17 Mar 2018

BAYBURTLU OLMAK


Eskiden hiç bilinmeyen ve bu bilinmezliğiyle artık meşhur olan, ortasından Çoruh Nehri'nin geçtiği (bizimkiler Coruh der) bir ilimiz. Baba tarafım Bayburtlu benim. Anne tarafım da Kars-Erzurum karışık.

Babam Bayburt'ta doğmuş büyümüş. Küçük bir köyünde okula gidip çobanlık yapmış. Lise zamanında da Ankara'ya halasının yanına gelmiş ve burada okumaya devam etmiş. Dedemler ve çoluk çocuk daha sonradan buraya yerleşmişler. Kendi köyümüzde artık yok denecek kadar az hane var. Ben hiç gitmedim. Her sene niyetleniriz ailece gidelim diye fakat bir türlü kısmet olmuyor.


Bizim köyün bir kısmı Ankara'ya bir kısmı da İstanbul'a göç vermiş. Ama göçenlerin şiveleri hala yerli yerinde :) Biraz Erzurum yöresinin konuşmasına benziyor. Onlar gibi 'C' harfini severek kullanırlar :)


Bayburt'a bence değer katan en önemli şeylerden biri (belki de en önemlisi) Baksı Müzesi'dir. Bayburt'a 45 km uzaklıkta bir tepe üzerinde kurulu bu yapı mimarisiyle uzay üssünü andıran bir şekilde güzel ve etkileyici. Henüz gidip görmek kısmet olmadı. Söylentiye göre bu müze yapılırken ruslar müzenin şeklinden dolayı telaşlanıp, bir füze üssü yapılıyor diye düşünüp küçük çaplı bir alarm durumuna geçmişler.


Bu müze çağdaş sanat ve el sanatlarını içerisinde barındırıp; konferans salonu, depo, müze, atölye gibi farklı alanları da içerisinde bulunduran kıymetli bir yer. Gidip görülecek listemde üst sıralarda.



Arkadaşlarım arasında genelde şaka konusu olur Bayburtlu olmam. Bazıları ailelerine falan tanıştırırken özellikle söyler nereli olduğumu. Ben de artık şakayla karışık övünüyorum. Sonuçta benden az miktarda insan var :)

Ailece bir araya geldiğimiz zamanlar memleket şakaları çok döner aramızda. Yani bu twitterda dönen ''Bayburtta elektrikler kesilmiş, Erzurum'dan 3lü priz çekmişler bütün şehre yetiyormuş' esprileri biz de yıllardır yapılan bir şeydir. Ve daha niceleri...

Eskiden yengelerimin aileleri sağlardı, her sene bize peynir, tereyağı gönderirlerdi. Artık onlar hayatta değiller o yüzden biraz zorlanıyoruz bizde o tadı bulmaya.

Bayburt küçük ama onun da meşhur olduğu bir iki şeyi var elbet. Mesela çoğu kimse bilmez ama yaprak döneri meşhurdur. Tel helvası ve de lor dolması. Lor dolması adından da anlaşılacağı üzere içerisinde bulgur ve lor peyniri barındıran pazı sarmalarının süt ile pişirilmesiyle olur. Üzerine de sarımsaklı yoğurt ve yağda nane, pul biber kızartılıp dökülür. İlk yiyenler sevmeyebilir fakat sonrasında müptela olabilirsiniz benden söylemesi. Tam bir protein bombası.

Zurnacı Binali Selman'ı hiç duydunuz mu? ''Zurnada peşrev olmaz'' sözünü yıktı diye yazarlar onun için. Yani ne çıkarsa bahtına tarzı bir söz. Zurna da nağmeli bir şeyler çalınmaz, düzdür gibi bir manaya getirirler. Fakat belki de çok çok az kişinin bildiği Binali Selman bu sözü yıkıp, üstelik yurt dışında da nam salmış bir zurna üstadı. Özellikle İsveç'te  festivallerde çok çalmış ve sevilmiştir. Hayatını merak eden olursa Google amca biyografisini bol bol anlatan siteleri sıralayabilir :)

Bizim aile gelenekselliğin vermiş olduğu bir tutum ile de türküyü çok sever. Radyo kanallarımızda hep türkü kanallarına ayarlıdır. Ailemizde de bir türkücü var. Türkü severleriniz tanıyabilir.

