31 Tem 2017

FIT IN TIME DENEYİMİM

Merhabalar :)

Biraz makyajdan ayrı bir konuda yazmak istedim.

1,5 senedir spor yapan biriyim. Arada mecburi mola vermelerim oldu fakat onun haricinde hep düzenli gittim.

Haftada 3-4 gün 1,5 saat civarı yapıyorum. Benim için artık yaşam biçimi oldu spor.

Tabii ki bununla birlikte gelen sağlıklı yaşam ritüelleri de. En önemlisi de sağlıklı beslenme.

Gün içinde yediğim şeylerin kalorilerini hesaplayarak yiyorum. Fakat bu kalori hesabını yaparkende sabah kahvaltısında alacağım belki 270 kaloriyi gidipte 1 dilim pasta yiyerek alayım demiyorum. Dedim ya sağlıklı besleniyorum.

Daha çok haşlama, daha çok yeşillik, daha az yağ, daha az kızartma. Zaten 2,5 yıldır kahvaltılar hariç ekmek kullanmıyorum. Oda tam buğday ekmeği oluyor. Bu düzene alıştım artık. Benim için yaşam biçimi oldu.

Evimize yakın bir yerde spor salonuna üyeyim. Biraz kalabalık bir yer fakat yine de iş görüyor.

Fit in time'ı aranızda hiç duyan oldu mu ?

Alman teknolojisiyle yapılan aletleri var. Randevulu sistemle çalışıyorlar.

Gittiğiniz zaman yanınızda götürmeniz gereken tek şey spor ayakkabılarınız ve de bir adet temiz çamaşır. Giyinme odalarında duşları ve kıyafetleri ile havluları hazır oluyor. Siyah kısa kollu tişört ve siyah kapri kısalığında taytlarını giyiyorsunuz ve bir duvarı ayna olan spor odasına geçiyorsunuz. Belli bölümlerini ıslattıkları aparatları ve yeleği size hocanız giyindiriyor. Sıkı sıkı bütün kemerler bağlandıktan sonra ortada duran aletteki kabloları üzerinizdeki özel giyside bulunan yerlere yerleştiriyorlar. Başta bir şey hissetmiyorsunuz fakat hoca cihazdan elektrik akımlarını ayarlamaya başladığında sizde titreşimleri hissetmeye başlıyorsunuz. Kalça, karın, göğüs, kollar, sırt gibi farklı bölgelere sizi rahatsız etmeyecek düzeyde elektrik akımları gönderiyor. Kadınlar hazırlanırken sütyenlerini de çıkarmış oluyorlar. Eğer akımdan rahatsızlık hissederseniz söylemeniz yeterli oluyor, hocanız o bölge akımını düşürüyor.



Size ayna karşısında gösterilen hareketleri yapmanız yeterli oluyor. İlk seansımda her hareketi 1x10 şeklinde yaptırdılar. Buradaki amaç bir egzersiz yapılırken, akımlar sayesinde bütün kasları çalıştırmak. Normalde bir hareketi yaparken o kası 1 kez çalıştırıyorsunuz fakat bu akımlar sayesinde bir hareketi yaparken kası uyararak birden fazla kez çalıştırmak mümkün oluyormuş. Bunu gözle göremeyiz belki fakat; şöyle birşey söyleyebilirim. 1x10 kez ağırlıksız squat yapmama rağmen akımlar sayesinde ertesi gün kalça kısmımın normalde  spor salonunda yaptığım 40 kiloyla 4x12 squatımdaki ağrıyla eş değer oldu.

Fit in time'a haftada bir kez gidilmesi yeterli oluyormuş. 25 dakika süren bir seansta 20 dakika aktif, 5 dakikası dinlenme olarak geçiyor. Dinlenme kısmında uzanıyorsunuz ve aralıklı olarak akımlar vücuda gelmeye devam ediyor. Dediklerine göre bu haftada bir 25 dakikalık seans normal spor salonunda geçen 4-6 saatlik antrenmena eşdeğer oluyormuş bu yüzden haftada bir yapılıyormuş. Pek vakti olmayanlar için iyi olabilir.

