25 Kas 2016

RİMEL KARŞILAŞTIRMALARI


Merhaba;

Denediğim rimeller ile ilgili tek bir yazıda karşılaştırma yapmak istedim. En azından hepsini bir arada okuyup kendiniz için özelliklerini düşünebilirsiniz. Aralarında tekrar almak istediklerim de var, almak istemeyeceklerim de. Rimeli kendi ihtiyacınıza göre değerlendirmeniz daha iyi olur. Ben uzunluk ararken bir başkası siyahlık arayabilir. Ve fırça kullanımı da önemli bence. Ben plastik fırçalarla daha iyi anlaşıyorum fakat arkadaşım kıl fırçadan başkasını kullanmıyor.

Lafı kesiyorum yorumlarla sizi başbaşa bırakıyorum :)


1)LOREAL TELESCOPİK EXTRA BLACK MASKARA

Önceki yazılarımda da sık sık bahsetmiştim loreal ürünlerini sevdiğimi. Ama ilk defa bir ürününü bir daha kullanmakta çekinirim diyorum.


loreal telescopıc extra black mascara


*Loreal'in Telescopic Mascarasını Kadınlar Günü indiriminden yarı fiyatla aldım. Normal fiyatı sanırım 42 civarıydı.
*Fırçası kıl değil, plastik fırça. Fakat dikenleri sadece 4 sıra bu da sürerken arada kalan boşluğun kirpiklere kalıntı ve birleşme yapmasıyla sonlanıyor. Belki de ben fırçasına alışamadım.
*Gerçekten uzun yapıyor kirpikleri ve tam bir volume sağlamasa da siyah belirgin yapıyor.
*Çok zor çıkıyor kirpikten. Zor çıkması gün içinde akmaması adına çok iyi ama günlük makyaj için bu kadar uğraşmak bana biraz zor geldi.
*Formülü diğer rimellere göre biraz daha cıvık. Zamanla kıvamı oturdu ve biraz daha severek kullanmaya başladım.
*Fırçanın dikenlerinin kısa olması alt kirpiklere kolay sürülmesini ve bulaşmamasını sağlıyor.
*Kirpikleri yeterince iyi taradığını düşünmüyorum.

Hem sevdim hem sevmedim :) Kendimce kullanmak için bir yöntem buldum. Bu da genelde yaptığımız gibi başka bir rimelin fırçasını kullanmak.


2)LOREAL VOLUME MİLLİON LASHES EXTRA BLACK

Million Express mascaranın fırçası tam benim istediğim gibi. Plastik, Uzun kıllara sahip. Gerçekten topaklanma yapmadan kirpikleri tek tek ayırıyor. Siyahlaştırması da fena değil. Ben tek katta istediğim belirginliği yakalayamadığımdan 2 kat sürüyorum. Ama bence yeteri kadar kirpikleri uzatmıyor. Orta seviyede bırakıyor diyebilirim.


Yeterince kirpikler birbirinden ayrı durduğundan extra kirpik tarağı kullanmama gerek kalmıyor. Tek eksisi kıvırmıyor. En çok ihtiyacım olan şeylerden biri ne yazıkki bu rimelle ulaşamadığım bir şey. Gün için de dökülme yaşamadım. Kırmızı renkli olan Volume Million da dökülme yaşayanlar olmuş.  Kirpikleri kalıp gibi bırakmıyor. Yani kuruduktan sonra dokunduğumda taşlaşmış kirpiklerle karşılaşmıyorum. Tabii ki rimelden dolayı sertleşiyorlar fakat kalıp gibi değiller.




İndirim zamanı 28 TL gibi bir fiyata almıştım. Eminim daha fazla indirim de oluyordur. Tekrar alır mıyım? Evet, kesinlikle. Fırçasını, yapısını ve tek tek ayrılan kirpiklerimi sevdim.



3)DEBORAH 24 ORE

Üst üste kullandığım nadir rimellerden. Kıl fırçaya sahib bu rimel kirpikleri çok güzel siyahlaştırıyor, belirgin yapıyor. Uzatma konusunda iyi değil. Fakat kirpikler gerçekten yoğun duruyor. Satış Danışmanı kirpikleri besliyor demişti. Gerçekten de kullandığım süre boyunca kirpiklerimde doğru düzgün dökülme olmadı. Sağlamlardı. Kaliteli bir rimel. Deborah'a yakışır nitelikte. Fiyatı biraz pahalı olduğundan indirim zamanına denk getirmenizi öneririm. Bendeki waterprofdu. Gün için de hiç dökülme yapmadı. Özel gün makyajlarımın baş tacıydı. Genelde iki kat sürmeye hiç gerek duymadım. Zaten siyah durduğu için kirpikler, kalıp gibi görünmesini istemedim.


Maalesef bu rimelimi bitirdiğim için resimi Hepsiburada.com dan alıntıladım



4)MAYBELLİNE FALSİES VOLUME EXPRESS MASCARA

Kıl fırçası oldukça iyi ve ilk açtığınızda cıvık, bir iki haftaya katılaşan bir formülü var. Fırçasının yay şeklinde olması kirpikleri kıvırıyor hemde. Tabiki perma yaptırmışcasına bir kıvrıklık beklemek doğru olmaz fakat dümdüz belirgin olmayan kirpikler yerine güzel kavisli kirpikler yapıyor. Özenli uygulamada fırça güzel kirpik aralarına yerleşiyor. Bittiğinde atmamıştım, iyi ki atmamışım. Fırçasını telescopic mascarayı sürmek için kullandım ve çok rahat etmiştim. Fiyat konusunda üzmeyen, günlük kullanım için gayet uygun bir rimel. Akşamları çıkarırken de çok rahat çıkarılıyor.








5)MAYBELLINE ONE BY ONE VOLUME


Bu rimeli çeşitli yerlerde duyduğum övgülerden dolayı aldım. Yine indirime denk getirdim :) indirimsiz bir şey almak paramı sokağa atıyormuşum gibi hissettiriyor.



Neyse çok uygun fiyata denk geldi aldım. Aslında elimde rimel olmasına rağmen dayanamadım ve açtım. 



Kıvamı tam yerinde bir rimel. Plastik fırçası var. Ağız kısmı o kadar dar ki rimeli iyice sıyırıyor o yuzden az geliyor rimel. Topaklanma yapmıyor. Tek tek güzel ayırıyor kirpikleri. Uzatma konusunda başarısız buldum ve de kirpiklerimi çok belirginleştirmedi. Akşamları çok rahat çıkartabiliyorum. Kirpiklerim gün için de kalıp gibi sert bir şekilde durmuyor. Yine bu rimel için günlük kullanıma uygun derim fakat ben bir kaç gün üst üste kullansam ertesi günler diğer rimellerimden kullanıyorum. Yani farkettim ki verdiği belirginlik ve uzunluk benim için yeterli değilmiş. Bir daha alır mıyım? Sanmıyorum.


