31 Tem 2017

FIT IN TIME DENEYİMİM

Merhabalar :)

Biraz makyajdan ayrı bir konuda yazmak istedim.

1,5 senedir spor yapan biriyim. Arada mecburi mola vermelerim oldu fakat onun haricinde hep düzenli gittim.

Haftada 3-4 gün 1,5 saat civarı yapıyorum. Benim için artık yaşam biçimi oldu spor.

Tabii ki bununla birlikte gelen sağlıklı yaşam ritüelleri de. En önemlisi de sağlıklı beslenme.

Gün içinde yediğim şeylerin kalorilerini hesaplayarak yiyorum. Fakat bu kalori hesabını yaparkende sabah kahvaltısında alacağım belki 270 kaloriyi gidipte 1 dilim pasta yiyerek alayım demiyorum. Dedim ya sağlıklı besleniyorum.

Daha çok haşlama, daha çok yeşillik, daha az yağ, daha az kızartma. Zaten 2,5 yıldır kahvaltılar hariç ekmek kullanmıyorum. Oda tam buğday ekmeği oluyor. Bu düzene alıştım artık. Benim için yaşam biçimi oldu.

Evimize yakın bir yerde spor salonuna üyeyim. Biraz kalabalık bir yer fakat yine de iş görüyor.

Fit in time'ı aranızda hiç duyan oldu mu ?

Alman teknolojisiyle yapılan aletleri var. Randevulu sistemle çalışıyorlar.

Gittiğiniz zaman yanınızda götürmeniz gereken tek şey spor ayakkabılarınız ve de bir adet temiz çamaşır. Giyinme odalarında duşları ve kıyafetleri ile havluları hazır oluyor. Siyah kısa kollu tişört ve siyah kapri kısalığında taytlarını giyiyorsunuz ve bir duvarı ayna olan spor odasına geçiyorsunuz. Belli bölümlerini ıslattıkları aparatları ve yeleği size hocanız giyindiriyor. Sıkı sıkı bütün kemerler bağlandıktan sonra ortada duran aletteki kabloları üzerinizdeki özel giyside bulunan yerlere yerleştiriyorlar. Başta bir şey hissetmiyorsunuz fakat hoca cihazdan elektrik akımlarını ayarlamaya başladığında sizde titreşimleri hissetmeye başlıyorsunuz. Kalça, karın, göğüs, kollar, sırt gibi farklı bölgelere sizi rahatsız etmeyecek düzeyde elektrik akımları gönderiyor. Kadınlar hazırlanırken sütyenlerini de çıkarmış oluyorlar. Eğer akımdan rahatsızlık hissederseniz söylemeniz yeterli oluyor, hocanız o bölge akımını düşürüyor.



Size ayna karşısında gösterilen hareketleri yapmanız yeterli oluyor. İlk seansımda her hareketi 1x10 şeklinde yaptırdılar. Buradaki amaç bir egzersiz yapılırken, akımlar sayesinde bütün kasları çalıştırmak. Normalde bir hareketi yaparken o kası 1 kez çalıştırıyorsunuz fakat bu akımlar sayesinde bir hareketi yaparken kası uyararak birden fazla kez çalıştırmak mümkün oluyormuş. Bunu gözle göremeyiz belki fakat; şöyle birşey söyleyebilirim. 1x10 kez ağırlıksız squat yapmama rağmen akımlar sayesinde ertesi gün kalça kısmımın normalde  spor salonunda yaptığım 40 kiloyla 4x12 squatımdaki ağrıyla eş değer oldu.

Fit in time'a haftada bir kez gidilmesi yeterli oluyormuş. 25 dakika süren bir seansta 20 dakika aktif, 5 dakikası dinlenme olarak geçiyor. Dinlenme kısmında uzanıyorsunuz ve aralıklı olarak akımlar vücuda gelmeye devam ediyor. Dediklerine göre bu haftada bir 25 dakikalık seans normal spor salonunda geçen 4-6 saatlik antrenmena eşdeğer oluyormuş bu yüzden haftada bir yapılıyormuş. Pek vakti olmayanlar için iyi olabilir.

Ankara'da 2 yerde var. Çankaya ve Ümitköy'de. Ben çankayadaki yerlerine gittim ve ilk seansımdan çok memnun ayrıldım. Daha gideceğim seanslarım var.

Bu arada benden söylemesi size en yakın bir fitintime yerini arayarak ücretsiz demo seansı talebinde bulunarak uygun bir gün ayarlayıp, uygulamanın size uygun olup olmadığını test edebilirsiniz.

Bu bir reklam yazısı değildir. Benim gibi sağlıklı yaşayıp bu tür şeylere ilgisi olanlar için kendi deneyimimden bir bilgilendirme yazısıdır.

Sevgiyle kalın.
Devamını Oku »

10 Tem 2017

KENDİME PHILIPS LUMEA ALDIM


Merhabalar;

Ortak derdimiz olan sıkıntılardan biri tüylerden kurtulmak malum. Hele yaz aylarında iyice sinir bozucu bir hal alıyor işlemler.

Çok yorum okudum, çok araştırdım ve sonunda philips lumea almaya karar verdim. Herşeyi indirime veya kampanyaya denk getirmeyi sevdiğim için bu ürünü de öyle yaptım.