Caner GÜLSÜM. Kendisi küçüklükten beri iç içe olduğu bu sanat dalını benimseyip hep daha iyi olmaya çalıştı ve bugün genç yetenek türkücüler arasında saygın bir yeri var. Bazen aile toplantılarımızda kendisi bağlamayı eline alır ve bizim için bir kaç türkü seslendirir. Böyle bir geleneksel ailede olduğum için gurur duyuyorum.



Yöremize ait farklı bir sürü kelime var. En çok kullanılanları söylemem gerekirse:

Bibi: Hala
Eze: Teyze
Çimmek: Banyo yapmak
Gudik: Köpek yavrusu
Zibil: Çöp
Cücük: Civciv
Eke: Çok bilmiş
Gıdık: Oğlak/Keçi
Kıtlamak: Isırmak
Cırbağa: Yaramaz çocuk
Salakana: Masum küfür :)
Mayıs: Gübre
Mökkem: Sağlam
Şoşartma: Abartma

Bunlar tabii ki biz de en sık kullanılanlar olup şu an aklıma gelenler. Yoksa detaya inecek olursam her yöredeki gibi bizde de daha nice farklı kelimeler var.

Bu gıdık kelimesiyle ilgili bir anımız, daha doğrusu bir tanıdığımızın yapmış olduğu bir şey var ki anlatmadan geçemeyeceğim:

Bir yakınımızın annesi Ankara'ya geliyor ve rahatsız olmasınlar diye kızına haber vermiyor ki onu garaja almaya gitmesinler diye. Gelince bir taksiye biniyor ve beni gıdıktokuyana götür diyor. Adam getiriyor Keçiören ilçesine istediği adrese. Kızı, taksiden almaya binanın önüne çıkınca teyzemiz: Bak nasıl buldum evinizi diye övünürken taksici amca dönüp 'valla teyze ben Bayburtlu olmasaydım sen zor bulurdun burayı diyor :D  Keçi-ören=Gıdık-tokuyan oluyor tabii ki teyzemin gözünde :D

Yaşlıların şiveli konuşmalarını çok seviyorum ben. Bir araya gelince onları dinlemek favori işlerimden..



Çok mu uzun konuştum ne, affedin :) anlatmaya başlayınca pek susulmuyor :)

Sevgiyle Kalın...

22 yorum:

  1. Bayburt adına çok güzel bir paylaşım olmuş emeğinize sağlık.
    Birde unutmadan söyleyeyim ilk kez duyduğumda çok ilginç gelmişti bana.
    Mesela fırından 2 ekmek alacaksınız ve abi iki ekmek dediniz fırıncıya fırıncıda size derki ' OLSUN ' . Ya da çay bahçesinde çay içeceksiniz bir çay istediniz size ' OLSUN ' derler yine. Bu OLSUN cümlesi çok garibime gitmişti o zamanlar. Sizinle de paylaşmak istedim (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim paylaşımınız için :) Ben ne yazık ki hiç gidemediğim için memleket insanını tam deneyimleyemedim tabii ki, benim tecrübelerim ailem ve sülalemden dolayı :)

      Sil
    2. Rica ederim ben teşekkür ederim.
      Ben gidip görebildim çok şükür ki. Umarım sizde bir gün ziyaret edebilirsiniz inşallah (:

      Sil
  2. Bayburt il mi espirisini yapmıyacam. :) Böyle şeylerin orada olması güzel. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır hayır hayır yapmayalım :)