6)ESSENCE EXTREME CRAZY VOLUME

İşte bu rimel başlarda hiç sevmeyip, bunu neden aldım dedirten; hatta 2-3 hafta kullanmayı bıraktığım, sonra tekrar denediğim ve oturan kıvamıyla bir daha vazgeçemediğim rimeller arasındadır.



İlk açtığımda kıvamı cıvık geldi. Plastik ve incecik fırçasını hiç kullanamadım. Kirpiklerim yapıştı. Ara verdikten sonra gördüm ki kıvamı iyice yerine gelmiş. Kirpikleri muhteşem uzatıyor ve çok güzel kıvrıklaştırıyor. Bu rimeli kullandığımda ilk defa arkadaşlarımdan 'kirpik kıvırıcımı kullandın' sorularıyla karşılaştım. Bana göre tek eksiği yeterince belirginleştirmedi. Bir de bu özellikleriyle siyah kirpiklere kavuşmuş olsaydım asla elimden düşmezdi :) İndirim zamanı 10 tl'ye almıştım. O günden beri de bir türlü bulamıyorum Gratislerde. Sürekli tükenmiş oluyor. Yeter artık kızlar bana da yazık, bir tane de benim için bırakın :)


7)NEWMACY BLACK MASCARA

Bu firmayı daha önce tanımıyordum. Kendilerinin girişimiyle tanıştım ve birden fazla ürünüyle neredeyse hergün makyajımı yapıyorum. Tabiki burada konumuz rimeli.


Fırçası kıl yapılı. Biraz sık kılları olduğundan üstün körü sürmek yerine biraz özenle, fırçayı kirpiklere yerleştirerek sürmek daha iyi bir sonuç elde etmeye yarıyor. Hem de bu şekilde topaklanma yapmıyor. Verdiği siyahlık gayet güzel. Kirpikleri kıvırmıyor ne yazıkki. Uzatma konusunda da orta halli diyebilirim. Çok kısa bırakmıyor.


 Gün içinde hafif dökülmeler yapabiliyor. Bu özellikleriyle, bu rimelin günlük kullanıma uygun fakat özel günler için çok etkili olmayacağını söyleyebilirim. Akşam çıkartırken de gayet rahat silinebiliyor. Çabuk biten bir rimel değil. Kullanım süresi içerisinde bitirmeye çalışıyorum :)


Umarım kendiniz için karar verebilecek kadar önemli bilgileri yazabilmişimdir...


Sevgiyle kalın...




Devamını Oku »

21 Kas 2016

EDA TAŞPINAR AT KUYRUĞU BİTKİSİ ŞAMPUANI


Benim mi saç derim fazla hassas bilmiyorum ama çok nadir şampuanı kaşıntı yapmadan kulanabiliyorum.Çoğu kaşıntı yapıyor, kepeklendiriyor.

Geçenlerde Eda Taşpınar at kuyruğu bitkisi şampuanını kullandım, neredeyse bitirdim. Şampuan tek çeşit ve üzerinde tüm saç tipleri için diye yazıyor. Daha dolgun, daha ışıltılı, uzun saçlar vaadleri var.


Yeterince köpürüyor.  Güzel durulayıp iyice arındırmak gerekiyor.

Dolgunluk konusuna gelecek olursak benim saçlarım zaten dolgun duruyor, biraz da kabarık. Daha fazla dolgunlaştıramazdı fakat söndürmedi saçlarımı. Bu şekilde benden (+) aldı.

Işıltı konusunda ise, Gliss’in Million Gloss şampuanı kadar ışıltı sağladığını düşünmüyorum fakat mat durmadılar, güzel bir ışıltı verdiğini söyleyebilirim.

Uzatma vaadini ise tam gözlemleyemedim. Neden diyecek olursanız, benim saçlarım zaten uzun ve çabuk uzuyor. O yüzden şampuan yüzünden uzadı diyemiyorum.

Şampuan ilk zamanlarda gayet iyiydi. 6-7 kez kullandıktan sonra biraz kaşıntılar olmaya başladı derimde. İlk gün olmuyordu kaşıntı, 2. Günde oluyordu. Zaten bir gün durup bir gün saçlarımı yıkayan biriyim. Aslında biraz da inat ettim ve kullanmaya devam ettim.  İlerleyen zamanlarda aşırı bir kaşıntı hissetmedim fakat istemsiz olarak ellerim saçlarıma gittiğinde biraz kaşıntılarım oldu.

Saçlarım bu aralar hormonlarımdan dolayı çok döküldüğünden, şampuan saç döküyor diyemem. Fazlalaşmadı zaten.

Kokusu yok desem yeridir. Çok Çok hafif geldi bana. O koku da güzel zaten. Hafif sedefli gibi duruyor ele döküldüğünde.

Yağlandırmadı saçlarımı. 2. Gün de dolgun bir şekilde kullandım saçlarımı.

Kötü diyemem bu şampuan için fakat daha iyi performans sağlayan şampuanlar kullandığımı söyleyebilirim. 

O yüzden tekrar alır mısın diye sorarsanız. Almam :/


Sevgiyle kalın…


Devamını Oku »

17 Kas 2016

MANDALİNALI SCRUB


Kapağı açıyorsunuz  ve misler gibi mandalina kokusu etrafa yayılıyor. Oralet yapmak geçti içimden :))



Lacinia markalı el ve vücut scrubını Norm Bitkisel Ürünleri sayesinde tanıdım. Daha önce watsons'a ait bir scrub kullanmıştım fakat sert ve seyrek tanecikli ve cildi çok kuru bırakan bir scrubtı. Yeteri kadar peeling işlemini yaptığını düşünmedim hiç o ürünün kokusu güzeldi ondan kullanmaya devam ettim :) Kullandığım ürünlerin güzel kokulu olması gibi bir takıntım var benim.

Lacinia marka bu scrubı kullanmadan önce karıştırmak gerekiyor. Çünkü yağ içerikli ve bu tabaka üstte kalabiliyor. Ben duşta ellerimle karıştırdım fakat spatula yardımı ile de bunu yapabilirsiniz.

Ürün el ve vücut scrubı fakat ben duşta vücudum için kullandım, özellikle ellerime kullanmadım.



Tanecikli ve yağlı bir scrub. İlk kullandığımda bu yağlı his hoşuma gitmemişti fakat şu an çok severek kullanıyorum. Duştan çıkmadan yapıyorum ve çıktıktan sonra tekrar losyon kullanmama gerek kalmıyor. Üstelik hem yağlı gibi olmuyor vücudunuz hem de nemli hissi epey sürüyor. Vücutta yağlı durmasa da duştan sonra banyo biraz yağlı gibi durabiliyor :)

Ne kadar kullanmanız gerektiğini kendiniz ayarlarsınız, 5-6 dakika dairesel hareketlerle ovalamak yeterli oluyor.

