19 Şub 2018

RESTOREX SPEED&LONG ONARICI BAKIM YAĞI


En başta yazayım: Uzatıyor mu? Evet uzatıyor.


Bu yağı alalı epey oldu. 2 adet almıştım birini arkadaşıma hediye ettim. İndirimde güzel bir fiyata satılıyor.



Yağ içeriğinde argan ve sarmaşık özü barındırıyor. Restorex ürünlerinde genelde saçların çabuk uzamasını sağlayan içerikler görünüyor. Bu yağda da sarmaşık özü kullanılarak saçları çabuk ve sağlıklı uzatma vaadi verilmiş.

Ürün hem bakım yağı hem de ısıya karşı saçları koruyor, parlaklık ve yumuşaklık veriyor. Elektriklenmeyi önlüyor.

Yaklaşık 2-3 aydır kullanıyorum. Gözlemlerime gelecek olursak;


-Ürünün en iyi yanlarından biri paraben içermiyor.
-Kıvam olarak diğer yağlara göre biraz daha yoğun gibi geldi bana ama çok katı değil tabii ki.
-Ürünün kokusu çok güzel. Biliyorum ki kimse saçlarının kötü kokmasını istemez.
-Vaadindeki gibi saçlarımın hızlı uzamasına katkıda bulunduğunu söyleyebilirim. Düzenli kullanımda gerçekten de işe yarıyor. Özellikle ben Bioblas'ın şampuanıyla kullanıyorum. İkisi birlikte çok işe yaradılar bu konuda.
-Isıya karşı korumada ise yeterince başarılı olduğunu düşünmüyorum. Bunun için sanırım saça sürülen miktarda artış yapmak gerekebilir fakat bu sefer de saçlarım yağlı durur endişesi taşıyorum.
-Ürün pompalı kapakta. Banyodan sonra taranmış saçlarımı iki tarafa ayırarak, bir pompa sağ taraf saçlarım için, bir pompa da sol tarafımdaki saçlarım için kullanıyorum.
-Yağları genel olarak saça sürmeden önce avuç içlerimi birbirine sürterek hem biraz ısı ile yağı aktif etmeye çalışıyorum hem de saçlarımın tamamına güzel bir şekilde dağılmasına yardımcı oluyorum.
-Saç diplerine yakın sürmemeye çalışıyorum saçların yağlı görümesini sağlıyor ve hacimsiz durabiliyor. Sadece orta kısımdan aşağıya doğru sürüldüğünde yağlı görüntü yapmıyor.


Maske olarak biten yağımın yerine bir ara bu ürünü kullanmışlığım da var. Saç diplerime masaj yaparak yedirdim ve 30-40 dakika beklettikten sonra güzelce yıkadım. Temizlemek çok zor olmadı fakat sonrasında saçlarımın biraz hacimsiz durduğunu farkettim. Yine de nem kaybı yapmadan güzel bir besleme sunduğunu düşündüğümden ara ara kullanabiliyorum. Siz de bu şekilde bir kullanım deneyebilirsiniz



Sevgiyle Kalın..
Devamını Oku »

12 Şub 2018

ŞEKER DİYETİ

Yapılan şeylerin 21 günde alışkanlığa dönüştüğünü düşünürsek, 21 gün sürecek bir şeker diyetine girmeye karar verdim. Hem sağlıklı bir yaşam için çabalıyorum hem de ailemde genetik olan şeker hastalığına yakalanmamak veya takvimsel olarak çok ileri zamanlara ertelemek adına benim için önemli bir alışkanlık olacak bu.


Resim www.reachhigherwithteri.com sitesinden alıntı

Benim için çok zor geçeceğini düşünmüyorum çünkü bu diyette uyulması gerekli çoğu şeyi zaten hayat biçimim haline getirmiş durumdayım.

