23 Eki 2015

DÜŞÜNÜYORUM, O HALDE VARIM!

Rene Descartes her şeyden şüphe edebiliriz, hatta şüphe ettiğimizden bile şüphe ederken düşünürüz. Hiç bir zaman düşünmekten vazgeçmiyoruz böylece şüphe etmemiz düşünmemizin kanıtı oluyor diyor. Düşünüyorsam varım, yani düşünmek için var olmam gerek diyerek o meşhur sözünü dile getiriyor: DÜŞÜNÜYORUM, O HALDE VARIM.

İşte bir de buna  karşılık eskilerin bir sözü var ki:DÜŞÜN DÜŞÜN, B*KTUR İŞİN!

Düşünüyorum. Sürekli düşünüyorum. Bir şeyleri, bir yerleri düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Zihnimi boş bırakamıyorum. Yapamıyorum. Düşünecek bir şey bulamazsam hayal kuruyorum. Mutlu oluyorum. Çünkü o hayallerde istediğimi yapabilirim. Fakat bazen çok fazla geliyor artık bana bu düşünme işlemi. Yine de beynimin kapatma düğmesi olmadığından istemsiz olarak devam ediyorum.

Otobüste giderken, müzik dinlerken, yolda yürürken, uykuya dalmadan önce ve bazen öyle oluyor ki izlemek için dizi açtığımda bile bir şeyleri düşünebiliyorum veya hayal kurabiliyorum. Diziyi durdurup hayalimi bitirmem gerekiyor tekrar devam edebilmem için.

Aslında bir işe başlamadan, bir şeye kalkışmadan önce ince ayrıntılarını ve sonuçlarını düşünmek çoğu zaman benim yararıma olmuştur.. Fakat keşke bu eylem sadece gerçekten düşünülmesi gereken konular için böyle olsa.

Ben de istiyorum bazen boş boş oturmayı, boş dalıp gitmeyi ama yapamıyorum. Not alabildiklerimi yazıyorum kağıtlara, telefonumun not bölümüne. Ve yazamayacağım yerlerde aklıma gelen düşüncelerim için de üzülüyorum. Ki daha sonra aynı şekilde aklıma gelmeyeceği için. Bir kısmını ara ara burada kullanıyorum düşünüp yazdıklarımın.

Hayal kurmayı çok severim çocukluğumdan beri. Gerçek hayatta yapmak isteyip yapamayacağım ne varsa hepsini orada gerçekleştiriyorum. Gizli güçlerimin olmasından tut da, dünyaca ünlü bir şarkıcı olmaya; futbol müsabakalarında ilk kadın oyuncu olarak Fenerbahçe de oynamaya başladığımdan, dizi karakterlerinin yerini almama kadar devam eden çok geniş bir yelpaze. Bunlara gülen olabilir ama bir o kadar da ''ben de aynı durumdayım'' lafını duyacağıma kesin gözüyle bakıyorum.

Tek ben bu derece düşünen ve hayal kuran biri olamam.

Devamını Oku »

14 Eki 2015

JANZE CELLULİTE CREME

Selülit neydi? Selülit Portakal kabuğu görünümü yaratan ve insanın canını sıkan bir şeydi.

-di'li geçmiş zaman kullanıyorum ben artık bu problem için.

Eski zamanlarda insanların yaptıkları işler, gün içindeki hareketleri böyle bir oluşuma izin vermiyordu fakat günümüzde sağlıksız beslenme, oturarak çalışılması ve hareketsizlik maalesef kadınların, araştırmalara göre %80-%95 arasını etkiliyor.

Özellikle yaz aylarında tatile gidecekken büyük sorunumuz haline gelen selülit problemimi nasıl atlattığımı daha doğrusu en aza nasıl indirdiğimi sizinle de konuşmak isterim.

Her ne kadar kremlerin çözümüne çok inanılmasa da denemeye karar verdim ve Janze selülit kremi denemeye başladım.