Ankara'da 2 yerde var. Çankaya ve Ümitköy'de. Ben çankayadaki yerlerine gittim ve ilk seansımdan çok memnun ayrıldım. Daha gideceğim seanslarım var.

Bu arada benden söylemesi size en yakın bir fitintime yerini arayarak ücretsiz demo seansı talebinde bulunarak uygun bir gün ayarlayıp, uygulamanın size uygun olup olmadığını test edebilirsiniz.

Bu bir reklam yazısı değildir. Benim gibi sağlıklı yaşayıp bu tür şeylere ilgisi olanlar için kendi deneyimimden bir bilgilendirme yazısıdır.

Sevgiyle kalın.
Devamını Oku »

10 Tem 2017

KENDİME PHILIPS LUMEA ALDIM


Merhabalar;

Ortak derdimiz olan sıkıntılardan biri tüylerden kurtulmak malum. Hele yaz aylarında iyice sinir bozucu bir hal alıyor işlemler.

Çok yorum okudum, çok araştırdım ve sonunda philips lumea almaya karar verdim. Herşeyi indirime veya kampanyaya denk getirmeyi sevdiğim için bu ürünü de öyle yaptım.

Ereyon.com sitesi hem diğer sitelere göre kargo dahil ucuza satıyordu hemde 1500 TL üzeri harcamaya 100 TL axess chip para veriyordu. Siteyi ilk defa duyunca biraz netten araştırdım. Bazıları istediklerinin stokta olmamasından yakınmıştı. Ben de işi riske atmak istemediğimden önce mağazaya üye oldum sonra arayıp telefonla stoklarında olup olmadığını sordum. Var yanıtını alınca da hemen siparişi verdim. Öğlen verdiğim sipariş ertesi gün saat 9:30 da iş yerimdeydi. Çok hızlılar vallahi. Bu arada evet o 100 TL'lik axess chip para da yüklendi onu da dün gidip markette eve et alışverişi yaparak harcadım :) (Reklamlar: Tutumlu ve evine düşkün biriyimdir.)





Kutuda cihaz ile birlikte 3 başlık, bir temizleme mendili, 1 taşıma çantası ve kullanım klavuzu yer alıyor.


Benim aldığım Philips Lumea Prestige BRI953 olanı. 3 başlığı var. Kollar ve bacaklar için ayrı, yüz için ayrı ve de bikini bölgesi ile koltuk altı için ayrı yapmışlar. Her bir başlığın boyutu, kıvrımı ve de extra koruması farklı.



Ürünün bir özelliği de hem kablolu hem de kablosuz kullanılıyor olması.


Ayrıca SmartSkin sensörü ile vücudunuza tutarak bölgeyi kaç numarada yapacağınız konusunda fikir sahibi oluyorsunuz. (Sol alt taraftaki büyüteç düğmesi.)



Ürünün bir diğer özelliği de atış yapacağınız bölgeyi jiletle traşlamak zorunda olmamanız. Tabii ki tüyleri almalısınız fakat ağdayla da yapabilirsiniz bu işi. Şahsen yüze jilet vurma fikri bile kötü.


Dün ilk denememi yaptım. Cihazı ayarlayıp teninize 90 derecelik bir açıyla tutmanız gerekiyor. Doğru konumlandığında da arkadaki 'ready' kısmında beyaz ışık yanıyor siz de tetiğe basıyorsunuz.



Eğer bacak gibi büyük bölgeleri yapacaksanız tetiğe basılı tutarak 2,5 saniye de bir otomatik ışın atma işlemi yapabilirsiniz. Bu işlem için size sadece makinayı hafifçe kaydırmak kalıyor.

Siz sormadan ben söyleyim acı hissedilmiyor. Eğer tek tük tüyleriniz kalmışsa bazı yerlerde hafif bir sinek ısırması gibi bir şey hissedebilirsiniz fakat ben olsam buna acı demem. Kalan tüyler ışınla yandığından bir de yanık kokusu oluşuyor hem de başlıklarda leke oluşabiliyor.

İlk kullanımlarda uygulama sıklığı 2 hafta aralıklı olarak belirtilmiş. Ben de ilkini yaptım 2. için bekliyorum.

Çok fazla detaya inmedim fakat sizin sormak istediğiniz bir soru olursa seve seve cevaplarım tabiki.


Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

8 Tem 2017

ANKARA'DA TROMBOSİT VE KAN ARANMAKTADIR.

Merhaba değerli arkadaşlarım.

Kısa bir süre önce size babamın kanser olduğunu anlatmıştım. Ameliyat zamanında bizden babamın kan grubu olan B(-) kan istemişlerdi ve de bulmamız gerçekten zor olmuştu. Neyseki sonunda bulup yetiştirmiştik.

Bir internet sitesine üyeyim. Kan ararken denk gelmiştim. Bir kaç tane böyle site var. Ad-soyad numaranızı ve kan gurubunuzu kaydediyorsunuz. Kan arayanlar site sayesinde sizin telefonunuza mesaj gönderiyor. Ama kesinlikle sizinle ilgili bir şey bilmiyorlar yani telefon numaranızı dahi. Size gelen mesaja karşılık vermek isterseniz siz mesajdaki numarayı arıyorsunuz sadece.

Bana da önceki gün böyle bir mesaj geldi. Benim de grubum olan AB(+) grubu trombosit ve kan gereklidir diye. İhtiyacı olan kızımız Tuğçe Bayraklı. Daha 13 yaşında, önce lösemi teşhisi konulmuş daha sonra aneminin bir çeşidi olduğu söylenmiş. Kendisi şu an Gazi Üniversitesi Hastanesi yoğun bakımında yatmakta. Bilinci yerinde değil. Kalbi 3 defa durmuş ve de havale geçirmiş. Bu yüzden beyninde orta dereceli hasar bulunmakta. Ailesi Zonguldaktan buraya getirmiş. O kadar tatlı bir annesi var ki. Neriman hanım güçlü kalmaya çalışıyor ki kızı da hissetsin güçlü kalsın.

Dün iş çıkışı gittim hastaneye. Damarlarım çok ince olduğundan kan almak istemediler. Ben denemelerini istedim. Biraz zorla da olsa kan verebildim.

Arkadaşlar; Tuğçe için her gün 3-4 kişiden trombosit ve de kana ihtiyaç var. Ankara da olup AB(+) kan grubuna dahil olanların bu sevaba ve iyiliğe gönül vermesini rica ederim. Gitmek isteyen olursa benim mail adresim burcakgulsum@gmail.com Bana ulaşırlarsa hastamızın annesi Neriman Hanım'ın numarasını verebilirim. Ve ya direkt hastanenin kan merkezine gidip Tuğçe Bayraklı için diye söyleyip trombosit ve kan bağışınızı yapabilirsiniz.

Lütfen bağışlarınızla hayat kurtarın. Bir annenin çaresizliği var orada. Ve de daha gencecik hayatı bile tam deneyimleyememiş bir genç kızın yaşamı.




Şimdiden teşekkür ederim hepinize..


Devamını Oku »

5 Tem 2017

TATLI KRİZİNİ ÖNLEYECEK SAĞLIKLI PUDİNG


Merhaba;


Bu aralar sağlıklı, minik tarifler paylaşmaya başladım umarım beğeniyorsunuzdur.

Kilo vermek değil de yağ oranımı azaltmak ve sağlıklı şeyler yiyerek yeme isteğimi bastırmak benim için daha önemli.

Normalde spor yapıyorum. Fakat zorunlu bir ara verdim spora. Yeniden başlayacağım üyeliğim devam etmekte. Gidemediğim zaman da ipin ucunu kaçırmamaya çalıştım yine de. Ben de polikistik over sendromu olduğundan insülin direncim oluşuyor ve bazen tatlı şeylere düşkünlüğüm daha da artıyor. Özellikle spor yapmadığım zamanlar bunlara karşı koymak inanın zor oluyor.