Rafine şeker yok, beyaz un ve mamulleri yok (beyaz ekmek ve hamur işleri), abur cubur yok, patates-pirinç türevleri yok, hazır soslar yok (ketçap-mayonez), gazlı içecekler kesinlikle yok(doğal maden suyu tüketilebilir), süt içilecekse laktozsuz ve ya yağsız tercih edilmeli, işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı. Meyve günde en fazla 1 porsiyon kadar yenmeli.

Tam buğday ekmeği her zamanki gibi sabah 1 yada 2 dilim yiyorum. Çay ve kahveye normalde de şeker kullanmıyorum. Arada ağzıma küçük şekerlerden atardım onları başkalarına dağıttım. Makarna ve pirinç pilavı zaten tüketmiyorum. Maden suyundan başka gazlı içecek tüketmiyorum. Beni en çok zorlayan şey akşam eve gittiğimden çayın yanına gelen bisküvi ve gofretler. İster istemez 2-3 tane çaya batırıyordum fakat bu diyetle birlikte buna da elveda diyorum. 

Dün itibariyle bu diyete başladım ve her gün telefonumda yazdığım not kısmına çizgi atıyorum. Bugün 2. günüm. Okuduğuma göre yapanların çoğu 4-5. günlerde bayağı zorlanmışlar. O güne geldiğimde gerçekten öyle mi olacak merak ediyorum.

Canım çok tatlı istediğinde yoğurda 1-2 yemek kaşığı pekmez veya şeker katılmamış bal döküp yiyebilirim. Ama bunu da çok zorda kalmadıkça yapmayı düşünmüyorum. Sandığımızdan çok daha fazla gıdadan şeker alıyoruz zaten. Diyete uygun olarak ekstra şeker almak istemiyorum.

Aslında bunu bir kaç arkadaşımla yapmak isterdim birbirimize destek olarak daha kolay olur diye düşünüyorum fakat maalesef kimse benim bu tür meraklarımla ilgilenmiyor :)

The Sugar diye bir belgesel film var. En kısa zamanda onu izleyip motivasyonumu tavan yapmayı düşünüyorum. Bence siz de bu belgesele bir bakın.

Yapan veya yapmak isteyen varsa kapım açık herkese.. Yoksa da canınız sağ olsun ben devam ediyorum :)


Sağlıkla kalın..





Devamını Oku »

2 Şub 2018

FIT KAHVALTI ÖNERİLERİ

Hani derler ya sabahları krallar gibi kahvaltı yapın diye. İşte buna katılıyorum.

Krallar-Kraliçeler gibi kahvaltı yapalım.

Gün içinde aldığım kalorilerin en fazlasını sabah ve öğlen yemeğimden alıyorum. Bunu da dengeleyerek yapıyorum. Çünkü kahvaltılarımın besleyici, sağlıklı ve doyurucu olmasına daha çok özen gösteriyorum. Her gün aynı şeyi yapıp sıkılmamak için de farklı alternatifler deniyorum. Ki bir süre sonra sıkılıp bırakmayım.

Size de fikir olması açısından bazı kahvaltı tabaklarımı paylaşmak istedim. Mesela her gün 2 yumurta yememe rağmen sıkılmıyorum çünkü o kadar çeşitlendiriyorum ki bunu özellikle de omlet olarak, sıkılmak pek mümkün olmuyor.

Yulaf ezmesi çok tutan besinlerden bir tanesi. Onun yanı sıra muz, yumurta yine tok tutan besinler arasında. Kahvaltı kombinasyonumda da en çok bunlar var. Ama baş tacı yumurta. Ben beyazını yiyip sarısını martılara atanlardan değilim. (Hem Ankara'da ne martıya atması zaten.). Hepsini birlikte tüketiyorum. Haşlıyorsam 1 taneyle yetiniyorum fakat omletlerim hep 2 yumurtalı oluyor. Yanında ekmek yememe bile gerek kalmıyor. Hatta iş yerimde öğle yemeğine kadar canım ara öğün yapmak bile istemiyor.