Janze cellulite creme


Öncellikle kremden bahsedeyim.
*Kafeinsiz yeşil kahve extreli, aromatik yağ ve özlerinden oluşuyor. Bu yüzden keskin ama çok hoş bir kokusu var. Ferah kokuyor.
*Şişe 150 ml ve Dermatolojik olarak test edilmiş.
*Sürülen bölgenin sıcaklığını artırarak sıkı, pürüzsüz bir cildin oluşmasına yardımcı oluyor. Çok yanma hissedeceğinizi düşünmeyin.
*Kremden ufak bir parça alsanız bile cildinize gayet güzel yayabiliyorsunuz.
*Yapış yapış bir his bırakmıyor.
*Kullanılmak istenen bölgeye sabah-akşam dairesel hareketlerle emilene kadar masaj yaparak yediriliyor. Ben kan dolaşımını hızlandırmak adına fırça da kullandım bu şekilde daha etkili olduğuna inanıyorum.
*Ayrıca bol su içmeye özen göstermelisiniz ki toksinleri rahat atabilelim. Ben günde 1,5 litre içmeye özen gösterdim.
*Bir ayrıntı daha var ki, günlük kendisinin ihtiyacı olmasa da abimle tempolu yürüyüşler yaptık :)
*Sonuç ilk günkü haline göre gözle görünür düzgün bir cilt ve kendime olan güvenin artması. Şu anda olmasa da yazın tatil için diyorum :))


Krem vaatlerine tek başına aldanmak olmaz. Ek olarak yukarıda saydığım bol su içme, egzersiz
gibi tamamlayıcı şeyler yapılmazsa çok etki edeceğini düşünmüyorum. Fakat bunlarla birlikte kremi kullanmak etkilerini 2 katına çıkarır diye söylüyorum.

Sevgiyle kalın..


Devamını Oku »

9 Eki 2015

Fakir mi o ne?

Kış iyice kapıya dayandı. Artık dışarılarda gezemeyince ne yapılıyor, diğer faydalı aktiviteler yerine genelde internete girilip TV'de dizi izleniyor. Ben de haftanın belirli günleri dizi izleyenlerden olduğum için o konuya bir eğilmek isterim. Çoğunlukla yabancı dizi izliyorum; hem boş vaktime göre izleme zamanımı ayarlayabiliyorum, hem de farklı konular bulmak daha kolay diye düşünüyorum. Bu sıralar Türk dizilerine bakıyor musun diye soracak olursanız 2 diziye bakıyorum sadece. Güneşin Kızları ve Kiralık Aşk. Onları da yapacak bir şeyim yoksa erken yatmamak adına izliyorum. Türk dizileri artık kendini tekrar eden bir hal almaya başladı. Bütün diziler köşklerde yalılarda geçiyor, hepsinin çifter çifter hizmetçisi var. Fakir insan yok. O da ne ki. Olan da dibine kadar fakir ama. Arkadaş hiç mi bizim gibi orta halli insan sınıfı yok. Hiç mi 2 şey alıyorlarsa 3. şey için param yok demiyorlar. Ya her şeyi alım güçleri var fütursuzca harcıyorlar ya da ekmek alacak paraları yok. Bir şey daha var ki fakirin de zenginin de bir giydiğini bir daha giymemesi. Biz  abimizin düğünün de aldığımız o abiyeyi, verdiğimiz paranın acısını çıkartana kadar kaç düğün de daha giyebiliriz acaba diye düşünürken, yokluktan evinin kapısına kilit vurmayan kişinin her güne farklı kıyafet giymesi de ayrı bir olay. Eskinin Brezilya dizilerinden ne farkı var bunların. Onların olurdu ya hep çiftliklerde köle dolu evleri.. Ben de o saydıklarımı izliyorum vallahi. Hem de arkalarından atıyorum böyle. Ne yapayım, vakit geçmiyor vakit.

Kitap okumayı çok seven ben son 7-8 aydır bir türlü okumak için başlarına oturamıyorum. Almaktan geri kalmıyorum da bir de okuyabilsem çok iyi olacak aslında. Neyse elbet yeniden istek gelecek, elbet o kitaplar bitecek ve ileride hayalini kurduğum o kocaman kitaplığımın raflarında yer alacaklar.

.
Devamını Oku »

4 Eki 2015

FİLM ÖNERİLERİ 2 (BİLİMKURGU)

Bugün yine sizlere film önerilerinde bulunmak istedim. Fakat bu seferki seçtiğim filmler Bilim Kurgu türünde. Zira ben Bilim kurgu ve Fantastik filmlere bayılırım. Özellikle film izlemeyi severler için; bazen tıkanıyor film seçme konusunda onlara yardımcı olacağını düşündüğüm ve benim izleyip çok beğendim filmleri anlatmak istiyorum. Lafı daha fazla uzatmadan filmlere geçelim..

1) Peekay / P.K.


