3 Oca 2018

SAĞLIKLI YAŞAM MI? DİYET Mİ?

Ben beslenme uzmanı değilim. Diyetisyen hiç değilim.

Sadece yıllardır hep hafif balık etli gördüm kendimi. Kilom hep 56-57 dolaylarındaydı. Ve boyumda 1.60. Tabii ki bir de yağ oranımın fazla olmasından dolayı biraz tontik gibi duruyordum. Bu beni rahatsız ediyordu.

Bizim aile öyleki baba tarafım hep zayıf. Ne yerlerse yesinler hep zayıflar. Bu huylarına sinir oluyorum çünkü onlara hiç çekmemişim.

Anne tarafım ise tam tersi. Hepsi kilolu. Rahmetli Anneannemden dedeme, teyzelerime, dayılarıma hatta kuzenlerime varana kadar.

Genelde bir çocuk doğduğunda şişman taraf varsa genlerinde ağır basarmış. Bizde de durum böyle ben de yemeyi çok seven ve yedikçe hemen kilo alan biriyim.

Ara ara diyet yaptığım zamanlar oldu ama çok uzun sürmedi. Bir de üstüne PCOS hastasıyım. O yüzden insülin direncimde var. Kilo vermiş halim hep 55 oldu. Bu rakamın altına hiç düşmedim yıllarca desem yeridir. Bu rakamları küçük görmeyin eğer sürekli kendimi frenlemesem alır başımı giderim. Ve dönüşü de olmaz.

2 sene önce spora başladım. Ama yediklerimden hiç kısmadım. Hem yemeye devam ettim, hem de spora ara vermeden gittim. Kilo verdin mi derseniz ilk defa 55'in altına düştüm. 54'ü gördüm. Vücudum şekillenmeye ve daha ince görünmeye başladı. Kilo olarak çok vermemiştim fakat vücudum şekillendikçe her gören ne kadar zayıflamışsın derdi.

Sonra kış geldi, kar yağdı spora birazcık ara verdim. Ama hayır kilo almadım. Çünkü aburcuburu biraz azalttım.

Sonra spora, sağlıklı beslenmeye takıntım arttı. Zaten 3 yıldır kahvaltı harici ekmek yemeyen biriyim. Yazın bu ekmek işini de tam buğday ekmeğe döndürdüm. Kahvaltıda 2 dilim ekmek yeterli oluyor. Makaleler okudum. Sağlıklı tarifler edindim. Yediklerimin Glisemik indeksine dikkat etmeye başladım. Kötü karbonhidratlardan uzak durmaya çalıştım. Aldığım protein miktarını artırdım. Arada spora da devam ettim ama el bileğimden ameliyat olduğum için pek ağırlık kaldıramadım, kardiyo ağırlıklı antrenmanlar yaptım.

Kahvaltı tabaklarımdan örnekler

Yazın o kadar kilo verdim ki herkes bu kadar yeter çok zayıfladın diyordu. Hayatımda ilk defa bana kilo al denmeye başlandı.

En son tartıya çıktığımda 49 kiloyu gördüm. Aslında benim sıkıntım yoktu bu halimden memnundum ama bir gün aynaya gülerken baktım ve yüzümün çöktüğünü fark ettim. Çirkin görünüyordum. O zaman neden kilo al dediklerini anladım. Boşuna demiyoruz tartıdaki rakam önemli değil, aynadaki görüntü önemli diye. En azından 2 kilo almalıyım diye düşündüm. Ama inanın nasıl alacağımı bilemedim. Yani yemek düzenime öyle alışmıştım ve karnım o kadar doyuyordu ki nasıl fazlalaştırıp kilo alırım başta bilemedim.
Biscotti
Biskotti tarifim için buraya tıklayabilirsiniz. Pekmez ile tatlandırıldı. Yine de çok yememekte fayda var :)

unsuz yulaflı poğaçam
Bu güzel tarifi henüz paylaşmadım.

hurmalı-havuçlu cezerye

Neyse kuru yemişler falan derken altım kiloyu ve 52 kiloda sabitledim kendimi. Şu an bence çok iyi görünüyorum. Bu kilo benim için ideal oldu. Yine canım çok isteyince abur cubur yiyorum fakat ölçülü.