Okonomiyaki
Bu tarifin yapılışı ve önerileri için daha önceki yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. İçerisindeki yumurta ve sebzeler ile hem doyurucu hem de çok sağlıklı bir kahvaltı. Bunu yaptığım zaman yanında ekstra bir şey tüketmiyorum çay haricinde. Çaysız asla :)



Kakaolu yulaf ezmesi
Bu yulaf ezmesini bazen sabah kahvaltılarım da bazen de canım çok tatlı istediğinde puding yerine yiyorum. Ben yulaf ezmesini yaparken yulafları blenderda çekip un kıvamına getiriyorum böyle daha güzel oluyor. Aşırı tok tutma özelliği var. Eğer akşam tatlı niyetine tükettiysem sabah bile canım pek bir şey yemek istemiyor. 



Muzlu kahveli omlet
İster krep diyin, ister pankek, ister omlet. Tamam pankek küçük küçük bir kaç parçadan oluşuyor ama ben de sabahları kahvaltı yapıp işe gidiyorum. Yani oyalanmamam gerek. O yüzden genelde böyle tek parça olarak yapıyorum şimdiden uyarıyorum :) İçerisinde muz, yumurta kahve ve süt var. Daha çok omlet tarzı.


Kahveli pankek
En sevdiklerimden bir tanesi. Özellikle üzerine pekmez döküp çay ile yediğimde tok tutmasının yanı sıra kafein beni canlandırıyor ve lezzeti de beni mutlu ediyor.


Kaşarlı maydanozlu omlet

Klasik 2 yumurtanın çırpılmış ve içine kaşar peyniri ile maydanozun eklenmiş hali. 



Muzlu omlet

2 Yumurta ve 1 muzun birlikte çırpılıp yapışmaz tavada pişirilmiş hali. Hafif tatlımsı bir omlet oluyor. Üzerine pekmez, bal veya marmelatlar dökülerek yenilebilir. Peynirle herkesin seveceğini düşünmem.



Sosisli omlet
Önce sosisleri doğrayıp 1-2 yemek kaşığı su ile kapağı kapatılmış tavamda haşladım, sonra çırpılmış ve kırmızı biber eklenmiş yumurtalarımı tavaya döküp pişirdim. Yağsız mis gibi omlet.


Mantarlı maydanozlu omlet

Mantarları da yukarıdaki sosislere yaptığım gibi doğrayıp 1 yemek kaşığı su ile haşladım ve yumurtamı ilave ettim.



Orada görünen 3 şey haşlanmış mantar :)



maydanozlu omlet

Evde bir şey kalmayıp sadece maydanoz olunca mis gibi maydanozlu omlet yapılır.

Klasik 

İşte çeşitlendirmelerimden farklı olanları sizlerle paylaştım. Bütün tabaklarda yumurta var ama içeriği farklı olduğundan hepsi farklı tat alıyorum. 

Denemek isteyenlere fikir olması dileğiyle..


Sağlıkla kalın.

Devamını Oku »

23 Oca 2018

OKONOMİYAKİ (FİT-DİYET VERSİYON)

Okonomiyaki Japon yemek sanatında yer alan ve onların da bazı yerlerinde farklı yapıldığından 'bu yöreye ait' kavgasının yaşandığı bir tür yemek. Aslında bunu ana yemek olarak değil de ara yemek gibi kullanıyorlarmış. Ben ise kahvaltıda yemek için kullanıyorum :)

Okonomiyaki Japonya'da farklı kesimlerde, içerisine farklı malzemeler katılarak yapılan bir tür Japon pizzası. Aslında pizzadan çok bizim mücvere benziyor. Su, un ve yumurta içerisinde diğer malzemelerin katılmasıyla yapılan bir tür bulamaç. Bu isme takılıp ön yargılı olmayın kendinize göre ayarlayabileceğiniz malzemeler ile bence damak tadınıza uygun, çok lezzetli bir şey ortaya çıkarabilirsiniz.

Okonomiyaki kafana-keyfine göre gibi bir anlama geliyormuş. O yüzden siz de ne seviyorsanız içerisine katabilirsiniz. Japonya'da un, su, yumurta bulamacına karides gibi değişik etler de giriyor. Bir de bu yemeğin sosu oluyormuş onunla tüketiliyormuş. Sosu yoksa batı etkisinde olan yerler ketçap ve özellikle mayonez kullanıyormuş. Yani yukarıda da dediğim gibi ne koymak isterseniz onu koyun.


Benim kahvaltı için yaptığım tarifi anlatmak istiyorum.

*3 yaprak beyaz lahana
*3 adet mantar
*1 tane kırmızı biber
*Biraz dereotu
*1 yemek kaşığı tam buğday unu. (Kaşık tepeleme dolu olmayacak, silme olabilir.. İstemeyen hiç un koymasın)
*Karabiber
*Tuz
*Kimyon



Hepsini bir kapta karıştırdım. 1 kaşık zeytinyağı koyduğum yapışmaz teflon tavama yaydım ve üzerine kapak kapattım. Kısık ateşte 7-8 dakika pişirip diğer tarafını çevirdim. Buradaki pişirme süresi biraz da içerisindeki malzemenin pişme süresiyle alakalı. O yüzden ara ara kontrol ederseniz iyi olur.



Bazen bir taneyi bitiremiyorum bile ve aşırı tok tutuyor. Ortalama bu tarif 265 kalori civarında. Kahvaltı için hem besleyici, hem lezzetli, hem de düşük kalorili.

Farklı versiyonlar için içerisine kaşar gibi peynirler koyabilirsiniz.Kurumuş domates ekleyebilirsiniz. İyice sebze ağırlıklı olsun öğle veya akşam tüketeyim derseniz; pırasa, ıspanak ekleyebilirsiniz.

Malzemeler çok birlikte durmuyorsa, omlet gibi tek parça olması zor olabilir. Siz içerisine su ve un ekleyebilirsiniz. Benim yaptığım malzemelerle fotoğrafta görüldüğü gibi tek parça olarak durdu ve de güzelce pişti.

Eğer yaparsanız şimdiden afiyet olsun.

Farklı versiyonlarını yapan olursa malzeme listesini öğrenmek isterim :)


Sağlıkla kalın..
Devamını Oku »

8 Oca 2018

ZENCEFİLLİ FİT KURABİYE

Arada fit tarifler paylaşıyorum sizinle ama umarım hoşunuza gidiyordur. Kendim için araştırıp bulduğum veya kendime göre malzemeleri yeniden düzenlediğim tarifleri paylaşmak hoşuma gidiyor.

Belki benim gibi sağlıklı yaşam ürünleri hoşuna giden, buna göre beslenen birileri vardır. Ki sadece sağlıklı yaşam değil bu tariflerin tatları gerçekten çok güzel.

Mesela bu zencefilli kurabiye. Bir instagram sayfasında denk geldiğim bu tarife biraz eklemeler ve çıkarmalar yaptım. Çok lezzetli olduğunu belirtmek isterim.


Malzemeler:

*1 yumurta
*2 yemek kaşığı pekmez
*1 yemek kaşığı tereyağı (köyden gelen yağdan kullandım ben. Siz isterseniz zeytin yağı, hindistan cevizi yağı da kullanabilirsiniz.) (Sağlıklı yağlardan korkmayalım :) )
*1 yemek kaşığı su
*1 tatlı kaşığı tarçın
*1 tatlı kaşığı karbonat
*1 çimdik tuz
*2 tatlı kaşığı zencefil(2,5da olur çok baskın olmuyor tadı.)
*3,5 su bardağı un (Ben tam buğday unu kullanıyorum.)

İsteğe göre;

*Protein miktarı artması için 1 tatlı kaşığı katkısız fıstık ezmesi koyabilirsiniz çok yakışıyor.
*Portakal kabuğu veya limon kabuğu rendesi koyabilirsiniz.
*Yumurtanız küçükse ve pekmeziniz de çok akışkan değilse yine portakal veya limonun suyundan biraz damlatabilirsiniz.

Yapılışı;

Bir kapta yumurta ve yağı iyice çırpalım sonra da pekmezi (koyacaksanız fıstık ezmesini) katıp karıştıralım. Başka bir kapta ise kuru malzemeleri eleyerek karıştıralım. Daha sonra sıvı dolu kabımıza döküp hamur kıvamına getirelim. Kuru malzemeyi yavaş koymakta fayda var bazen yumurta veya pekmezin kıvamında dolayı un çok gelebiliyor. Hele ki tam buğday unu gibi bir un kullandıysanız. Daha sonra tezgahta 1-1,5 cm inceliğinde hamurumuzu açalım ve kalıplarımızla şekil verelim. Benim kalıplarım yok o yüzden eski usul bardakla kestim :)

Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 10-12 dakika kalması yeterli oluyor.



Ara öğünlerde, çayın yanında bir şey yemek istediğinizde veya dışarıda çantanızda taşımak için çok ideal bir tarif.

Sağlıkla kalın..



Devamını Oku »

3 Oca 2018

SAĞLIKLI YAŞAM MI? DİYET Mİ?

Ben beslenme uzmanı değilim. Diyetisyen hiç değilim.

Sadece yıllardır hep hafif balık etli gördüm kendimi. Kilom hep 56-57 dolaylarındaydı. Ve boyumda 1.60. Tabii ki bir de yağ oranımın fazla olmasından dolayı biraz tontik gibi duruyordum. Bu beni rahatsız ediyordu. Bu duruma skinny fat deniyor. Toplumun çoğu bu kategoriye giriyor ne yazıkki. Eğer zayıf ama yağlı bir görüntünüz var ise siz de bu gruba giriyorsunuzdur.

Bizim aile öyle ki baba tarafım hep zayıf. Ne yerlerse yesinler hep zayıflar. Bu huylarına sinir oluyorum çünkü onlara hiç çekmemişim.

Anne tarafım ise tam tersi. Hepsi kilolu. Rahmetli anneannemden dedeme, teyzelerime, dayılarıma hatta kuzenlerime varana kadar.

Genelde bir çocuk doğduğunda şişman taraf varsa genlerinde ağır basarmış. Bizde de durum böyle ben de yemeyi çok seven ve yedikçe hemen kilo alan biriyim.

Ara ara diyet yaptığım zamanlar oldu ama çok uzun sürmedi. Bir de üstüne PCOS hastasıyım. O yüzden insülin direncimde var. Kilo vermiş halim hep 55 oldu. Bu rakamın altına hiç düşmedim yıllarca desem yeridir. Bu rakamları küçük görmeyin eğer sürekli kendimi frenlemesem alır başımı giderim. Ve dönüşü de olmaz.

2 sene önce spora başladım. Ama yediklerimden hiç kısmadım. Hem yemeye devam ettim, hem de spora ara vermeden gittim. Kilo verdin mi derseniz ilk defa 55'in altına düştüm. 54'ü gördüm. Vücudum şekillenmeye ve daha ince görünmeye başladı. Kilo olarak çok vermemiştim fakat vücudum şekillendikçe her gören ne kadar zayıflamışsın derdi.

Sonra kış geldi, kar yağdı spora birazcık ara verdim. Ama hayır kilo almadım. Çünkü aburcuburu biraz azalttım.