Ereyon.com sitesi hem diğer sitelere göre kargo dahil ucuza satıyordu hemde 1500 TL üzeri harcamaya 100 TL axess chip para veriyordu. Siteyi ilk defa duyunca biraz netten araştırdım. Bazıları istediklerinin stokta olmamasından yakınmıştı. Ben de işi riske atmak istemediğimden önce mağazaya üye oldum sonra arayıp telefonla stoklarında olup olmadığını sordum. Var yanıtını alınca da hemen siparişi verdim. Öğlen verdiğim sipariş ertesi gün saat 9:30 da iş yerimdeydi. Çok hızlılar vallahi. Bu arada evet o 100 TL'lik axess chip para da yüklendi onu da dün gidip markette eve et alışverişi yaparak harcadım :) (Reklamlar: Tutumlu ve evine düşkün biriyimdir.)





Kutuda cihaz ile birlikte 3 başlık, bir temizleme mendili, 1 taşıma çantası ve kullanım klavuzu yer alıyor.


Benim aldığım Philips Lumea Prestige BRI953 olanı. 3 başlığı var. Kollar ve bacaklar için ayrı, yüz için ayrı ve de bikini bölgesi ile koltuk altı için ayrı yapmışlar. Her bir başlığın boyutu, kıvrımı ve de extra koruması farklı.



Ürünün bir özelliği de hem kablolu hem de kablosuz kullanılıyor olması.


Ayrıca SmartSkin sensörü ile vücudunuza tutarak bölgeyi kaç numarada yapacağınız konusunda fikir sahibi oluyorsunuz. (Sol alt taraftaki büyüteç düğmesi.)



Ürünün bir diğer özelliği de atış yapacağınız bölgeyi jiletle traşlamak zorunda olmamanız. Tabii ki tüyleri almalısınız fakat ağdayla da yapabilirsiniz bu işi. Şahsen yüze jilet vurma fikri bile kötü.


Dün ilk denememi yaptım. Cihazı ayarlayıp teninize 90 derecelik bir açıyla tutmanız gerekiyor. Doğru konumlandığında da arkadaki 'ready' kısmında beyaz ışık yanıyor siz de tetiğe basıyorsunuz.



Eğer bacak gibi büyük bölgeleri yapacaksanız tetiğe basılı tutarak 2,5 saniye de bir otomatik ışın atma işlemi yapabilirsiniz. Bu işlem için size sadece makinayı hafifçe kaydırmak kalıyor.

Siz sormadan ben söyleyim acı hissedilmiyor. Eğer tek tük tüyleriniz kalmışsa bazı yerlerde hafif bir sinek ısırması gibi bir şey hissedebilirsiniz fakat ben olsam buna acı demem. Kalan tüyler ışınla yandığından bir de yanık kokusu oluşuyor hem de başlıklarda leke oluşabiliyor.

İlk kullanımlarda uygulama sıklığı 2 hafta aralıklı olarak belirtilmiş. Ben de ilkini yaptım 2. için bekliyorum.

Çok fazla detaya inmedim fakat sizin sormak istediğiniz bir soru olursa seve seve cevaplarım tabiki.


Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

8 Tem 2017

ANKARA'DA TROMBOSİT VE KAN ARANMAKTADIR.

Merhaba değerli arkadaşlarım.

Kısa bir süre önce size babamın kanser olduğunu anlatmıştım. Ameliyat zamanında bizden babamın kan grubu olan B(-) kan istemişlerdi ve de bulmamız gerçekten zor olmuştu. Neyseki sonunda bulup yetiştirmiştik.

Bir internet sitesine üyeyim. Kan ararken denk gelmiştim. Bir kaç tane böyle site var. Ad-soyad numaranızı ve kan gurubunuzu kaydediyorsunuz. Kan arayanlar site sayesinde sizin telefonunuza mesaj gönderiyor. Ama kesinlikle sizinle ilgili bir şey bilmiyorlar yani telefon numaranızı dahi. Size gelen mesaja karşılık vermek isterseniz siz mesajdaki numarayı arıyorsunuz sadece.

Bana da önceki gün böyle bir mesaj geldi. Benim de grubum olan AB(+) grubu trombosit ve kan gereklidir diye. İhtiyacı olan kızımız Tuğçe Bayraklı. Daha 13 yaşında, önce lösemi teşhisi konulmuş daha sonra aneminin bir çeşidi olduğu söylenmiş. Kendisi şu an Gazi Üniversitesi Hastanesi yoğun bakımında yatmakta. Bilinci yerinde değil. Kalbi 3 defa durmuş ve de havale geçirmiş. Bu yüzden beyninde orta dereceli hasar bulunmakta. Ailesi Zonguldaktan buraya getirmiş. O kadar tatlı bir annesi var ki. Neriman hanım güçlü kalmaya çalışıyor ki kızı da hissetsin güçlü kalsın.

Dün iş çıkışı gittim hastaneye. Damarlarım çok ince olduğundan kan almak istemediler. Ben denemelerini istedim. Biraz zorla da olsa kan verebildim.

Arkadaşlar; Tuğçe için her gün 3-4 kişiden trombosit ve de kana ihtiyaç var. Ankara da olup AB(+) kan grubuna dahil olanların bu sevaba ve iyiliğe gönül vermesini rica ederim. Gitmek isteyen olursa benim mail adresim burcakgulsum@gmail.com Bana ulaşırlarsa hastamızın annesi Neriman Hanım'ın numarasını verebilirim. Ve ya direkt hastanenin kan merkezine gidip Tuğçe Bayraklı için diye söyleyip trombosit ve kan bağışınızı yapabilirsiniz.

