9 Nis 2018

KONYA GEZİSİ (KELEBEKLER VADİSİ)

(Dikkat bu post bol fotoğraf içerir!)

Son 2 senedir gezme işi beni iyice cezbetti. Günü birlik veya daha uzun olacak şekilde gitmek istediğim yerlere gitmek istediğim arkadaşlarımın eşliğiyle gidip geziyorum. Bu arada yalnız gezmeyi de çok sevdiğimden bazen sırf yalnız gezmek uğruna güzel planlar yaptığım da oluyor :)

7 Nisan Cumartesi akşamı hızlı tren ile Konya'ya geçtim. Ankara-Konya arası 1 saat 45 dakika sürdü. Akşam 22:00'da oraya varmıştım.

Daha önce gitmiştim aslında. Yaklaşık 3 yıl önce. O zaman günübirlik gidip aynı gün içinde Mevlana'yı, etrafındaki çarşıları, meram bağlarını gezmiştim. En çok meram bağlarını sevmiştim.

Neyse akşam geç yattım sabah kahvaltıdan sonra ilk işim kelebekler vadisine gidip gezmek oldu. Çok istiyordum orayı gezmeyi.


Ve çok çok sevdim. Benim şansıma biraz kelebek sayısı azdı. Çoğu koza halindeydi. Koza olarak görebiliyorsunuz. Nereden getirildikleri de yazıyor. Çoğu kelebek türü Filipinler'den getirilmiş.





Ortam onların istediği tarzda olduğundan bayağı nemli. Nemden hoşlanmıyorsanız çok hoşunuza gitmeyebilir. Ama büyüklü küçüklü bir sürü çeşit kelebek etrafınızda uçuyor, bazen kafanıza konuyor. Hani fantastik filmlerde ya da çizgi filmlerde olur ya onun gibiydi :)




Giriş fiyatları öğrenci için sanırım 5 TL'ydi. Ben tam bilet aldım 12,5 TL ödedim.

Ufak bir şelale, her yerde çiçekler, kelebeklerin hoşuna giden meyveler vardı.



2 adet Ara ararauna cinsi papağan vardı. Çok büyük ve güzellerdi gerçekten. Fıstık yiyorlardı :)






Kelebekler bölümünün bitiminde böcek bölümü başlıyor. Bu bölümün girişine 'Böcek sineması' koymuşlar. Çocuklar için çizgi film tarzı böcek filmleri oynuyor. Belki de ileride ki donmuş böcek bölümüne geçmeden biraz daha sevimli olarak göstermek istemişlerdir.



Ama içeride izleyen kimse yoktu.
Büyükler daha çok merak edip içeriye bakıyordu :)




Devamında hem kelebekler hem diğer cins böceklerin dondurulmuş halleri ile açılamalarının yer aldığı ufak odalar var. Çocukların ilgisini çekmek ve korkmamalarını sağlamak için küçük maketler şeklinde böceklerin oyuncaklarını da koymuşlardı. Güzel bir düşünce olmuş.








Dikkatli bakarsanız görünenler dal değil, dal gibi görünen böcekler..







Çocuklar için yapılmış güzel maketler.




Çıkışta da dondurulmuş kelebek çerçeveleri satılıyor. Türlerine göre fiyatları da değişiyor. Param olsa şahsen ben de almak isterdim. Fakat keyfi bir şey için o fiyatları vermek istemedim.



Çıkışta hatıra defteri olarak yazılması için beyaz yapraklı bir defter bırakmışlar. Hemen hemen herkes güzel şeyler yazmış. Gözüme çarpan bir tanesi hariç :D

Turistlerin de ilgi odağı burası.


Sonrasında Sille'ye geçtim. Silledeki eski evler restorasyon halinde.



Ankara Hamamönü gibi düşünebilirsiniz. Ama buradan farklı tabii ki. Mesela İzmir Şirince'ye de benzetebilirim. Orası gibi yöre halkı el emeklerini satıyor, evlerinin bir kısmını pansiyon ve cafelere dönüştürmüş. Fakat burası Merkeze daha yakın olmasından dolayı daha kalabalık ve daha gelişmiş. Hala da her yerinde restorasyon çalışmaları devam ediyor. Yani bir sonraki gidişimde veya sizin gittiğinizde benim şu an gördüklerimden daha fazla şey görmüş olacaksınız veya olacağım.

Orada ilk Aya Elenia kilisesine gittim. Çok eski tarihli bu kilise (MS.327) yörenin taşlarından yapılmış.

İç kısmı çok güzel gerçekten. İşlemeler insanı hayran bırakıyor. İçinden küçük 2 ayrı odası var.