Sonra spora, sağlıklı beslenmeye takıntım arttı. Zaten 3 yıldır kahvaltı harici ekmek yemeyen biriyim. Yazın bu ekmek işini de tam buğday ekmeğe döndürdüm. Kahvaltıda 2 dilim ekmek yeterli oluyor. Makaleler okudum. Sağlıklı tarifler edindim. Yediklerimin Glisemik indeksine dikkat etmeye başladım. Kötü karbonhidratlardan uzak durmaya çalıştım. Aldığım protein miktarını artırdım. Arada spora da devam ettim ama el bileğimden ameliyat olduğum için pek ağırlık kaldıramadım, kardiyo ağırlıklı antrenmanlar yaptım.

Kahvaltı tabaklarımdan örnekler

Yazın o kadar kilo verdim ki herkes bu kadar yeter çok zayıfladın diyordu. Hayatımda ilk defa bana kilo al denmeye başlandı.

En son tartıya çıktığımda 49 kiloyu gördüm. Aslında benim sıkıntım yoktu bu halimden memnundum ama bir gün aynaya gülerken baktım ve yüzümün çöktüğünü fark ettim. Çirkin görünüyordum. O zaman neden kilo al dediklerini anladım. Boşuna demiyoruz tartıdaki rakam önemli değil, aynadaki görüntü önemli diye. En azından 2 kilo almalıyım diye düşündüm. Ama inanın nasıl alacağımı bilemedim. Yani yemek düzenime öyle alışmıştım ve karnım o kadar doyuyordu ki nasıl fazlalaştırıp kilo alırım başta bilemedim.
Biscotti
Biskotti tarifim için buraya tıklayabilirsiniz. Pekmez ile tatlandırıldı. Yine de çok yememekte fayda var :)

unsuz yulaflı poğaçam
Bu güzel tarifi henüz paylaşmadım.

hurmalı-havuçlu cezerye

Neyse kuru yemişler falan derken altım kiloyu ve 52 kiloda sabitledim kendimi. Şu an bence çok iyi görünüyorum. Bu kilo benim için ideal oldu. Yine canım çok isteyince abur cubur yiyorum fakat ölçülü.

Ekmek işi yine sadece kahvaltıda var. Bazen onu bile yiyemiyorum.
Her sabah en az bir yumurtam var. Ama çoğunluk 2 yumurtadan omlet yapıyorum.
Yumurtamın yanında genelde maydanoz, domates, kırmızı kapya biber eşlik ediyor.
Çay, kahve gibi içeceklerime 3-4 yıldır şeker atmıyorum.
Gün içinde meyve yiyeceksem sadece bir porsiyon ve de bunu gündüz saatlerinde tüketiyorum. Meyve şekeri olduğundan akşam tüketmiyorum.
Kuru yemiş, sağlıklı yağları yine kıvamında alıyorum.
Akşam yemem gereken bir tatlı varsa (doğum günü vs. için) gün içinde kesinlikle kaçamak yapmıyorum ki, hakkımı akşama saklıyorum.
Arada kendime sağlıklı biscotti, veya kek yapıyorum. ( Bunların içinde un olacaksa tam buğday unu oluyor. Ve tatlandırması pekmez, bal veya hurma ile yapılıyor.)
2 Aydır spor salonuna üyeliğim bitti o yüzden gün içinde adım sayım az ise (akıllı bilekliğimle adım sayımı öğrenebiliyorum) akşam yemeğimden sonra mutlaka tempolu yürüyüşe çıkıyorum. Evet bu soğukta bile. Kulaklıkla müzik eşlik edince eğlenceli oluyor.
Yemekleri de ekmek kullanmadığımdan hep çatalla yiyorum. Bu sayede yağ, yemeğin suyuyla birlikte tabakta kalıyor ben yemeğin kendisini yemiş oluyorum.

Şu sözü kendimce çok benimsedim.

'1 kere abur cubur yedik diye kötü beslenmiş olup kilo almayız; bir kere sebze yedik diye sağlıklı yaşama geçmiş sayılmayız.


Sevgiyle ve sağlıklı kalın..

Devamını Oku »