Lütfen bağışlarınızla hayat kurtarın. Bir annenin çaresizliği var orada. Ve de daha gencecik hayatı bile tam deneyimleyememiş bir genç kızın yaşamı.




Şimdiden teşekkür ederim hepinize..


Devamını Oku »

5 Tem 2017

TATLI KRİZİNİ ÖNLEYECEK SAĞLIKLI PUDİNG


Merhaba;


Bu aralar sağlıklı, minik tarifler paylaşmaya başladım umarım beğeniyorsunuzdur.

Kilo vermek değil de yağ oranımı azaltmak ve sağlıklı şeyler yiyerek yeme isteğimi bastırmak benim için daha önemli.

Normalde spor yapıyorum. Fakat zorunlu bir ara verdim spora. Yeniden başlayacağım üyeliğim devam etmekte. Gidemediğim zaman da ipin ucunu kaçırmamaya çalıştım yine de. Ben de polikistik over sendromu olduğundan insülin direncim oluşuyor ve bazen tatlı şeylere düşkünlüğüm daha da artıyor. Özellikle spor yapmadığım zamanlar bunlara karşı koymak inanın zor oluyor.

İşte bu tür krizlerimi atlatmamı sağlayan tariflerimden biri de bu muzlu chia tohumlu pudingim. Hem şeker yok içerisinde hem de gerçekten sağlıklı.



Öncelikle malzemeler;

*2 porsiyon muz (1 orta boy muza denk geliyor. Muzun yarısı 1 porsiyon sayılır.)
*3 yemek kaşığı chia tohumu
*1 çay kaşığı kakao
*1 su bardağı süt (light tercihtir.)

Muzu, kakaoyu ve sütü blenderdan geçiriyoruz. sonra kapaklı bir kavanoza alıyoruz. Ben 2 küçük kavanoza bölerek 2 porsiyon hazırlıyorum. Kavanoza aldığımız pudingin içine chia tohumlarını ekliyoruz. Ben her bir kavanozuma 1,5 yemek kaşığı döktüm.



Karıştırıp buzdolabına koyuyoruz. 3-5 saat durup katılaşsın dolapta.  Yarım saatte bir karıştırarak chiaların da yapışmasını önleyebilirsiniz.

Bir kavanozu yaptığım gün canım çok tatlı istediğinde yemiştim. Diğerini ise bir kaç gün sonra iş yerime getirip dolaba koydum ve ara öğün yerine tükettim.

Rengi hoşuma gitmedi demeyin tadı için öyle diyemeyeceksiniz :)


Ara ara bu tarz yiyecekler paylaşacağım burada. Merak edenler takipte kalabilir :)


Afiyet olsun.


Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

4 Tem 2017

GRANOLA TARİFİM

Ne yazıkki kilo almaya meyilli bir vücudum var. Tabii bir o kadar da abur cubur yemeyi seven biriyim.

Giresun'da okurken yurt zamanlarımda 58-59 kiloları gördüm. Çok değil belki ama 160cm boyutunda biri için toplu durmasına yeterli bir ağırlık. Alınan 3-4 kiloyu vermek kolay fakat dikkat etmeyip devamı getirilirse artık işler çığırından çıkıyor. O yüzden önemli olmalı bence alınan 2-3 kilo.

2 Yıldır ekmek pek tüketmiyorum. Sadece sabah kahvaltılarımda. Genelde tam buğday ekmeği oluyor. Çok nadir öğlen ekmek tüketirim. Sevmediğim bir yemek olacakta ben de karnım biraz doysun, tadını çok almayayım diye yerim. Yoksa yok yani.

Tatlı şeylere aşırı düşkünlüğüm olduğundan en azından evde kendi yaptığım şeylerden arada tüketmek için güzel bir granola tarifi aradım sitelerden. Zira yulaf tek başına gitmiyor.

Sanırım idil tatarinin tarifiydi çok sevmiştim. Sonra diğer sitelere de iyice baktım. Aslında öyle tam bir tarifi de yok. Basit bir kaç püf noktayla kendi granolamızı yapıyoruz.

Ben de şu şekilde bir şey denedim.

-Evde bekleyen yulaf ezmesi (2 bardak kadar)
-Yarım su bardağı çiğ fıstık
-Yarım su bardağı çiğ fındık
-yarım su bardağı çiğ badem
-2 kaşık süzme bal
-1 çay bardağı pekmez (biraz daha azı olabilir)
-1çay kaşığı tuz (Ben fıstıkların tuzu yeterli olur diye tekrar atmadım, çok tuz tüketmiyorum.)
-1 tatlı kaşığı tarçın
-1 çay bardağı elma püresi. (Hazıra konmak için bebeklere özel hazırlanan meyve pürelerinden kullanabilirsiniz)


(Genelde siteler 1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı veya zentin yağı da eklemiş fakat ben de yağlı kağıt kalmamıştı fırın tepsisinin altını yağlayacağımdan ekstra yağ koymadım)

Öncelikle yemişleri karıştırdım. Bu yemişleri kullanmak zorunda değilsiniz. Damak zevkinize göre şeyler ekleyebilirsiniz ya da sevdiğiniz yemişi fazlalaştırabilirsiniz.

Daha sonra başka bir kasede pekmezi, balı, meyve püresini ve tarçını karıştırdım. Karışımın üzerine kuruları ekledim ve hepsi ıslanana kadar çevirdim. Hepsinin ıslanması önemli.

Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsininin üzerine dökün ve kaşık yardımıyla yayın. (Yağlı kağıdınız yoksa benim gibi tepsiyi yağlayın. Bir kaç noktada yapışma oldu ama ne yapalım :) )



180 derecelik önceden ısıtılmış fırına atın. 10-15 dakika sonra çıkarın ve malzemeyi karıştırın ki her yer tamamen ısı görüp kıtırlaşsın. Tekrar fırına verip yaklaşık 15-20 dakika daha pişirip fırını kapatın. İlk çıkardığınızda biraz yumuşak olması normal, oda sıcaklığında yarım saat kadar soğuduktan sonra kıtırlaşıyor.

Eveet geriye ağzı sıkı bir kavanoza alıp istediğimiz zaman tüketmek kalıyor. Genel de kahvaltılık öğün olsa da ben tatlı istediğim zamanlarda isteğimi bastırmak için kullanıyorum. Ve de sade olarak tüketiyorum. Süt içerisine koyarak denemedim fakat yoğurt içine koyup yemek çok güzel oldu bence..

Hava almayan kavanoz içerisinde uzun süre dayanıyormuş.


Ne kadar sağlıklı olsa da, tatlı bir yiyecek olduğundan günde 3-4 çorba kaşığını geçirmemekte fayda var.

Kendi güzel tarifleriniz var ise bana yan taraftadaki mail kısmından gönderebilirsiniz. Hem buradan paylaşırım hem de hepimiz sebepleniriz :)


Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

3 Tem 2017

HC CARE ÇİFT FAZLI MAKYAJ TEMİZLEME ÜRÜNÜ

Merhaba; keyfiniz nasıl :)

Uzun zamandır kullanıp dün itibariyle bitirdiğim HC Care çift fazlı makyaj temizleme ürününe biraz değinmek istedim.




150 ml bir şişede adına yakışır şekilde su ve yağdan oluşan bir ürün. Bu arada yağ kısmının maviliği çok hoşuma gitti :)

Özellikle waterprof olan ürünleri iyi çıkarma vaadi olan bu ürün normal temizleme sularına göre gayet işlevli.

Göz ve dudakta rahatlıkla kullanılabilir.

Yağlı bir his bırakmama vaadinde fakat bence bırakıyor. Göz çevremi yağlı hissetsem de kuru kalmasına göre bu daha iyi bir şey. Hem de yağ bezeleri oluşturmadığını söylemeliyim. Yani bu bir avantaj.

Çalkalayıp pamuğa aldıktan sonra sık sık tekrar karıştırmak gerekiyor çünkü diğer çift fazlı ürünlere göre çok çabuk ayrışıyor yağ ve su.

Gözleri sızlatıyor mu derseniz bence evet. Rimele göre de değişiklik gösterebilir fakat benim gibi hassas gözleriniz var ise hafif sızlatır. Ve ben temizledikten sonra gözlerimi çok rahatsız hissediyorum. Gerçi bu sorunum bu ürün için değil; bütün çift fazlı ürünlerde nüksediyor.


Suya dayanıklı makyajı da güzel temizliyor. Kullandığınız makyaj ürününe göre biraz boyayı dağıtabiliyor. İyice temizlemek lazım.

Fiyatı 28 lira civarı. İndirime denk getirilebilir.

Tekrar alır mısın derseniz, almam. Fakat almamamın nedeni ürün özelliklerinden değil çift fazlı ürünlerin gözlerimi çok rahatsız etmesinden kaynaklı.


Devamını Oku »

28 Haz 2017

SÜRPRİZ

Hayat sürprizlerle dolu!!

Sürpriz kelimesi hep güzel şeyler çağrıştırır insanın aklında. Fakat ne yazık ki kötü sürprizler de yer alıyor hayatta.

Geçtiğimiz aylarda çok acı şeyler yaşadık. Ruhen çöktük neredeyse. Neyseki bu aralar her şey düzelmeye başladı.

Biraz günlük tutar gibi olacak bu yazı ama içimi dökmek istedim.

Uzun zamandır elimde olan bir kist yüzünden yeterince ağrı çektiğimi düşünüp doktora gittim ve hemen ameliyat denildi. Ben de operasyon için tarih aldım. Ben; ufak bir şey, hemen alıp yollarlar diye düşünürken kemiklerin arasına kadar uzanan bir sapı olduğu için tahminimden daha detaylı bir ameliyat oldu. Çıktıktan sonra elim 1 hafta alçıda kaldı.

Ama beni asıl üzen şey bu değildi. Çünkü bunu kendi isteğimle aldırmıştım ve en geç 1 ay içerisinde zaten düzelecekti.

Ameliyat olduğumun ertesi günü babam kendi tahlillerini doktora götürdü. Uzun yıllardır çektiği mide ağrısı için hortum attırmıştı. Sonuçlarını gösterdikten sonra o gün telefonda anneme söylediği şey yüzünden bütün vücudum buz kesti. Sonuçlar temiz çıkmamıştı. Ameliyat olabilirsin diye söyleyip onkoloji birimine göndermişler babamı.

Duyunca ağlamakla ağlamamak arasında kaldık. Çünkü herkes gibi bizde de 'bize bir şey olmaz' düşüncesi yer alıyordu. Ama oluyormuş. Senin düşünmene gerek kalmadan gelip seni ve sevdiklerini buluyormuş. Ve sana da kabullenmekten başka bir şey kalmıyormuş.