      Sil
  3. Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık ^-^
    Bayburtla ilgili tek hatırladığım şey lisede öğretmenimin verdiği bir bilgi :
    ''Bayburtta herkes çok zengin, sokaklarda son model arabalar var''
    Valla ne kadar doğrudur bilemiyorum ben öğretmenimin yalancısıyım :D Hazır Bayburtlu bulmuşken sorayım, doğru bir bilgi mi bu? :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın geç cevap verdim. Ben hiç gitmedim şehir merkezini bilmiyorum ama vallahi biz de lüks araba yok 🤭

      Sil
  4. hehe çok çok güzel anlatmışsın yaaa :) o ilk foto ve döner için bile gidilir bigün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah bir gün memleketimizin dört bir yanını gezmiş oluruz :)

      Sil
  5. ilk foto sanki kartpostallık gibi duruyo,harika olmuş..şu müze ilgimi çekti,binanın fantastik bi yapısı var,içide güzelmiş dev karınca modeli herhalde çocukları çok sevindirir.. 😀 Bayburt gidip görülmesi,gezilmesi güzel yerlerden..Bayburtu ne güzel anlatmışsınız,emeğinize sağlık..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim bu güzel düşünceleriniz için :)

      Sil
  6. Ya yazı çok çok hoşuma gitti ama en sondaki ankdota bayıldım bayıldım :)))) Eline sağlık Burçak, bilmediğim bir sürü şey öğrendim ve özellikle o müzeyi çok merak ettim! Sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel bir yazı dedirtebildiysem ne mutlu bana. Şehirleri oralılardan dinlemek bence daha güzel oluyor :)

      Sil
  7. Ben de kendi memleketimle ilgili şeylere bakıyordum buraya denk geldim. Şu kelimeleri bizim aile de çok kullanıyor :) Güzel bir yazı olmuş. Sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir hemşeri buldum ne güzel. Gerçi adınız yazmıyor anonim olarak yorum bırakmışsınız ama olsun. Bizden bir tane daha var :))

      Sil
  8. Bazıları bizde de var ama bir cogunu bilmiyomusum 😂 cok seviyorum ben o yöreyi ya. Güzelde anlatmissin cnm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Yöre olarak yakınsak tanıdık çok şey vardır eminim :)

      Sil
  9. Merhaba, ço güzel bir yazı, memleket ile ilgili yazılar hep hoşuma gitmiştir. Ama en çok 3'lü priz cümlesine bayıldım :)
    Bu arada Bibi'nin hala olduğunu duymuştum ve çoook sevmiştim :)
    Sevgilerimle
    Ezgi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ezgi, bir nebze gülümsetebildiysem.. :)

      Sil
  10. Yöreye ait kelimelerin bazılarını duymuştum daha önce. Ama bazılarını ilk kez duydum. Eze, çimmek, cücük, kıtlama duyduğum kelimeler. Ha zibil mesela. Onu da biliyorum. Ama halaya verilen ismi ilk kez duydum. Sevimli hem de..

    YanıtlaSil
  11. Bartın'a da aynı espirileri yapıyorlar. Burada da çok ilginç kelimeler var. Ama ben Bartın'ın ilçesinden olduğum için pek hakim değilim. Diyeceksiniz ki "İlçe il merkezine çok mu uzak?" hayır.. Maksimum 20 dk arası var ama inanın her konuda bambaşkayız. Biri memleketimizi sorduğunda "Bartın" değil de "Amasra" deriz. Bu konuya nerden geldim ki şimdi ben? Yazdıkça yazasım geliyor sanırım. Keyifle okudum, emeğinize sağlık :)))

    YanıtlaSil
  12. Bayburt insanları koloni gibidir bayburtta bulamazsınız ülkenin kalan her yerinde bulabilirsiniz :) bu arada aydıntepe köyünden misiniz

    YanıtlaSil