Bu güzel filmde Aamir khan oynuyor. Başka bir dünyadan gelen P.K 'in  gerçek Tanrı'yı aramasıyla felsefik düşüncelere ve maceralara çıkmasını ve bu dünyada sıcak, masum sevgiyi nasıl bulduğunu anlatıyor. Film hakkında çok güzel yorumlar olsa da, çok çirkin yorumlarda mevcut. Özellikle Gerçek Tanrı arayışında dinlere saygı duymadığı yönünde söylemler var. Fakat söylemek isterim ki film de Tanrı'ya ve ya dinlere hakaret yok. Din tüccarlarını eleştiriyor. Ön yargıyla değil, eleştirel bir gözle izlenmeli bence. Ben filmi çok sevdim ve izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kendisi Bollywood'un en yüksek kazançlı filmidir.

2) Yeryüzündeki Son Aşk


Bu Bilim Kurgu-Drama Romantik tarzındaki filmimizde Eva Green ve Ewan McGregor oynuyor. Baştan uyarayım bayağı açık bir kaç sahnesi mevcut. Filmde insanların duyularını bir bir yok eden bir virüs ele alınmış. Film insanın doğuştan gelen duyularının nasıl farkında olmadığını ve değişen duruma karşı insanoğlunun nasıl adapte olabileceğini bize gösteriyor. Benim hoşlanmadığım kısım ise finali. Bence daha güzel bir final bizi tatmin edebilirdi. Bakalım siz ne düşüneceksiniz??

3) Prometheus


Film; hayatın başlangıcını arayan bir ekibin evrenin karanlık yerlerine yolculuğunu ve burada yaşadığı maceraları anlatırken, ilerledikçe dünyayı koruma çabalarına dönüyor. İMDB puanı 7.5 olan bu film, benim gözümde biraz daha düşük bir puanı hak ediyor. Filmin 2. bölümü de olmalı çünkü final kısmı bir yere bağlanmadı.


BONUS

4) Kurt Çoçuklar Ame ve Yuki


Biliyorum Bilim kurgu dedim fakat bu filmi anlatmadan geçmek istemedim. Animasyon severler için bence çok güzel bir film. 19 yaşındaki Hana aşık olduğu çocuğun bir kurt adam ve türünün son örneği olduğunu öğrenmesine rağmen ondan vazgeçmez ve evlenirler. 2 Çocukları olur Yuki ve  Ame. Çocuklarda  babaları gibi yarı insan, yarı kurttur. Hana'nın çocukları için verdiği çabaları, sevgisini ve diğer insanlardan kurt yönlerini saklama mücadelesini konu alan film gözlerinizi yaşla doldurabilir benden söylemesi..


Diğer film önerileri için sayfa 1 ve sayfa 2 yi tıklayabilirsiniz.


İyi seyirler diliyorum..
Devamını Oku »

3 Eki 2015

REVOX ŞAMPUAN

Bir çok şampuan deneme fırsatı buluyorum. Maalesef çoğu da iyi gelmiyor saçlarıma.

Bu aralar  Revox Şampuan ı kullandım. Koku olarak pek hoşlanmasam da yapısı şeffaf. Fazla köpürdüğünü söyleyemem. Ama şampuanlarken bile saçlarımda yumuşaklık hissediyorum. Kuruttuktan sonra da yumuşaklık devam ediyor, saçlarım gür ve parlak duruyor.

Revox at kuyruğu şampuanı


Çabuk yağlanma veya kepek yapmadı.Saç dökülmesini engellediği yazıyor fakat benim başka bir durumdan dolayı saçlarım bu aralar çok döküldüğünden bu yönüyle ilgili bir şey söylemem adil olmaz. Her saç tipi için uygun olduğu yazıyor üzerinde ve alerji yapacak bileşimleri içerisinde barındırmıyor. Bu sebeple denemek isteyenler gönül rahatlığıyla kullanabilir. Şuan için memnunum fakat kulak arkasındaki saçlarımda hafif kaşınmalar meydana geldiğini söylemeliyim. Islak saç sevmediğimden sıcak makinayla kurutma yapıyorum, ondan mı yoksa şampuandan mı bir kaç denemeden sonra karara varacağım. Eğer şampuandansa kendisiyle yollarımızı ayıracağımızdan vadettiği hızlı saç uzatma olayını göremeyeceğim için üzüleceğim.  :((


NOT (06.10.2015): Saçlarımda kaşıntılar arttığından şampuanı bırakmak zorunda kaldım. Biraz geç oldu ama yine de iyi gelmediğini anladım. Saçlarım çabuk yağlanır, uzun ve boyalıdır. Şampuanı alacağınız zaman bunları da göz önünde bulundurmanızı isterim.


Sevgiyle Kalın...


Devamını Oku »