İlk haftalar hastalığın ismini asla telaffuz edemedim. Sadece sonuçlar temiz çıkmadı diyebildim. Ama ben söylesem de söylemesem de babam kanserdi. Hastalığın ismi bile soğuk.

İlaçlı tomografi çekildi. Başka yerlere dağılmış mı görmek için. Ailece sonuç göstermeye gittik. Doktor bakıp bir kelime edene kadar içimden aklımdan neler geçti anlatamam. Hafta sonu babamla hanımeli çiçeği fidesi ekerken çektiğim resimde neden babamın yüzünün tamamı çıkmamış onun bile kederini yaşadım o an. Çünkü daha fazla resmi olmalıydı ben de. Bunu da böyle bir zamanda anlamıştım.

Doktor başka bir yere sıçramadığını ve sadece midede olduğunu söyledi. İnsan buna bile şükür diyor. Şükür ki başka yere yayılmamış. Hemen ameliyat tarihi verdiler. Ameliyatın gidişatına göre ya hepsini ya da bir kısmını alacaklarını fakat buna açtıkları sırada karar vereceklerini söylediler.

Biz yine de ilk doktorda hemen ameliyat ettirmek yerine biraz araştırıp başka iyi bir doktora yönelmek istedik. Tam da istediğimiz gibi Ankara Yüksek İhtisas Hastanesinde Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı'yı bulduk. Normalde randevu tarihini bile çok ileri bir zamana veriyorlarken araya tanıdık birilerini koyarak erken zamana aldık.

Muayeneyi oldu babam. Zaten belliydi ameliyat dediler. Tahlilleri yaptırdık ve 2 hafta sonraya gün verdiler. O iki hafta nasıl geçti size anlatamam. Dışarıdan bir şeyi yoktu babamın ama konuyu bilmek bile işkenceydi. Sanki geçen her gün, her dakika yayılacak ve kötü şeylere davetiye çıkaracakmış gibi düşüncelerle kuruntularla geçti.

Ameliyatını verdikleri tarihten 1 gün gecikmeli olarak yaptılar. Dile kolay 6 saat ameliyatta kaldı. Ne iş yerimde durabildim ne hastane bahçesinde. Daha önce bu duyguyu yaşamışlar bilir. Hastane kapısında beklemek çok zordur. Daha önce de annemi kaç kere ameliyat kapılarında bekledim saatlerce. Şimdi de babamı beklemek zorunda olmak sanki ömrümden ömür aldı.

Saat 11'de girdiği ameliyathaneden, akşam 17:00'i geçe çıktı. Direkt yoğun bakıma aldılar ve kimse bize bir şey söylemedi. Bir tek kelime etmediler. Nasıl geçti, midenin hepsini mi aldılar, durumu nedir hiç bir şey bilmeden öylece ertesi günü bekledik.

Neyseki her şey beklediğimize değdi. Midenin yarısını almışlardı. Çok çabuk toparlayacaktı. 1 hafta sadece serumla beslendi 8 kilo verdi. Zaten zayıf olan babamı, kemikleri sayılır şekilde görmek her seferinde gözlerimin dolmasına yetti. Sonrası rutin hastane odası betimlemeleri olacağından kısa kesiyorum.

Şu an iyi. Evde. Yediklerine dikkat ediyoruz. Az az, sık sık yediriyoruz. Belli bir zaman misafir kabul etmedik. Evde pansumanlarını ben yapıyorum; annemin de zamanında ben yaptığımdan alışkınım bu işlere.

Bize bir şey olmaz değilmiş arkadaşlar. Bize ve sevdiklerimize bir şey olurmuş. Bunu her an düşünüp kafayı yiyerek değil ama bilincinde olarak yaşamak sanırım daha iyi.


Sağlıkla ve sevgiyle kalın...


Devamını Oku »

11 May 2017

ANNELER GÜNÜ İNDİRİM ALIŞVERİŞİ

Etrafta bu kadar güzel anneler günü indirimi olunca değerlendirmeden olmuyor. Yine de ihtiyaç dışı alışveriş yapmama taraftarıyım. Bazen o kadar fazla stok yapıyoruz ki daha kullanmadan tarihleri geçmiş ve ya sırf açıldı diye bozulmalara başlıyorlar.

Aldıklarımı annemle birlikte kullanıyoruz çoğunlukla :)

Kısa alışverişime göz gezdirmek gerekirse aşağıdaki resimde aldıklarım tümünü görebilirsiniz.


Deodorantların hepsini farklı aldım ki farklı marka ve kokuları deneyebileyim. Bunlar migrosta %50 indirim ile ortalama 4.50 liraya geldi. Gratis indiriminde 10 liralar. O yüzden migros daha karlı oldu.


Günlük pedleri ben kullanmayı sevdiğimden her indirim döneminde bu tür kampanyaları mutlaka degerlendiririm. Bunlar da gratiste 80li olarak 6.90'a satılıyordu. Rossman da 100 lüsü daha uygundu benden söylemesi, ben aldıktan sonra gördüm :) Ağzımda arada aft çıktığından diş fırçamı 3 aya kalmadan değiştiriyorum. Bu yüzden çok pahalı marka tercih etmiyorum. Bu fırçanın fiyatı 3.30 TLydi. Performansları diş araları için çok iyi olmasa da fırçalama sonrası diş ipiyle desteklediğimden sorun olmuyor.


Rival de loop firmasının göz kremini ilk defa deneyeceğim. Yeşil çaylı olması biraz daha fazla ilgimi çekti. Umarım iyi gelir. Rossman'da 16 liraya düşmüştü. Max factor rimelleri ise 1 hafta önce almıştım aslında. Elimdekiler henüz bitmediginden açmadım yenilerini.

Gıda kısmında pek indirim yoktu malum. Migrostan küçük bir kahvaltılık gevrek ve kullandığım tek sos olan BBQ sosu aldim. Onların fiyatı ise nesfit 3.95 TL,  Calve BBQ sos 4.95 TL.


Sizler de ihtiyaç dışına çok çıkmamaya çalışın kızlar :)


Sevgiyle Kalın..

Devamını Oku »

8 May 2017

CATRİCE PRİME AND FINE CONTOURİNG PALETTE

Benim kontür serüvenine ilk katıldığım palet olur kendisi.

Bendeki 010 Ashy Radiance

Flaş ile çekilmiş görünümü 

Gün ışığında görünümü 

İlk defa bir ürünün dibini gördüm ve tekrar alırım diyorum. Gri-soğuk alt tonlu bir palet.
Güneş ışığında görünümü 

Kontür kısmı daha yumuşak yapıda.
Mat bir görünüm sağlıyor.
Soğuk alt tonlu, içinde turunculuk barındırmayan(en sevdiğim yönü bu oldu) bir kahve.
Biraz tozutma yapabiliyor.
Kalıcılığı 4-5 saat olarak baz alabiliriz.
Renk verme konusunda bence başarılı.


Aydınlatıcı kısmı ise kontür rengine göre daha sert.
Pembe alt tonlu duruyor.
Kontur fırçasıyla uygulamak biraz zor. Yani sert olduğundan fırçaya çok gelmiyor fakat günlük kullanım için zaten parıl parıl olmak istemediğimden benim için çok uygun bu özelliği
Sim sim durmuyor, ışıltılı duruyor.
Gün için de yüzümde dağılma yapmıyor.

Güneş ışığında yakından görünümü

Bu paleti indirimde yakalayıp tekrardan alacağım. Denemek isterseniz Rossman mağazalarının indirimlerinden güzel fiyata alabilirsiniz. Normal fiyatı sanırım 17 civarı. İndirimden 13 lira gibi bir fiyata almıştım.


Sevgiyle Kalın...

Devamını Oku »

5 May 2017

ALİX AVİEN OJE

Benim tırnaklarım yapısal olarak biraz kısa. Bu yüzden de öyle çok oje sürüp nail artlar yapamam. Yani yapılabilir istedikten sonra ama ben yakıştırmıyorum. Güzel tırnaklı kişilere bırakıyıorum bu işleri.

Yine de arada ben de oje sürmek istiyorum tabiki. Tırnaklar kısa olunca koyu renklerden de biraz uzak durmak gerekiyor. Sedefli, simli, açık renkler bana göre.

Daha önce Gabrini markasının simli bir ojesini kullanıyordum. Biraz iri simli fakat çok güzeldi. Çok çabuk katılaştı atmak zorunda kaldım. Alternatif arayışındayken Alix Avien'in bu güzel ojesiyle yolum keşisti. 188 numara


Çok güzel bir şeker pembesi.
İçerisindeki simler oldukça küçük yapıda.
Çok pütürlü durmadığından cila ile üzerinden geçmiyorum.


Tek kat sürmem yeterli oluyor. Rengini güzel verip, tırnağı güzel kapatıyor.
En sevdiğim özelliklerinden biri normal zamanda pembe üzerine beyaz duran simler, lamba ışığı veya güneş ışığında renkli oluyor. Kırmızı, mor, yeşil, mavi neredeyse bütün tonlar üzerinde :)




Kalıcığı çok iyi değil. Bir de benim gibi ellerinizi sık yıkıyorsanız 2. gün tırnak başlarından hafif soyulmalar başlıyor. Fakat kullanılabilir oluyor. 3. gün ise yenilemek gerekiyor.
Fiyat olarakta çok çok uygun.


Size makro lens ile çok yakından bir fotoğraf çekimi de yaptım. Çok ince duran simleri yakından da çok güzel duruyor. Sizce de oyle degil mı :)





Umarım siz de benim gibi beğenmişsinizdir :)


Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

27 Nis 2017

L'ROUGE DEO SPRAY

Hepimiz ter kokusunu önlemek için ürünler kullanıyoruz. Özellikle yaz aylarında kurtarıcı olan bu ürünler ile ilgili son yıllarda bayağı araştırmalar yapılıyor.

Özellikle mum şeklinde olan ürünler için kansere davetiye çıkarıyor tarzında bir kaç haber duydum.

Aslında sadece mum şeklinde olanlar olarak değil de; içerisinde alüminyum ve paraben bulunduran ürünler için geçerli bu davetiye.

Özellikle alüminyum konusunda çoğu bilim adamının kötü düşünceleri var. Vücudun uzun zaman alüminyuma maruz kalmasıyla kanser arasında bir ilişki olduğunu düşünüyorlar. Çünkü alüminyum DNA yı bozuyormuş ve de DNA'nın bozulması kansere yol açıyor.

Ürünlerimizi alırken bunlara dikkat etmekte fayda var.

Ben de normalde mum roll-onlardan kullanıyordum. Son zamanlarda ise hepsipropada sitesinde de inceleyebileceğiniz L'rouge Deo Sprayi kullanıyorum. Bu markayla tanışmam Nihal'in (ikizlerinmakyaji) etkinliği sayesinde olmuştu.


Ürün;

*İçerisinde alüminyum Klorür, Alüminyum Zirconium, Paraben ve türevleri, boya ve gaz içermiyor.
*Sprey şeklinde.(Sıkarken biraz ürün etrafa saçılabiliyor)
*Pudralı bir kokusu var. Çok çok beğendim.
*Asla yapış yapış bir his vermiyor. Sıkıldıktan sonra çok kısa bir sürede kuruyor.
*Renk vermiyor, giysiler de kendi renginde kalıyor.

*Ve en önemlisi ürün teri yok etmeyi değil ter kokusunu önlemeyi vadediyor. Bunu dikkate alarak kullanırsanız sizi asla üzmeyeceğini söyleyebilirim. Hem bu şekilde ter kanallarımızı kapatmadığından vücudun doğal düzenini de bozmamış oluyor.
*Gün için de bile ürünün kokusunu alıyorum bu şekilde kendimi daha iyi hissediyorum.
*Okuduğum kadarıyla ürün kullanım olarak kısa sürede bitmiyormuş. (Sprey olduğundan dolayı diğer ürünlerden çok uzun kullanımı olacağını düşünmüyorum.)











Ürün kendi sitesinin yanı sıra (Hepsipropada); Hepsiburada gibi bilinen alışveriş sitelerinde de satışta.

L'rouge diğer kullandığım ürünleri


Sevgiyle Kalın...




Devamını Oku »

22 Nis 2017

FARMASİ MEGA SHOCK MASKARA

Merhaba;

Farmasi markasının seveni çok gördüğüm kadarıyla. Ben daha önce hiç bir ürününü kullanmadım. Ebrulimakyaj (Ebru) ve Renklidosyam (Seher'in) yeni yıl etkinliğinde hediye edilen yüz peelingi sayesinde ilk ürünlerini elde etme fırsatı bulmuştum.

Geçenlerde iş yerindeki arkadaşım farmasi ürünlerinin satışına başladığını söyleyince, hazır rimelim azalmışken ben de bu fırsatı değerlendirmek istedim.

İndirimde olan bu rimelin siparişini verdim. Taraklı fırçasıyla mega shock etkisi yaratmayı vaad ediyor.



*Öncelikle rimelin yapısı aşırı olmasa da ıslak. Benim gibi çok ıslak rimellerle anlaşamayanlar için bu bilgiyi başta vermek istedim.

*Rimelin fırçası plastik, taraklı. 1 sıra uzun çıkıntıları var. Kısa taraf ile kirpiklerime rimeli sürdükten sonra uzun taraf ile tarıyorum. Fazlalıkları alıyor hem de daha iyi ayırıyor kirpikleri.

*Uzatma konusunda bence çok iyi değil. Fakat bu hiç uzatmıyor demek değil. Benim beklentilerim sadece birazcık fazla :)

*Belirgin siyah yapıyor kirpikleri. Volume konusunda fena değil.

*Gün içinde rimelde çok fazla dökülmeler olmuyor. Ben alt kirpiklerime uygulamıyorum.

*Topaklanma yapmıyor. Özellikle 2. katı rahat bir şekilde uygulanıyor. 2'den fazla sürülecek katlarda topaklanmaya başlıyor değinmek isterim.

*Bazı yerlerde rimel çok çabuk kuruyor diye okudum fakat ben öyle olduğunu düşünmüyorum

*Akşamları temizlerken çiftfazlı temizleme sularıyla da, normal temizleme sularıyla da gayet rahat çıkıyor.




Fakat şunu söylemeden geçemem ki uzun kullanım sonucunda kirpiklerimde dökülmeler farkettim. Rimeli değiştirip ondan kaynaklı olup olmadığını öğrenmek istedim. Ve evet bir süre eski rimelimi kullanmaya başlayınca dökülmeler de durdu. Yani Farmasi rimeli kirpiklerimde dökülme yaptı bu yüzden de daha bitirmeden kullanmayı bıraktım.


Yüz makyajı konusunda en önem verdiğim yer olan gözlerimi, rimellerim ile belirginleştirmek benim için çok önemli. Yeni rimellerimi Maxfactor'den aldım. Bir süre denedikten sonra burada yorumluyor olacağım :)

Sevgiyle Kalın...




Devamını Oku »

DUYURU !!


Merhabalar;

2,5 yıldır devam ettiğim blogumun instagram faaliyetlerine son vermiş bulunmaktayım.

Yine eskisi gibi buradan, paylaştıklarımla başkalarının beğenisini almaya zorunluymuşum gibi davranmadan, kendimi daha iyi hissettiğim şekilde yazılarımı yazmaya devam edeceğim.

Bu kararımda desteklerinizi beklerim :)


Kendinize iyi bakın..


Yine her zamanki gibi sevgiyle kalın..
Devamını Oku »

1 Mar 2017

#İKİZLERİNMAKYAJI2017 ETKİNLİĞİ


12 Şubat 2017

Blog dünyasındaki arkadaşlığımızı sonunda yüzyüze görüşerek sürdürebildiğimiz ilk gün :)

@ikizlerinmakyajı Nihal  12 ŞUBAT pazar günü harika bir etkinlik ile bizi Batıkent @butikekle de ağırladı.
Kahvaltı için saat 10 da oradaydık.