İşte bu tür krizlerimi atlatmamı sağlayan tariflerimden biri de bu muzlu chia tohumlu pudingim. Hem şeker yok içerisinde hem de gerçekten sağlıklı.



Öncelikle malzemeler;

*2 porsiyon muz (1 orta boy muza denk geliyor. Muzun yarısı 1 porsiyon sayılır.)
*3 yemek kaşığı chia tohumu
*1 çay kaşığı kakao
*1 su bardağı süt (light tercihtir.)

Muzu, kakaoyu ve sütü blenderdan geçiriyoruz. sonra kapaklı bir kavanoza alıyoruz. Ben 2 küçük kavanoza bölerek 2 porsiyon hazırlıyorum. Kavanoza aldığımız pudingin içine chia tohumlarını ekliyoruz. Ben her bir kavanozuma 1,5 yemek kaşığı döktüm.



Karıştırıp buzdolabına koyuyoruz. 3-5 saat durup katılaşsın dolapta.  Yarım saatte bir karıştırarak chiaların da yapışmasını önleyebilirsiniz.

Bir kavanozu yaptığım gün canım çok tatlı istediğinde yemiştim. Diğerini ise bir kaç gün sonra iş yerime getirip dolaba koydum ve ara öğün yerine tükettim.

Rengi hoşuma gitmedi demeyin tadı için öyle diyemeyeceksiniz :)


Ara ara bu tarz yiyecekler paylaşacağım burada. Merak edenler takipte kalabilir :)


Afiyet olsun.


Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

4 Tem 2017

GRANOLA TARİFİM

Ne yazıkki kilo almaya meyilli bir vücudum var. Tabii bir o kadar da abur cubur yemeyi seven biriyim.

Giresun'da okurken yurt zamanlarımda 58-59 kiloları gördüm. Çok değil belki ama 160cm boyutunda biri için toplu durmasına yeterli bir ağırlık. Alınan 3-4 kiloyu vermek kolay fakat dikkat etmeyip devamı getirilirse artık işler çığırından çıkıyor. O yüzden önemli olmalı bence alınan 2-3 kilo.

2 Yıldır ekmek pek tüketmiyorum. Sadece sabah kahvaltılarımda. Genelde tam buğday ekmeği oluyor. Çok nadir öğlen ekmek tüketirim. Sevmediğim bir yemek olacakta ben de karnım biraz doysun, tadını çok almayayım diye yerim. Yoksa yok yani.

Tatlı şeylere aşırı düşkünlüğüm olduğundan en azından evde kendi yaptığım şeylerden arada tüketmek için güzel bir granola tarifi aradım sitelerden. Zira yulaf tek başına gitmiyor.

Sanırım idil tatarinin tarifiydi çok sevmiştim. Sonra diğer sitelere de iyice baktım. Aslında öyle tam bir tarifi de yok. Basit bir kaç püf noktayla kendi granolamızı yapıyoruz.

Ben de şu şekilde bir şey denedim.

-Evde bekleyen yulaf ezmesi (2 bardak kadar)
-Yarım su bardağı çiğ fıstık
-Yarım su bardağı çiğ fındık
-yarım su bardağı çiğ badem
-2 kaşık süzme bal
-1 çay bardağı pekmez (biraz daha azı olabilir)
-1çay kaşığı tuz (Ben fıstıkların tuzu yeterli olur diye tekrar atmadım, çok tuz tüketmiyorum.)
-1 tatlı kaşığı tarçın
-1 çay bardağı elma püresi. (Hazıra konmak için bebeklere özel hazırlanan meyve pürelerinden kullanabilirsiniz)


(Genelde siteler 1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı veya zentin yağı da eklemiş fakat ben de yağlı kağıt kalmamıştı fırın tepsisinin altını yağlayacağımdan ekstra yağ koymadım)

Öncelikle yemişleri karıştırdım. Bu yemişleri kullanmak zorunda değilsiniz. Damak zevkinize göre şeyler ekleyebilirsiniz ya da sevdiğiniz yemişi fazlalaştırabilirsiniz.