Tüylerinizden kurtulacağınız gün kullanmasanız iyi olur, malum vücudu nemli bırakması ağdanın tüylerinize yapışmasını zorlaştırabilir. Ve tabiki tüyleri aldıktan hemen sonra da kullanmayın sonuçta gözenekler açılıyor.

Bir de yara çizik gibi deformasyon olan yerlerin üzerinde scrubı uygulamayın.Sonuçta ölü deriyi atmak için biraz sert bir işlem yapılıyor ve o bölgelerde can sıkıcı ve can yakıcı olabilir.

Hemen de bitmiyor ürün. Ben biraz sonuna geldim bir kaç kullanımda bitecek artık.

Norm Bitkisel Ürünleri'nin ürettiği Lacinia marka yerli bir ürün olup merkezi İstanbul'dadır. 
Sitesini ziyaret etmek isterseniz buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

13 Kas 2016

EV AYAKKABISI / MODERN EV PATİĞİ


Yaz kız üşüyenler el kaldırsın..

Ben sürekli üşüyengillerdenim. Kansızlık  falan yok. Sadece üşüyorum. Kışın dışarıdaki halimi görseniz. Yaşlılar gibi kalın atkılara sarılırım. Bereler, eldivenler vazgeçilmezim. Botlar deseniz tank gibi oluyor. Yani ısınmak için ne yapmam gerekiyorsa onu yapıyorum.

Kışın moda ikonu olamıyorum..

Evde de durum hiç farklı değil. Annem bana kalın bir hırka ördü onu giyiniyorum canım annem. El  emeği işte. Millet çeyiz için patik alırken, örerken; ben onları kışın giymek için kullanıyorum. Terlik yok mu derseniz evet var. Yine de otururken onları çıkartıyor olmak beni patik giymeye itiyor.

Belki modern zamanlara darbe yapıyorum gibi görünebilir fakat bu kış yepyeni ev ayakkabılarımla hava atacağım.




İnstagramda denk geldiğim bir sayfa(monnemax) ile dm yoluyla görüştüm, çok şeker bir bayandan bilgi aldım ve denemek üzere patiklerimi sipariş ettim. Ev ayakkabısı da denilebilir.

Türkiye lisanlı ürün keçeden yapılmış. Yukarıda gördüğünüz kırmızı bağcıkların başka renkleri de mevcut. Sipariş verirken kendinize en uygun rengi verebilirsiniz. Çocuklar ve kadınlar için olanlarda 5 renk var fakat erkekler için 2 renk ip mevcut. Zaten onların da kırmızı, pembe kullanmak isteyeceklerini pek sanmıyorum :)






Adı Monnemax olarak geçiyor. Ev ayakkabısı. İnstagram sayfasına bakarsanız direk inceleyebilirsiniz (@monnemax). Ürün tek tarafı açık şekilde geldi. Diğerine bakarak ben yaptım kırmızı iplerimle. Eğlenceli oldu. Düşündüm. Çocuğum olsaydı eğer onunla oyun oynar gibi bu patikleri yapabilirdik ve kendi yaptığımız patiklerimizi gözümüz gibi koruyup kışın sıcacık dolaşabilirdik :) Belki ileride olur :)

Ürünün altı deri şeklinde yani kaymıyor. Hani parkede, fayansta kayar diye endişe etmiştim ben, siz etmeyin.

Hem de düşük  derecede soğuk suyla  yıkanabiliyormuş. Yani temiz temiz giyinebilirim, sonrasında patik yapma oyunumu tekrar oynayabilirim :)




Modern zamanda patikler de değişti artık. Ben güzel ve eğlenceli buldum açıkcası bu değişimi.  Acaba çeyizlere örme patik yerine bunlardan koysak ‘hiç adetlerimize uygun değil’ söylemleriyle karşılaşır mıyız? :)


Sevgiyle Kalın ..


Devamını Oku »

6 Kas 2016

ISOLDE RENKLİ NEMLENDİRİCİ

Yüzüme normalde fondöten tarzı şeyler kullanmıyorum. Bu tür şeyler bende fazlasıyla sivilceye neden oluyor. Bu yüzden özel günler harici naturel takılıyorum :)

CC kremim var onu kullanıyordum fakat çok az kalınca farklı bir şeye geçiş yaptım. Zigavus markası sayesinde tanıştığım Isolde renkli nemlendiriciye.

Bu çok garip bir fondöten. Köpüklü gibi. Sıkınca beyaz gibi çıkıyor minik partükülleri var sanki fakat yüze dağıtmaya başladığınızda renkleniyor ve güzel bir şekilde ciltte renk  eşitliği sağlıyor.

Aşağıdaki videoda biraz fazla aldım ürünü çünkü nasıl bir rengi olduğunu ve cilt ile nasıl bütünleştiğini görmenizi istedim.




Gözeneklerimi güzel doldurdu. Cildi nemlendiriyor bu yüzden ben altına ekstra nemlendirici sürmüyorum yoksa sivilceden geçilmez cildim. Yüzde parlak duruyor. Yani matlık yerine yüzdeki canlı parlaklığı seviyorsanız kesinlikle denemenizi öneririm.Üzerini transparan pudrayla tamamlayabilirsiniz. SPF10 korumasıyla güneşe karşı da etkili. Gün içinde hiç tazelemeye gerek duymadım. Cildimi ağırlaştırmadı. Bir şey sürmüşüm hissi yaşamadım. Gerçekten uzun zamandır kullandığım en iyi ürünlerden. Normalde kullandığım cc krem gün içinde yüzümde sivilce çıkmasına neden oluyor fakat Isolde renkli nemlendiricide böyle bir şey yaşamadım. Ürün 50ml şişede, pompalı kapakta. Kullandığım ürünlerin kokusuna da önem verdiğim için bu ürünün kokusu çok güzel diyebilirim. Akşam normal bir temizleyici ile çok rahat çıkartılıyor. Ben genelde ciltteki yağ oranını dengeleyici jeller ile yıkıyorum. Böylesi daha temiz ve makyajdan arındırılmış geliyor bana.



Bu markayla tanışmam da tekrar söyleyim Zigavus sayesinde oldu. Çoğu kişi biliyordur zigavus aslında sarımsaklı şampuanı ile piyasada yer etmiş ve büyümüş bir firma. Bitkisel içerikli ürünleri zigavus markası bizler ile buluşturuyor. Eczanelerin dermokozmetik raflarında çeşitli ürünlerine ulaşabilirsiniz. Ben kullandığım ürünlerin dermokozmetik ürünler olmasını tercih ediyorum. Zigavus markası da gerçekten çok ilgili bir firma o yüzden güvenerek başka ürünlerini de denemeye karar verdim.

Sevgiyle kalın...
Devamını Oku »

5 Eki 2016

TER DÜZENLEYİCİ LOSYON


Hayatım boyunca aşırı terlemem hiç olmadı. Bu kişiye göre değişiyor tabi. Evde temizlik yaparken bile ter kan içinde kalan çok kişi biliyorum.

Bir de spor yapıyorum ben. Spor salonunda herkes ter içinde kalmışken benim onlardan daha az terliyor olmam biraz beni değişik hissettiriyordu çünkü onlar kadar sıkı çalışmıyor muyum acaba diye düşünüyordum. Fakat öyle değil.Oradaki çoğu kişiden iyi çalışmama rağmen ter bezlerim onlar kadar ter üretmiyor.

Terlemek sağlıklı bir olgu. Tabii ki aşırı terlemeyi kastetmiyorum. Böyle aşırı olması ve renk bulanıklığı olması bir hastalık habercisidir.

Neyse tabii ki spor salonunda olan terleme değil de gün içinde iş yerimde veya dışarı gezmelerimde oluşan terleme can sıkıcı oluyor. Kıyafetimdeki o ıslak görünüm hoşuma gitmiyor. Özellikle iş için müşterilerin yanına gittiğimde benim için büyük bir sorun oluyor. Sonuçta gittiğim yer biraz da sıcak bir yerse, bir bayan olarak giydiğim kıyafetimin ıslak durmasını istemem. Ben fazla terlemezken böyle düşünüyorsam fazla terleyen bireylerin daha can sıkıcı durumlarla karşılaştığını tahmin etmek hiç zor değil. Bende bu sorun için Sweatset'i denemeye karar verdim. Ter düzenleyici losyon olarak geçiyor.


Alın, koltuk altı, meme altı, boyun  kısaca en çok hangi bölge terliyorsa oralara kullanılıyor. Sprey şeklinde ve sıktıktan sonra mutlaka parmağınızla yedirmeniz gerekiyor, hemen de kuruyor. Düzenli bir şekilde yatmadan önce uygulamak lazım. İstenen sonuca ulaşınca hafta da 1-2 kere sürmek yeterli oluyor. Ben 4. günde istediğim sonuca ulaştım sonrasında haftada 1e düşürdüm. Koltuk altı ve meme altına uyguladım.



Deneyimimin sonucu istenilen şekilde olsa da özellikle 3. günden sonra koltuk altımda kaşınma yaptı. Herhangi bir renk değişikliği veya yara gibi oluşumlar gözlemlemedim fakat gün içinde terlemesem bile koltuk altımın kaşınıyor olması hoş bir durum değil o yüzden daha fazla kullanmadım.



Bu kaşıntı meselesi ürünle mi alakalı yoksa benim tenimde mi böyle bir şeye yol açtı bilemiyorum. Çünkü internette de çok yorumları okudum ve gerçekten memnun kalan kişi sayısı fazla. Esmer tenli olmama rağmen biraz hassas bir cilde sahibim sebebi bu da olabilir. Fakat yine de ürünü incelemek isterseniz instagramda @sweatsetsiparis adresine bakabilir sitelerini ziyaret edebilirsiniz.


Sevgiyle Kalın...

Devamını Oku »

9 Eyl 2016

ALIŞVERİŞ :)

Biri alışveriş mi dedi??

Her kız gibi ben de severim alışveriş yapmayı; fakat ayağını yorganına göre uzatanlardanım. Onu da belirtmek isterim.

Bu buna uyar mı?
Bu bununla kötü durur mu?
Yok bunun altına ayakkabım yok.
Yok bunun üstüne başka renk lazım.

Sık kurulan cümleler...

İlk çalışmaya başladığım zamanlar grafikerlik yapıyordum. Takdir edersiniz ki gün için de ofiste oturduğum yerde çalışıyordum bu yüzden kıyafetlerim hep kot, tişörtten ibaretti. Bir de ofiste tek kız bendim onunda etkisi vardı.

Sonra büyük bir firmaya girdim. Sonunda A.Ş. ünvanı olanlardan :) İlk başladığımda kıyafet konusunda öyle zorlanmıştım ki. Çünkü orada resmi giyinmek gerekiyordu ve benim dolap kot pantolon kaynıyordu. Neyse maaşları aldıkça benim dolabın şekli de zaman içinde değişti. Şifon bluzlar, gömlekler, kumaş pantolonlar, elbiseler. Doğru düzgün etek giymeyen ben, kışın bile etek giyer oldum. Her gün saçlarımı yapar oldum. Topuklular ayağımdan çıkmıyordu.

Sonra annemin rahatsızlıkları derken işten ayrılmak zorunda kaldım. 6-7 aylık bir devre arasından sonra tekrar iş buldum fakat sanayi bölgesinde :) Dolaba bakıyorum etekler, şifonlar; gideceğim yere bakıyorum sanayi bölgesi. Velhasıl benim dolabın şekil değiştirme zamanı yine gelmişti :)

Bu seferki iş şartlarım biraz ağır olduğundan çıkıp gezmek alışveriş yapmak gibi bir imkanım çok azdı bu yüzden instagram butik sayfalarına yöneldim. Tabii ki her sayfadan alışveriş yapılmıyor. Malum parayı alıp ürünü yanlış gönderen ve ya hiç göndermeyen de var, iadeyi kabul etmeyip değişimi reddeden de. Dikkatli olmakta fayda var.

Benim nereden alışveriş yaptığımı merak edenleriniz olursa @kokosatrium hesabından yapıyorum. Hem çok ilgililer hem hızlı gönderim yapıyorlar. Hem de moda diye hep aynı şeyleri görmüyorsunuz, farklı tasarımlar mevcut oluyor sayfalarında.

Aşağıdaki kıyafetlerimi oradan aldım.  Bir de parlak eteğim var bu yılın modası fakat altına beyaz ayakkabı almam lazım o yüzden onu sonra sizlerle paylaşacağım :))



Siyah kot pantolon ince ve tayt gibi vücudu sarıyor. Kemer takmak zorunda da kalmadım bu da benim için artı bir şey :)


Oldum olası Baykuş figürünü çok sevmişimdir. Bu tiril tiril pantolon da Baykuş desenli. Tam yazlık çünkü hafifligiyle insan üzerinde bir şey yokmuş gibi hissediyor :)


Pantolona kombin yapma çabaları :)


Eteğin çiçeklerinin rengine uydurdum sonunda bir şey 



Parlak eteğime de en kısa zaman da bir şey uydurup buradan paylaşacağım..


Sevgiyle kalın...




Devamını Oku »

22 Ağu 2016

ANLATAN DUVARLAR

Yeni bir eve taşındık.

Yeni bir başlangıç.

27 yaşındayım, ailemle bu evde kaç senem var bilmiyorum ama her an benim için özel ve güzel.

Son yıllarda özellikle ev almak için çok uğraştık fakat nedense hep bir aksilik çıktı. Aksilik dediysem öyle ufak aksaklıklar değil. İflaslar, ameliyatlar öyle büyük sorunlar yani.

Azmin önünde dağ durmazmış :) O hesap bizimki. Sonunda kendimize uygun, en çok istediğimiz semtte bir yuva sahibi olduk.

En zevkli kısmı da (eminim bana katılacaksınız bu konuda) evin içini kendi zevkinize uygun yaptırmak.

Renkler, kapılar, dolaplar, fayanslar. Evi ilk aldığımız günden tamamen farklı bir yapıda oldu.

Duvar rengi konusunda biraz seçiciyiz. Eskiden hep şampanya rengini kullanırdık ki sanırım zamanında büyük bir çoğunluğun kullandığı mavi,yeşil renklerine rakip bir renktir. Fakat son yıllarda vazgeçtik o renkten. Artık daha soft, açık, evi aydınlık gösteren fakat beyaz gibi yormayan renkler kullanıyoruz.

Şu an ki rengin ismini söyleyemesem de tarif etmeye çalışabilirim. Çok açık gri ve ya bulut rengi diyebilirim. Ev hem aydınlık hem de şık duruyor.

Bizim duvarlara bir şey asma gibi bir huyumuz yok, pek sevmeyiz o işleri. Bir tane büyük tablomuz var bir de güzel bir saatimiz. Ben tabloları severim. Manzara resminden ziyade biraz daha görselliği güzel, baktığımda içimi açsın isterim.

Boş olan duvara şöyle renkleri uygun ve hoş gelen bir tablo aradım. Neyse ki gönlüme göre bir şey buldum o da aşağıda :)

Sizce de çok güzel değil mi?

Üstelik farklı tablolardan 2 adet aldım.

Benim birazda Afrika tutkum vardır. Evde filler ve zenci uzun bir Afrikalı kadın biblom var onlarla uyumlu olması adına aşağıdaki güzel tabloyu seçtim.


Tabloda.com benim yeni tanıştığım bir site. Şu anda ürünler de %30 indirim var ve her yere ücretsiz kargo mevcut. Bence evinizi renklendireceğiniz bu güzellikleri indirimdeyken mutlaka değerlendirin.

Aslında sitede istediğiniz resimleri de kanvas tablo yapıyorlar. Bu konuyu düşündüm fakat sonra ileri de kendi evim için böyle bir şey yapmayı karar verdim.

Dünyaca ünlü eserler, size özel tablolar ve gerçekten harika fiyatlarıyla tabloda.com benim için çok güzel bir hediye sitesi oldu. Arkadaşımın 30 Ağustos doğum günü. Kendisi daha 2 yıllık evli. Onun salonu için zevkine uygun güzel bir hediye seçmeyi düşünüyorum.

Hayatınızdan renk, neşe ve de mutluluk hiç eksik olmasın.


Sevgiyle Kalın...




Devamını Oku »

12 Tem 2016

TATİL GEZİSİ


Geçen sene tatil nedir bilmeyince, şu an ki çalıştığım işe de yeni başlayınca benim için tatil hayal oldu diyordum. Bütün kışı surat asarak ve keyifsiz geçirmeyi planlamıştım ki bu bayramda değişik yerlere gitmek nasip oldu ve bana çok iyi geldi. Yoksa millet bayram gezmesi yaparken ben bahçede ses çıkaran çocukları salatalıkla kovalayacaktım.

Escisem blog sahibesini tanıyorsunuzdur muhtemelen. Kendisi benim 13 yıllık arkadaşım olur. Artık arkadaşlıktan öteye gitmişiz yıllar içinde. Uzun zamandır isteyipte gerçekleştiremediğimiz şu birlikte yaz tatili hayalimizi sonunda gerçekleştirdik. Biraz kısa oldu, daha yapamadığımız bir çok şey kaldı ama yine de kaldığım günlerdeki gezme, yeme, içme, bol kahkaha ve misafirperverlik bile yetti de arttı.

Ege'ye daha önce gittim fakat daha aşağı kısımlara. İzmir, Çeşme, Seferihisar, Kuşadası, Didim, Bodrum.. Bu sefer yukarılarda gezdim :)

Benim için hep merak konusu olan Ayvalık, Sarımsaklı, Cunda Adası gezildi ya gerisi sorun değil. Eskiden bu kadar kalabalık mıydı bilmiyorum ama özellikle merkezi yerler çok kalabalıktı.

Önce Dikili'ye gittim. Halamları bir kaç saat olsa da görmeseydim küserlerdi. Bayıldım yazlığın verandasına. Hele salıncakta olunca. Bırakın beni orada 1 hafta sallana sallana bir yerlerimi büyüteyim moduna girdim. (Aslında biraz büyümesinin sakıncası yok)

Akşamına da kocaya kaçar gibi Altınova'ya kaçtım. Şanslıydım hem yakın arkadaşım yanımdaydı hem oradaki kızlarla tanıştım ve anlaştık, dolu dolu günler geçirdim.

Arabada müzik açıp gezmek mi dersin, denize girmek mi, adayı talan etmek mi hepsini yaptım.

Bir de bir yere güldüm. Şeytan sofrası denen bir yer var. Bir yeri demir parmaklıklarla çevirmişler,  şeytan ayak iziymiş :)) gidenler mutlaka vardır. Manzarası için gidilir evet ama madem oradaki şeytan ayak izi, kardeşim neden içine para atıp dilek diliyorsun. E şeytanmış. Dilenir mi ondan bir şey? :)) Bizim şu her yerde dilek dileme işimize akıl sır ermiyor vallahi.

Ünlü popçulardan biri de vardı orada. Sanırım konser için gelmiş. Kendisini sevmediğim için buraya yazıp ismini anmayacağım :( :))

Sizi bir kaç güzel hatıra resmiyle baş başa bırakıyorum. Umarım sizler de güzel bir bayram tatili geçirmişsinizdir.

Ne demiş Hz. Ali: Günahsız geçen her gün bayramdır.

Her gününüz bayram olsun...












Devamını Oku »

21 Haz 2016

TATİL, DENİZ, KUM, BİKİNİ


Merhaba;

Uzun süren okul maratonu şu günlerde son buluyor.  İş yaşamı ise yıllık izinlerle güzelleşecek gibi : )
Tabii benim gibi iş yerine başlayalı 1 yıl dolmamış olup, yıllık izin kullanamayacaklar için önümüzdeki bayram tam bir fırsat niteliğinde. Malum yazın tatil yapmayıp gönlü hoş tutmayınca sanki o kış hiç geçmiyor. Ne işe gitmek istiyorum ne de bir şeye kendimi verebiliyorum.

Ben geçen sene de tatil yapmadım hep evdeydim. Kelimenin tam anlamıyla evdeydim hem de. Annemin rahatsızlığından dolayı işten ayrıldım ve 5-6 ay ona baktım o yüzden evden adım bile atmadım desem yeridir. Çok şükür annem düzeldi, ben de kendisi düzelir düzelmez kendime iş buldum ve iş yaşantısına kaldığım tempodan devam ettim. Ve tahmin edersiniz ki geçen seneyi tatilsiz geçirince bu sene de yapmazsam tam da azap günler başlar benim için.

Cumartesi günleri de çalıştığımdan 2 temmuz cumartesi akşamına Ayvalığa yola çıkıyorum. İlk defa gideceğim için çok heyecanlıyım. Hem de 13 yıllık arkadaşımla birlikte tatil yapacağız. İlk defa. Bu yüzden heyecanım ikiye katlı : )

2 yıl önce ekim ayında 3 günlüğüne iş yerinin Antalya seminerine giderken zar zor piyasa da son kalmış bikinilerden birini aldım. Malum ekim ayı olunca bulduğuma şükretmek lazım. Bikinin altı dar, üstü bol :)) Beden numaraları aynı ama yine de karıştırmışlar mı diye içimden geçirmeden edemedim.

Bu sene doğal olarak bu sıkıntılı zamanlardan sonra yapacağım tatilimi gönül rahatlığıyla giydiğim bikini ile yapmak istedim. Çok gezdim ama insan zor beğenen biri olunca, öyle hemen bulamıyor.

Ben de instagram sayfalarına bakmaya başladım. Sonuçta bu sıcakta dışarı çıkmadan, aynı anda bir çok model insanın elinin altında oluyor.  @plajbutigi sayfasına göz gezdirdim ve bazı modelleri sordum. Onlarda internet sitelerinde bir çok modelin olduğunu söyleyince www.biarkadasa.com sitesini ziyaret ettim. Bir çok bikini modeli, fantazi iç giyim modelleri mevcut. Veee işte bu bikiniye aşık oldum.

Belki renkli bir şeyler seçseydin diyeniniz olabilir ama siyahın asaleti ve tasarımın seksi duruşu beni çok cezbetti ben de hemen sipariş verdim. Kargoya da hemen verdiler ertesi gün elime ulaştı. Şimdi dört gözle bayramı bekliyorum ki tatile gidip, hem çisem ile harika vakit geçireyim hem de çok severek aldığım bu bikinimi gönül rahatlığıyla giyebileyim.


Siz model için neler düşünüyorsunuz. Renkli olsaydı diyeniniz var mı? Yoksa benim gibi siyahın cezbediciliğine kendinizi kaptırıp aynısını mı alır mısınız??

Devamını Oku »

26 May 2016

SAÇ MASKESİ


Saçlar sanırım her kız için önemlidir. Kısa veya uzun olması fark etmiyor.

Küçükken annemin anlattığına göre (neredeyse her miniğin saçları böyledir :)) saçlarım sarı ve kıvır kıvırmış. Sonra hem rengi koyulaşmış hem de dalgaları azalmış.

Annem-Babam çalıştıkları için küçükken abimle babaannemlerde kalırdık. Babaannem uğraşmak zorunda kalmasın diye benim o güzelim saçlarımı gidip kestirdiler. Hem de erkeklere yapılır ya 'Amerikan modeli' diye işte ondan. Kısacık saçlarım vardı 3. sınıfa kadar. Sonra yavaş yavaş uzatmaya başladık. Evet saçlarım gürleşti fakat hep içimde kaldı uzun saçlı resimler çektirmek. En çokta sınıftakiler iki yandan saçlarını bağlarlardı, 2 kulak gibi, onu yapamadığım için hep üzüldüm.

Bu anılardan mıdır bilmiyorum fakat o gün bugündür saçlarımı omzumdan daha kısa yapmadım hiçbir zaman. Yaklaşık 2 senedir de belim de kullanıyorum. Çok bakım istiyor ve de dökülüyor, dolaşıyor. Yine de seven biri için uğraşmak pek sorun değil sanırım. Bu sözüme katılır mısınız?

Malum son zamanlarda Kore ürünleri çok revaçta olunca ben de satan bayanın övgülerine dayanamayıp geçen sene bu saç maskesini almıştım.


O kadar övdü ki, seminer için  gittiği oteldekiler akşam almışlar ve bu maskeyi kullanmışlar ertesi gün hepsi 4er tane daha almış. Elinde hiç ürün kalmamış. Ümitlendim. Aldım geldim eve. Bir tane normal boneli, bir tane yedek sadece maskenin kendisi.

Yaptım ama pişmanlığım da beraberinde geldi. Ne parlaklık, ne nemlendirme ne de besleme vaadini yerine getirdi. Yıkayıp kuruttuktan sonra annem saçların neden öyle duruyor diye yüzünü kırıştırıyordu. Gerçekten saçlarım mat duruyordu. Açmak için çok çaba sarf ettim. O yüzden de yedeğini rafa kaldırmış oldum.

Normalde kendim zeytinyağından maske yapardım fakat her kız gibi ben de maskeleri denemeden rahat edemiyorum. Bu maske iyi gelmeyince epey ara verdim saç maskelerine. Yağ ve sprey saç kremi kullandım sadece.

Aradan epey zaman geçince yeni, güzel vaadleri olan SDHairPack ile tanıştım. Diğer maskeyi kullandıktan sonra geçen zaman bayağı olunca yeni bir ürüne de şans vermek istedim. Bu ürün de kore malı. Yine saçı,besleme, bakım yapma, parlaklaştırma gibi vaadleri var..


Kutunun içerisinde 1 adet bone mevcut. Bonenin içinde bakım kremi var. Saçlarınızı yıkadıktan sonra boneyi başınıza geçiriyorsunuz ve bant ile kafanıza göre ayarlıyorsunuz. İçerisindeki kremi saçlara iyice yedirmek önemli. Bir kaç dakika masaj yapabilirsiniz. Sonrası 15 dakika beklemeye kalıyor. Tekrar saçları yıkamak ve kremi akıtmak gerekli.

1.si kremi akıttıktan sonra saç kremi kullandım mı diye merak ederseniz evet kullandım. Zira boyalı ve belime kadar olan saçlarımı tek hamlede açabilecek pek bir ürün bulunmuyor.

2.si saçlarım yukarıda ki maske gibi mat durmadı fakat extra parlaklık fark etmedim.

3.sü saçlarım gayet güzel kokuyordu,

4.sü  saçlarım kuru ve elektriklenmiş değil, nemli ve sakin durdular. Benim için en önemli madde budur. Saç kremi kullanıp açabilirim saçımı sorun değil ama gün içinde kuru ve çirkin saçlarla dolaşmak istemem. Hele bir de iş yerime  öyle saçlarla geldiğimi düşünemiyorum :)


5si tekrar alır mıyım? Evet ara ara alıp kullanmak ve uzun vadede saç bakımımda nasıl etkileri olacağını görmek isterim.

Bu maskeyi kullanıp deneyenlerin yorumlarını da merak ediyorum açıkçası.

Sevgiyle Kalın...


Devamını Oku »

18 May 2016

LOREAL VOLUME MİLLİON LASHES


Rimel konusu çok seçicilik isteyen bir mevzu.

2-3 kere üst üste aldığım rimel sayısı çok azdır. Bu az olanlardan biri Deborah 24 ORE Absolute Volume, biri de Loreal Volume Collagene.

Kirpiklerim orta uzunlukta. Renkleri çok koyu değil. Kıvrık durmuyorlar. Kıvrık durmalarını sağlayan pek bir şey de bulamadım. Kirpik kıvırıcı kullanamıyorum. Bana biraz ürkütücü geliyor şahsen sanki göz kapağımı da sıkıştıracakmışım ya da kirpiklerim kopacakmış gibi. Rimeli sürdükten sonra kirpik tarağıyla tararsam eğer biraz kıvrık durabiliyor fakat o da çok uzun sürmüyor.

Neyse asıl mesele bir rimelde aradığım özellikler çoğunuzla aynı. Topaklanma yapmadan siyah belirgin kirpiklere kavuşmak. Yapışık kirpiklerden oldum olası nefret etmişimdir. Ki bu yeni bir akım olarak şu aralar piyasa da. Takma kirpikleri bile var öbek öbek yapıştırılmış kirpikler. 

Tek tek ayrılmış fakat cılız durmayan, siyah belirgin kirpikler, biraz da kıvrık ve uzun durursa değme keyfime.

Tabii şimdiye kadar bunların hepsini bir arada sunan bir rimelle karşılaşmadım. Yani sunanla karşılaştım da benim kirpiklerimde bütün bunları yapabilene rastlamadım.

Kıl fırçalardan çok plastik fırçalar tercihim oluyor. Ve de kısa fırça değil uzun fırçalı olanlarla daha iyi anlaşıyorum. Kirpiklerimin üst ve iç bölgelerine daha iyi yerleştiğinden daha az topaklanma ve daha tek tek ayrılmış kirpiklere kavuştuğumu düşünüyorum.

Son dönem de favori rimelim Loreal Volume  Million Lashes(altın renkli).  Loreal ürünlerini hep çok sevmişimdir. Sadece Telescopic Mascarasıyla anlaşamadık bir türlü.



Fakat million Express mascaranın fırçası tam benim istediğim gibi. Plastik, Uzun kıllar. Gerçekten topaklanma yapmadan kirpikleri tek tek ayırıyor. Siyahlaştırması da fena değil. Ben tek katta istediğim belirginliği yakalayamadığımdan 2 kat sürüyorum.


Yeterince kirpikler birbirinden ayrı durduğundan extra kirpik tarağı kullanmama gerek kalmıyor. Tek eksisi kıvırmıyor. En çok ihtiyacım olan şeylerden biri ne yazık ki bu rimelle ulaşamadığım bir şey. Gün için de dökülme yaşamadım. Kırmızı renkli olan Volume Million da dökülme yaşayanlar olmuş.  Kirpikleri kalıp gibi bırakmıyor. Yani kuruduktan sonra dokunduğumda taşlaşmış kirpiklerle karşılaşmıyorum. Tabii ki rimelden dolayı sertleşiyorlar fakat kalıp gibi değiller.


İndirim zamanı 28 TL gibi bir fiyata almıştım. Eminim daha fazla indirim de oluyordur. Tekrar alır mıyım? Evet, kesinlikle. Fırçasını, yapısını ve tek tek ayrılan kirpiklerimi sevdim.


Eğer kendinize uygun bir rimel için rimel karşılaştırmalarını okumak isterseniz buyrun buraya.



Sevgiyle Kalın...

Devamını Oku »

16 May 2016

2 HOROZ, 5. KAT


Tam hatırlamıyorum sanırım 3 ya da 4. sınıfa gidiyordum. Hayvanları hep sevmişimdir. Tutturdum anneme ben civciv istiyorum. O zamanlar sokakta oynayan bir nesildik. Arada ateri oynamışlığımız var ama dışarıda kuka oynamanın ve ya çinçan atlamanın yerini tutmuyor.

Neyse nasıl istiyorum civciv anlatamam. Annem bıktı en sonunda gittik almaya. Adam tek almayın yoksa yalnızlıktan bağıra bağıra ölür dedi. Ben nasıl hevesliyim. Annem kıyamadı iki taneyi de aldı geldik eve. Sonradan öğrendim annem pek yaşamazlar diye düşünmüş ikisini alırken. Ama benimkiler onu utandırdılar. Civciv yemiyle besledim bunları. Hergün 5 kat aşağıya indirip bahçeye saldım yerlerde otlasınlar diye. Hatta bir gün kedinin biri sen pusuya yat. Duvardan atla bunların üstüne. İki yavrucak nereye kaçacaklarını şaşırdılar, bahçenin kapısı olmadığından yola atladılar. Durun durun korkmayın. Araba falan çarpmadı. Çünkü kapının önünde oynayan cengaver mahalle delikanlıları (ki içlerinde abim de var, o zaman 12-13 yaşlarındalar) düştüler bu ikisinin peşine. Erkekler ayrı koşuyor, ben ayrı koşuyorum, kedi apayrı koşuyor. Biz can derdindeyiz, kedi et. Ama insanoğlu galip geldi, yakaladık civcivlerimi. Çıkardım yukarı bir daha da aşağıya indirdiğimde hep gözlerim tetikte oldu.

Derken zaman geçti bunlar ölmedi büyüdü. Artık buğday yesinler diye çok uğraştım ama keratalar ağzının tadını iyi biliyorlardı civciv yeminde ısrar ettiler. Ev 5. kat. Balkonda kutuda duruyorlar. Artık uçmaya çalışır oldular. Gittim soba kolisi buldum daha uzundu en azından uçamadılar içinden.
Bir gün sabah kalktım okula gideceğim. Annem önlüğümü giydiriyor. Bir de ne duyalım. Apartmanın 5. katında horoz ötüyor. Evet evet benim yavrular öyle büyümüş ki ikisi de horoz olmuş bir de sabahın köründe ötmeye başlamışlar.
İşte o ötüş kötü şeylerin sinyaliydi. Zira bizimkiler artık onları besleyemeyeceklerini söylediler. Olmazmış. Aparmanın en üst katında, her sabah öten 2 horozla yaşayamazmışız. Çocuk aklı bana yaşanır gibi gelmişti. Zaten ne yapacaktık ki. Kendi ellerimle büyütmüştüm onları. Delikanlı etmiştim, ama bir gün o kara gün geldi babam ikisini de kesti. Hem de banyoda. Üstelik annem de onları pişirip pilavın üstüne oturtmuştu. O zamanlar yer sofrasında yiyorduk. Sofrayı kurdular getirdiler tepsiyi. Olamazdı. Gerçek olamazdı. Ama karşımda pilavın üstünde duruyorlardı. Ben yine çok ağladım ama bizimkiler oralı olmadı. Aksine gel sen de ye çok lezzetli dediler. Ben. Ben onları büyütmüşüm bir de yiyecekmişim. Bu deneyim sorumluluk duygumu geliştirmişti.

Ama ben son kısmı değil de iyi olan kısımlarını hatırlıyorum ve bu beni gülümsetiyor. Küçüklükten bir anı...
Devamını Oku »

14 May 2016

KARANFİL İLE KAŞ BOYAMA


Bugün size artık çoğu kişinin yaptığı kaş boyama işinin çok pratik, maliyetsiz ve doğal halini göstermek istedim.

Kaş boyama işi o kadar popüler oldu ki, kaşları sık ve gür olanlar bile daha belirgin yapmaya başlar oldu.

Neyse benim kaşlarım siyah ve gürlüğü de fena olmadığından ben o tarz bir girişimde bulunmadım fakat size bu işlemi doğal bir yolla yapmanın basit ve masrafsız yolunu da anlatmak istedim. Üstelik 2-3 ay gibi bir kullanımda kaşları da gürleştiriyor.  Kaş farı veya kaş kalemi kullanmaktan daha güzel bir yol.

‘’Karanfil’’

Yanlış okumadınız. Bir paket karanfili alıyorsunuz ve harika bir kaş boyası elde ediyorsunuz. Eminim çoğu kişinin evinde karanfil bulunuyordur zaten.

Aşağıdaki videoda detaylı anlattım. Kaşlarım biraz gür olduğundan çok belli oldu mu boyadığım bilmiyorum ama uygulamayı sadece anlatıp havada bırakmak istemedim.

Öncelikle karanfili bir cımbızla yakalayın ve ateşe tutun. Çakmakla da olabilir. Ne kadar uzun durursa ateşte o kadar koyu renk veriyor haberiniz olsun. Uzun süre dediysem saniyeler bazında. Yani 1-2 saniye ile 3-4 saniye arası olabilir. Daha sonra hemen söndürün ve birkaç saniye soğumasını bekledikten sonra el ile tutabilirsiniz. Sıra geldi kaşları doldurmaya. İstediğiniz yerlere istediğiniz kadar sürebilirsiniz. Hem doğal, hem masrafsız hem de akma olmuyor. Gün içinde kaşlarım da herhangi bir akma, bozulma görmedim. Tabi ben biraz da az sürmüştüm. Zira zaten siyah olan kaşlarımı bir de boyayınca çok komik duruyorum : ) Eğer özellikle silmezseniz ertesi güne bile kullanabilirsiniz.



Bu yöntemi bir güzellik uzmanından öğrenmiştim. Yoksa kırk yıl geçse böyle bir şey yapmak aklıma gelmezdi.


Sevgiyle Kalın..
Devamını Oku »

10 May 2016

GÜL SUYUNUN FAYDALARI


Herkes gül suyu faydalı der fakat faydası nedir diye sorsak genelde aynı cevabı alırız ‘ Gözenekleri sıkılaştırır.'

Elbette gül suyunun çok güzel bir etkisidir bu; fakat daha bir çok faydası var ki onları da konuşmak isterim. İçerisinde A, B3, C ve D vitaminleri içeriyor. Gül kokusunu sevmeyenler olabilir. Bana da biraz baskın geliyor açıkçası. Normalde de gül ve lavanta kokularından hoşlanmam. Fakat cilt için faydalıysa ister istemez katlanılıyor :)

Öncelikle saf gül suyu bazı ciltlerde alerji yapabiliyor fakat bu nadir bir durum.  Gül suyu bütün cilt tiplerinde kullanılabilen harika bir ürün. Saf olanı bulmak biraz zor olabilir zira, saf diye satıyorlar fakat içinde karışım olabiliyor.

Gül suyu;

*Yukarıda da bahsedildiği gibi gözenek sıkılaştırma özelliği en çok bilinen maddesi.

*Cildi temizleme konusunda çok başarılı. Makyaj temizleyicisi olarak kullananlar var.

*Düzenli kullanımda ince kırışıklıklara da iyi geldiği birçok kişi tarafından doğrulanıyor.

*Göz çevresi morlukları ve şişlikleri için de doğal bir yöntem(Bu yönünü bilen kişi çok az.).

*Sabah akşam tonik gibi kullandığınız gül suyu ciltteki sivilceleri kurutuyor; fakat yağlı cilt biraz problemli olabildiğinden eğer sivilceleri çoğaltırsa pudra ile karıştırıp yüz maskesi olarak kullanabilirsiniz. Bu yüzden kuru ciltler üzerine nemlendiricilerini sürsün mutlaka.

*Antiseptik özelliği vardır. Cilt kızarıklıklarına, mantar, egzama gibi durumlar için de kullanılabilir.

*Benim de yaptığım gibi yaz aylarında buz olarak dondurup yüzünüzü bununla temizleyip buzu gezdirebilirsiniz. Kan akışını hızlandırarak doğal bir canlılık ve parlaklık kazanırsınız.

*Gül suyu saçlara da kullanılıyor ve çabuk uzamasında yardımcı oluyor. Bunu da deriyi uyararak kan akışını hızlandırmasıyla yapıyor. Doğal olarak saç daha parlak ve canlı oluyor. Banyodan çıkmadan önce son durulama suyuna gül suyu ekleyip dökebilirsiniz. İçerisine farklı etkili bitkiler koyup kullananlarda var. Fakat o zaman bekletip saçları durulamanızı öneririm.

*En çok sorulan sorulardan: Gül suyu içilir mi? Doğalsa neden olmasın. Kendiniz yaptığınız ya da mutlaka güvenilir bir yerden aldığınız saf gül suyu olmalı. Benim şu an elimde Norm Bitkiselden elde ettiğim saf gül suyum var. Ve yemeklere de konuyor. Fakat ben genelde cildim için kullanıyorum.Sadece bir kere güllaç yaptığımda üzerine dökmüştüm.



Nasıl ki her ürün her cilt için aynı etkiyi yaratmıyorsa, yukarıdaki bilgilerde de herkeste faydalı olacak koşulu bulunmuyor. Fakat bahsedilen doğal gül suyu olunca çoğu kişinin memnun kaldığı ve kullandığını, kimyasallara göre çok daha faydalı olduğunu göz ardı etmemek lazım.

Sevgiyle Kalın…


Devamını Oku »