Butikek öyle güzel bir yermiş ki. Ben çok beğendim. Bayağıda kalabalık. Sevenleri çok yani.
Ama biz üst kattaki böyle güzel organizasyonlar için ayrılmış yerdeydik. Ne kimseyi rahatsız ettik ne de kalabalık için de kaldık. Biz bizeydik.

Butikek bizi harika bir kahvaltı sofrasıyla ağırladı. Neler yoktu ki. Peynir çeşitleri, bal, kaymak, çikolata, yumurta ne ararsan vardı. Bir de kalabalık olunca sohbet, muhabbet daha güzel oluyor. Kaç bardak çay içtim sayısını hatırlamıyorum :)





Kahvaltıdan sonra İstanbul'dan sırf bizim için gelen Bionnex markası temsilcisi Seda Hanım ve Rahmi Bey bizlere bitkisel ürün gruplarını, nelere iyi geldiğini, nasıl kullanılması gerektiğini anlattı. Rahmi Bey gerçekten bitkiler konusunda ve alanında çok bilgili ve yardımcı olmak için elinden geleni yapan biri. İkisine de buradan teşekkürlerimi iletirim. Bize de hediye olarak denememiz için çok güzel ürünler verdiler. Özellikle her kutuya blogger ismine özel çıkartmalar yapıştırmışlardı.




Kutu da şampuan da vardı fakat abim onu hemen kullanmaya başladı. Organik şampuanı 6 aylık düzenli kullanımdan sonra %90 oranda saç dökülmeleri önlüyormuş.




Cecile markası temsilcisi Fatma hanım da bizimleydi. Kendisi çok tatlı, rahat ve iyi bir bayandı. Daha önceden tanıyan blogger arkadaşlarım var kendisini fakat biz yeni tanıştık daha. Bize yeni çıkan mat ruj koleksiyonlarından hediye etti. Bende ki 36 numara. Tam bir kahverengi :) Yanında da yumuşacık sürümlü göz kalemi ve benim çok beğendiğim renkte oje bulunuyordu.




Vissmate markasını ben evimde severek kullanıyorum. Yine güzel ürünleriyle bizi yalnız bırakmadılar. Nedense bu markaya çok güveniyorum. Ürünlerini kullanınca gözüm arkada kalmıyor.



HC Care yazısını görünce Nihal'in elinde saç bakım yağı geldi sandım ve çok sevindim. Sonra dikkatle inceledim ki meğer yağ değil makyaj temizleme suyuymuş. Ne yalan söyleyim buna daha çok sevindim. Hergün isten gelince makyaj temizleme yüzünden dayanmıyor bana bu ürünler :) Denemek için sabırsızlanıyorum.



Acnecinamide ürünleri ise beni benden aldı. Hele ki sivilce üzerine sürülen jeli. O ne kadar güzel bir ürün öyle. Çıkan sivilce üzerine günde 1-2 kere uyguluyorum hemen kurutuyor. Mendilini denememiştim onu da ilk defa bu etkinlik sayesinde deneyeceğim.



Essence_cosmetics ürünlerini sevmeyen yoktur sanırım. Şu far paletinin renklerine bakar mısınız? Aşık olmamak mümkün mü? Annem bile heveslendi. Keşke çalışıyor olsaydım her gün kullanırdım bu farları dedi :))



kefirdanem yoğurt ve kefir mayasıyla bizimleydi.



@biota59elements Benim en en en çok sevdiğim şampuanım Bioblası bizlere göndermişti. Herkes saçlarıma hangi şampuanı kullandığımı soruyor. O kadar parlak ve dolgun duruyorlar ki. Ben başka şampuana biraz zor geçerim gibi. Merak edenler varsa saç dökülmelerimi de ciddi oranda en aza indirdi. @restorex_turkiye ise saç spreyi ve yağı ile bizimleydi. Hali hazırda saç spreyini severek kullanıyorum zaten.




@kupataki öyle güzel ürünler bize göndermişti ki. Bilekliğime minik kuzenim göz koydu bile :) Ben özellikle bu sade gold rengi kolyeye bayıldım


sitil_boya ayakkabılarımızı her zaman emanet ettiğimiz stil boya da bizimleydi. Daha geçenlerde güzel bilgiler paylaşmıştım bu marka ile ilgili okumak isteyenler için tık tık.




Propa ürünlerini merak ediyordum fakat kullanamamıştım. İlk defa saç şekillendirici köpüğünü kullandım. Benim saçlarım dalgalı ama bazı kısımları istediğim kadar güzel dalga durmuyor. Köpüğü saçım ıslakken özellikle oralara sürdüm. Saçlarım çok hoş dalgalı duruyor :)



Clutchshe çanta ise yaza damgasını vuracak. Tam yazlık. Kendimi sahil kenarında gezerken kolumun altında onunla hayal edebiliyorum.




clubveronique muhteşem vanilya kokularıyla bizimleydi. Ben bayılırım vanilya kokusuna. Özellikle banyo ve salonda kullanyoruz.




Vee splat_turkiye geldi gönlümün efendisi. Kendimce bütün çeşitlerini deniyorum. bu sefer de şansıma denemediğim green tea olanı geldi. Daha denemediğim bir sürü çeşidi var. Ama hepsini denicem :)



Etkinliğimizi bitirince  butikek bizim için bir  süpriz yaptı veee çok güzel bir pasta kestik :)





Bir kaç kare de bizden olsun :)











Devamını Oku »