Daha sonra başka bir kasede pekmezi, balı, meyve püresini ve tarçını karıştırdım. Karışımın üzerine kuruları ekledim ve hepsi ıslanana kadar çevirdim. Hepsinin ıslanması önemli.

Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsininin üzerine dökün ve kaşık yardımıyla yayın. (Yağlı kağıdınız yoksa benim gibi tepsiyi yağlayın. Bir kaç noktada yapışma oldu ama ne yapalım :) )



180 derecelik önceden ısıtılmış fırına atın. 10-15 dakika sonra çıkarın ve malzemeyi karıştırın ki her yer tamamen ısı görüp kıtırlaşsın. Tekrar fırına verip yaklaşık 15-20 dakika daha pişirip fırını kapatın. İlk çıkardığınızda biraz yumuşak olması normal, oda sıcaklığında yarım saat kadar soğuduktan sonra kıtırlaşıyor.

Eveet geriye ağzı sıkı bir kavanoza alıp istediğimiz zaman tüketmek kalıyor. Genel de kahvaltılık öğün olsa da ben tatlı istediğim zamanlarda isteğimi bastırmak için kullanıyorum. Ve de sade olarak tüketiyorum. Süt içerisine koyarak denemedim fakat yoğurt içine koyup yemek çok güzel oldu bence..

Hava almayan kavanoz içerisinde uzun süre dayanıyormuş.


Ne kadar sağlıklı olsa da, tatlı bir yiyecek olduğundan günde 3-4 çorba kaşığını geçirmemekte fayda var.

Kendi güzel tarifleriniz var ise bana yan taraftadaki mail kısmından gönderebilirsiniz. Hem buradan paylaşırım hem de hepimiz sebepleniriz :)


Sevgiyle Kalın...
Devamını Oku »

3 Tem 2017

HC CARE ÇİFT FAZLI MAKYAJ TEMİZLEME ÜRÜNÜ

Merhaba; keyfiniz nasıl :)

Uzun zamandır kullanıp dün itibariyle bitirdiğim HC Care çift fazlı makyaj temizleme ürününe biraz değinmek istedim.




150 ml bir şişede adına yakışır şekilde su ve yağdan oluşan bir ürün. Bu arada yağ kısmının maviliği çok hoşuma gitti :)

Özellikle waterprof olan ürünleri iyi çıkarma vaadi olan bu ürün normal temizleme sularına göre gayet işlevli.

Göz ve dudakta rahatlıkla kullanılabilir.

Yağlı bir his bırakmama vaadinde fakat bence bırakıyor. Göz çevremi yağlı hissetsem de kuru kalmasına göre bu daha iyi bir şey. Hem de yağ bezeleri oluşturmadığını söylemeliyim. Yani bu bir avantaj.

Çalkalayıp pamuğa aldıktan sonra sık sık tekrar karıştırmak gerekiyor çünkü diğer çift fazlı ürünlere göre çok çabuk ayrışıyor yağ ve su.

Gözleri sızlatıyor mu derseniz bence evet. Rimele göre de değişiklik gösterebilir fakat benim gibi hassas gözleriniz var ise hafif sızlatır. Ve ben temizledikten sonra gözlerimi çok rahatsız hissediyorum. Gerçi bu sorunum bu ürün için değil; bütün çift fazlı ürünlerde nüksediyor.


Suya dayanıklı makyajı da güzel temizliyor. Kullandığınız makyaj ürününe göre biraz boyayı dağıtabiliyor. İyice temizlemek lazım.

Fiyatı 28 lira civarı. İndirime denk getirilebilir.

Tekrar alır mısın derseniz, almam. Fakat almamamın nedeni ürün özelliklerinden değil çift fazlı ürünlerin gözlerimi çok rahatsız etmesinden kaynaklı.


Devamını Oku »