Ekmek işi yine sadece kahvaltıda var.
Her sabah en az bir yumurtam var.
Yumurtamın yanında genelde maydanoz, domates, kırmızı kapya biber eşlik ediyor.
Çay, kahve gibi içeceklerime 3-4 yıldır şeker atmıyorum.
Gün içinde meyve yiyeceksem sadece bir porsiyon ve de bunu gündüz saatlerinde tüketiyorum. Meyve şekeri olduğundan akşam tüketmiyorum.
Kuru yemiş, sağlıklı yağları yine kıvamında alıyorum.
Akşam yemem gereken bir tatlı varsa (doğum günü vs. için) gün içinde kesinlikle kaçamak yapmıyorum ki, hakkımı akşama saklıyorum.
Arada kendime sağlıklı biscotti, ve ya kek yapıyorum. ( Bunların içinde un olacaksa tam buğday unu oluyor. Ve tatlandırması pekmez, bal ve ya hurma ile yapılıyor.)
2 Aydır spor salonuna üyeliğim bitti o yüzden gün içinde adım sayım az ise (akıllı bilekliğimle adım sayımı öğrenebiliyorum) akşam yemeğimden sonra mutlaka tempolu yürüyüşe çıkıyorum. Evet bu soğukta bile. Kulaklıkla müzik eşlik edince eğlenceli oluyor.
Yemekleri de ekmek kullanmadığımdan hep çatalla yiyorum. Bu sayede yağ, yemeğin suyuyla birlikte tabakta kalıyor ben yemeğin kendisini yemiş oluyorum.

Şu sözü kendimce çok benimsedim.

'1 kere abur cubur yedik diye kötü beslenmiş olup kilo almayız; bir kere sebze yedik diye sağlıklı yaşama geçmiş sayılmayız.


Sevgiyle ve sağlıklı kalın..

14 yorum:

  1. Tam bu tarz bi yazı yazmaya hazırlanırken bu başlıkla karşılaştım. Neredeyse aynıyız 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaz tabii ki senin de deneyimlerinden, yaptıklarından faydalanmak isterim :)

      Sil
  2. bu aralar kendine dikkat etmeye çalışan biri olarak çok faydalı oldu yazın,
    mutlu seneler....

    YanıtlaSil
  3. Bir daha mı gelecez az yemek ama dünyanın güzelliklerinden kısamamak gerek. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atmaca öyle olmuyor işte. Sağlıklı yaşam da sonuçta bu bedene bir saygı bence :)

      Sil
  4. Harikaymış yöntemlerin. Hayatı dar etmeden kendini iyi hissetmek, en güzeli bu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen dediğiniz gibi hayatı dar etmeden. Çünkü canım ne isterse onu yiyebiliyorum :)

      Sil
  5. o zaman sana ümit aktaş'tan mutluluk kürlerini öneririm :) ben bu ara biraz cozuttum ama şuna inandım sağlıklı beslendiğimizde otomatik olarak kilo da veriyoruz ve daha sağlıklı bir yaşamda oluyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O benim de aklımda bir türkü kendime fırsat yaratmıyorum bakmaya :) Ama dediğin gibi. Sağlıklı beslenmeye başladığımızda o kadar doyuyoruz ki kalori açığımız kalıyor artık.

      Sil
  6. heeey çok beğendim bu yazını. yapcam yaptıklarını. ne güzel yaa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım yaparsın bence insan gün içinde daha aktif oluyor bu şekilde.

      Sil
  7. içinde diyetinde bulunduğu sağlıklı yaşam bana da daha ağır basıyor gibi,kendine düzenli bir yaşam ayarlamışsın,bu çok iyi bi alışkanlık olmuş..🙂ben de kendime böle bi düzen yapsam iyi olcak..🤔🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendini ve bedenini yormadan iyi hissederek doymak mutlu olmak bence de en iyisi :) Teşekkürler..

      Sil