Restorasyonu yapılmış bir adet piyano da mevcuttu.



Küçük fakat güzel bir yer. Dış cepheden sarkan zincirler, yağmur suyunun bunları izleyerek yapının temeline değmeden biraz daha uzağa damlaması için sarkıtılmış.



Bahçesinde de ortodoks mezar taşları ve su yolu için yapılmış taş ürünler vardı.



Dış yapısında yer alan bazı figürlerin anlamları varmış fakat rehber yoktu sorabileceğim o yüzden merak içerinde ayrıldım oradan.


Yan taraflarında arkeolojik kazılar devam etmekteymiş.


Oradan sonra Zaman Müzesi'ne geçtim.


Kilisenin biraz ilerisinde. Ufacık bir yer burası. Eskiden kullanılan güneş saati ve köstekli saatler mevcut. Şahsım adına çok ilgi çekici buluyorum böyle şeyleri.






XIII. Osmanlı dönemi bronz usturlab

Bu müzenin yan tarafında eski hırıstiyanlara ait mezarlar ile doluydu.


Biraz aşağıda Sille Müzesi yeni açılmıştı.


Yine burası da ufak, 2 katlı bir yer. El yazmaları kitaplar, Kur'an-ı Kerim'ler, Seramik oymalar, kılıçlar ve kıyafetler barındırıyordu bünyesinde.



Grammer kitabı (1622)

Müştemilatta bulunan kabe iç örtürsü

Çoban giysisi

Özellikle bunlara bayıldım. Süslemeler o kadar güzel ki..



Bir kenarda yöre halkı kendi ürünlerini satıyordu: Çiçek satan, el yapımı tespih satan, bardak mısırcı, spiral patatesçi...


Ben de abimin uğurlu taşı olan 'Kaplan Gözü' taşından yapılmış bir tespih aldım kendisine hediye.

Konya'ya gidip etli ekmek yemeden dönmek saçma bir şey olurdu. ''Cemo'' diye bir yere geçtim. Bayağı ünlü misafirleri oluyormuş. Giriş yerlerinde hep oraya gelen ünlülerin fotoğrafları vardı.

Gerçekten çok lezzetliydi yemekleri. Konya da yemeklerde üçleme varmış; Etli ekmek, bıçak arası, konya böreği. Aslında konya böreğinin adı eskiden 'mevlana' diye anılıyormuş. Neden değiştirdiklerini sorduğumda 'Mevlana'ya saygısızlık olmasın diye' cevabını aldım. Etli ekmek ve Konya böreğinin tadına baktım.

O gün Konyaspor'un, Sivasspor ile maçı vardı. 5-0 aldılar maçı. Halk, maçlara bayağı ilgi gösteriyormuş. Maç çıkışı trafik o kadar kalabalıktı ki, trene yetişebilirim umarım diye dua ettim :)

Her yerde nargile içebileceğiniz cafeler mevcut. Bayağı seviyorlar nargileyi anlaşılan.

Akşam 19:10 treniyle geri döndüm. Dönerken Konya şekeri de almayı ihmal etmedim. Gayet eğlendiğim, gezdiğim güzel bir hafta sonu oldu benim için..


Sevgiyle Kalın..

Ve fırsatınız varken gezin :)




9 yorum:

  1. Çok güzelmiş. Paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Kelebek fotosuna bayıldım. Keyfin ve gezilerin bol olsun. :D

    YanıtlaSil
  3. Onların güzellikleri nemi önemsetmiyor insana;)) tatlış fotoğraflar çekmişsiniz:) nargileden ziyade aile ortamları çok:) konaklar var restore edilmiş yanyana:) özlemişim memleketimi:))

    YanıtlaSil
  4. Kelebekleri çok severim. Yolum Konya'ya düşerse mutlaka görmek isterim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  5. Kelebekler çok güzelmiş, yolum düşerse mutlaka uğramak isterim 😊

    YanıtlaSil
  6. Annemin bayılacağı bir yer burası bir kelebek hastası olarak :) O nota da kızsammı gülsemmi bilemedim, yurdum insanı bir başka alem :)

    YanıtlaSil
  7. Merhaba, bloğunuz çok keyifli. Gezi yazıları ve yurtdışında yaşam ilginizi çekiyorsa ben de bloğuma beklerim :) Sevgiler..

    https://cekoslovakyalilar.blogspot.cz/

    YanıtlaSil
  8. Gezinizin keyfini en az sizin kadar bende aldim. Görseller müthişti . Ayağınıza emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil