür insan vücuduna benzerken, bir maymunun küçük beynine sahip. Ayakları büyük oranda insan ayağına benzerken, omuzları ve parmak kemikleri ağaç dallarına tutunmayı kolaylaştıran maymun eklemlerine benziyor.

Uzmanlar genelde bulunan fosillerin yaşını, aynı bölgede bulunan nesli tükenmiş hayvanların kemiklerine bakarak belirliyor; fakat Homo Naledi kemiklerinin bulunduğu mağarada sadece bir baykuş kemiği ve bir kaç kemirgen dişi bulduklarından yaş saptama konusunda şu an pek başarılı olamadılar. Kemiklerin o kadar derinde ve yarıklardan geçilerek ulaşılabilecek bir yerde olması ve de doğru düzgün hayvan kemiklerine rastlanmamış olması, mağaranın mezar olma ihtimali üzerinde durulmasına yol açıyor. Eğer mağara bir mezarlıksa bu kadar küçük bir beyne sahip bir tür için fazla karışık ve detay isteyen bir oluşum.

Bazı uzmanlara göre bu kemiklere bu kadar büyük anlamların yüklenmesi doğru değil. Zira onlara göre bu fosiller, varlığı bilinen Homo Erectus'un ilkel bir hali bile olabilir.

Daha önce yazdığım 'Milyon yıllık taş bebek' başlıklı yazımdaki bilgiler ve burada okuduklarımız birleşince, içinde yaşadığımız dünyanın aslında ne kadar az bir parçasını bildiğimizi insan sorgulamadan edemiyor.

Sevgiyle kalın..


Bilgiler National Geographic araştırmasındandır.




Devamını Oku »

13 Eyl 2015

TOPLANIN! BAŞKA GEZEGENE GİDİYORUZZZ

Tabi ki 25 milyon yıl sonra..

Ama söz veriyorum daha erken olursa, gidilecek gün gelince ilk size haber vereceğim.

Konuya gelecek olursak Nasa geçtiğimiz Temmuz ayında yeni bir gezegen keşfettiğini açıkladı. Tam olarak 23 Temmuzda. İsmi Kepler 452b.

Kepler 452b'nin bu kadar heyecan vermesinden biri kendi Güneşi'nin yaşanabilir bölgesinde yer alması. Bizim Güneş 4,6 milyar yaşında fakat Kepler 452b'nin Güneşi tam 6 milyar yaşında. Yani demek oluyor ki bizim Güneşimizin yaşı, yaşama elverişli bir Dünya oluşturmaya yetiyorsa, Kepler 452b'nin Güneşinin bunu çoktan yapmış olması lazım.

Boyutu bizim Dünyamızla çok benzer fakat az bir farkla daha büyük. Yani yer çekimi daha fazla ama yaşanılabilir seviyedeymiş. Sıcaklığı da ne kadar Dünyamıza benzese de bir miktar daha fazla olduğundan eğer bitkiler varsa tropikal olması gerekir. Hatta yer çekiminden dolayı, hayvan bulunuyorsa eğer mutasyona uğradıkları düşünülüyor.

Kepler 452b Dünyaya benzeyen 4. Güneş dışı gezegen olmasına rağmen boyut olarak Dünya'ya yakın ilk gezegen. Orada 1 yıl tam olarak 385 gün.

Şu an ki olanaklarla oraya gitmemiz milyon yıllar alacak.

(Sesli düşünüyorum
Acaba daha erken olur mu?
Ya İntersteller filmi gerçek olsa. Boşluklardan yararlansak. Gitsek ve hayal bile edemeyeceğimiz medeniyetleri görsek. Beynim yanmadan düşünmeyi bırakıyorum..)


Devamını Oku »